TBMM'de Gürültü Krizi

Son Güncelleme:

İYİ Parti Vekili Taşçı, Genel Kurul'daki gürültü nedeniyle konuşmasına ara vermek zorunda kaldı.

(TBMM) - TBMM Genel Kurulu'nda, İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı'nın konuşması sırasında Genel Kurul'daki gürültü dolayısıyla konuşması kesildi. Gülüşmeler duyduğunu söyleyen Taşçı, milletvekillerine tepki gösterdi, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ da AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez'e ve diğer milletvekillerine uyarıda bulunarak, "Genel Kurul'da güzel bir hava var. Bir uzlaşma zemini var. Lütfen, hepimiz beraber saygıyla hatibi dinleyelim. Dinlemek istemeyen arkadaş varsa kulisler müsait çıksın" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Antalya Rixos Otel'de stajyerlik yaparken şüpheli şekilde hayatını kaybeden Burak Oğraş'a ilişkin gündem dışı söz aldı.

Konuşması sırasında, Genel Kurul'daki gürültüye tepki gösteren Taşçı, "Arkadaşlar rica ediyorum, çok trajik bir olaydan bahsediyorum. Dileyen herkes yani bütün taraflar için söylüyorum çıksın dışarıda konuşsun. Gülüşmeler duyuyorum ya nasıl olabilir böyle bir şey?" diye konuştu.

Ardından Taşçı ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ'dan, müdahalede bulunmasını talep etti.

Bozdağ'dan AK Partili Çilez'e uyarı...

Bozdağ, AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez'e uyarıda bulunarak, "Sayın Çilez ve değerli milletvekili arkadaşlarım, istirham ediyorum. Genel Kurul'da güzel bir hava var. Bir uzlaşma zemini var. Lütfen, hepimiz beraber saygıyla hatibi dinleyelim. Dinlemek istemeyen arkadaş varsa kulisler müsait çıksın, orada konuşsun. Ne kadar yüksek sesle konuşuyorsa konuşsun ama Genel Kurul'da hatiplerimizi saygıyla lütfen dinleyelim" diye konuştu.

"Keşif savcısı 'şüpheli ölüm' dedi, intihar demeyi aklından dahi geçirmediğini de beyan etti"

Süresi yeniden başlatılan Taşçı, Burak Oğraş'ın, Tekirdağ'da turizm, otelcilik lisesinde öğrenci olduğunu hatırlatarak, şunları söyledi:

"Zorunlu yaz stajı için gönderildiği lüks otelden ölüsü çıktı 2011 yılında. Kaldığı lojmanın önündeki boş havuzda cansız bedeni bulundu. 'Pür telaş, intihar' dedi birileri ama Burak'ı tanıyan hiç kimse inanmadı. 'Neden intihar etsin?' denildi, çünkü sebep yoktu. Ailesi, evlatlarının ölümünü aydınlatmayı ve fani adaletin yerini bulmasını sağlamayı son görev bellediler. Ön polis raporunda, Burak'la ilgili, düştüğü yerle bulunduğu yer arasında 5,5 metre mesafe olduğu ve yerde sürüklenmeye bağlı kan izleri olduğu bildirildi. Keşif savcısı, 'şüpheli ölüm' dedi, intihar demeyi aklından dahi geçirmediğini de beyan etti. Ulusal Kriminal Büro raporunda, Burak 'ya taammüden veya taksir sonucu düşmeden darbelenmiş, ölmüştür. İntihar etmemiş, başkası tarafından düşürülmüştür' denildi. Resmi olarak bu rapora girdi. Dosyanın ilk savcısı, 7 savcı değişti bu arada, katillen belli, bir ay sabredin dedi aileye ama şüpheliler serbest bırakıldı."

Selcan Taşçı, Oğraş'ın ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten dönemin Antalya Asayiş Şube Müdürü'nün FETÖ'den yargılandığını ve mahkum edildiğini belirterek, "Bir de dönemin İl Emniyet Müdürü olaydan 10 ay sonra emekliye ayrılıp şüpheli otelin yönetiminde görev aldı. Normal mi peki bütün bunlar? Tek başına bu kronoloji bile olan bir hukuk devletinde hiçbir şey olmadıysa bile mutlaka bir şey olmuş şüphesine kapılmak ve etkin soruşturma için kafidir aslında" dedi.

Kaynak: ANKA