Telekomünikasyonun 2024 Riskleri
EY raporuna göre gizlilik ve güvenlik, telekom operatörleri için en büyük riskler arasında.
Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi Ernst & Young (EY), "Telekomünikasyon Operatörleri için En Büyük 10 Risk" raporunu yayımladı.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, telekomünikasyon operatörleri için "gizlilik, güvenlik ve güven konularının yeterince ele alınmaması", gelecek yıl için en büyük risk faktörü olarak öne çıkıyor.
Rapora göre, telekom sektörü yapay zeka, dönüşüm ve jeopolitik belirsizliklerin hakim olduğu ortamda artan risklerle karşı karşıya kaldı. Sektördeki katılımcıların yüzde 59'u yapay zekayla ilgili riskleri tanımlama, değerlendirme ve azaltma konusunda etkili bir metodolojiye sahip olduğunu belirtirken, bu oran, tüm sektörler genelinde yüzde 66 seviyesinde tespit edildi.
Yapay zeka uygulamaları şirketlerin odağında yer almaya devam ederken, "yeni nesil teknolojilerle etkili dönüşüm sağlanamaması" listede ikinci sıraya yükseldi. Sektördeki üst yöneticilerin (CEO) yapay zeka konusundaki en büyük endişeleri arasında yüzde 55 ile kaynak yetersizliği ve etkili yönetişim çerçeveleri oluşturmadaki zorluklar yer alıyor. Bunu yüzde 53 ile düzenleyici zorluklar ve yüzde 40 ile kullanım senaryosu önceliklendirme zorlukları takip ediyor. Şirketlerin yüzde 33'ü yatırımlarını hızlandırmayı planlarken, yüzde 32'si azaltmayı veya yeniden değerlendirmeyi düşünüyor.
Siber güvenlik yeteneklerine talep yüzde 67
Telekom sektöründe artan otomasyon ve platform dönüşümü, yeni yetenek ihtiyacını güçlendiriyor. "Yetenek ve organizasyonel kültür yönetimindeki zorluklar", raporda üçüncü büyük risk olarak sıralanıyor. En çok talep gören roller arasında siber güvenlik yüzde 67, yapay zeka ve makine öğrenimi yüzde 65, BT altyapısı yüzde 63 ve veri bilimi yüzde 60 ile öne çıkıyor. Şirketler bu engelleri aşmak için beceri geliştirmeye yüzde 87, geçici işe alıma yüzde 53 ve şirket satın alımları yoluyla yetenek kazanımına yüzde 38 oranında odaklanıyor.
"Ağ performansında ve değer üretiminde yetersizlikler", listede dördüncü sırada yer alıyor. Avrupa'da evlere kadar fiber altyapısı yaygınlaşmasına rağmen birçok ülkede bu hizmetin benimsenme oranı düşük kalıyor. Son kullanıcılara sunulan yüksek hızlı bağlantı seçenekleri giderek artarken, telekom şirketlerinin fiyatlandırmanın ötesinde yeni yollarla çözümlerini farklılaştırması önem taşıyor. Bunun için gelişmiş kullanıcı deneyimi, iyileştirilmiş müşteri iletişimi gibi unsurlara odaklanılması gerekiyor. Hava koşulları ve enerji sorunları gibi dış faktörler de ağ kesintilerine yol açarak bu süreci zorlaştırıyor."
"Jeopolitik değişikliklere adapte olunamaması"nın risk radarına beşinci sıradan girmesi, dışsal belirsizliklerdeki artışa işaret ediyor. CEO'ların yüzde 22'si jeopolitik belirsizlikleri, yüzde 18'i makroekonomik belirsizlikleri, yüzde 13'ü ise ticaret ve maliye politikalarını büyüme için risk olarak görüyor. Jeostratejik dalgalanmalara yönelik şirket içi aksiyonların oranı 2021'de yüzde 24 iken, bu oran 2025'te yüzde 37'ye yükseldi."
Telekom şirketlerinin kurumsal müşterilere yönelik yeni hizmetlerde ilerleme kaydetmesine rağmen bu tekliflere ilişkin farkındalığın düşük olması, benimsenmeyi sınırlıyor. Katılımcıların yüzde 73'ü bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu belirtirken, yüzde 56'sı telekom şirketlerinin ek teknoloji ortaklarından haberdar olmadığını ifade ediyor. Bu nedenlerle "yeni iş modellerinden yeterli düzeyde fayda sağlanamaması", listenin 6'ncı sırasında yer alıyor.
Şirketler, büyüme, verimlilik ve değer yaratma hedefiyle işbirliklerini genişletirken, hedef pazarlarını büyütmek ve ağ uygulama programlama arayüzü (API) ile reklam teknolojileri (AdTech) gibi alanlarda gelir elde etmeye odaklanıyor. Son dönemde şirketler arasındaki yatay işbirlikleri artış gösterirken, bu kapsamda "çeşitlenen işbirliklerinin stratejik uyum içinde yönetilememesi" önemli risk faktörlerinden 7'ncisini oluşturuyor.
Dijital güvenlik endişesi yüzde 47'ye yükseldi
Tüketicilerin dijital güvenliğe dair endişelerinin artması nedeniyle "değişen müşteri ihtiyaçlarına yeterince hızlı yanıt verilememesi" de risk faktörleri arasında yer alıyor. Çevrim içi zararlı içeriklere karşı "çok endişeli" olanların oranı 2022'de yüzde 38 iken, 2024'te bu oran yüzde 47 seviyesinde gerçekleşti. Hane halklarında ekran süresi konusunda endişe duyanların oranı yüzde 40, internetin esenlik üzerindeki olumsuz etkilerini sıkça düşünenlerin oranı ise yüzde 38 oldu.
Telekom şirketleri çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanında ilerleme kaydederken, "sürdürülebilirlik gündeminin etkin yönetilememesi" risk teşkil etmeye devam ediyor. Operatörlerin yüzde 75'i emisyonlarını azalttığını bildiriyor. Katılımcıların neredeyse tamamı sürdürülebilir tedarik politikası uyguladığını, yüzde 85'ten fazlası dijital hakları kapsayan sosyal politikaları benimsediğini belirtiyor. Telekom liderlerinin yüzde 60'ı mevcut iş ortamında sürdürülebilirlik taahhütlerinin zamanlamasını yeniden değerlendiriyor.
Telekom liderlerinin yüzde 77'si birleşme ve satın alma yoluyla büyüyebileceklerine inanırken, şirketlerin yüzde 61'i küresel iş hizmetleri modeline bağlı olduğunu, yüzde 22'si de geçiş sürecinin devam ettiğini aktarıyor. Yüzde 23'ü katma değerli hizmetlere, yüzde 16'sı ise dijitalleşmeye yöneliyor. Bu nedenlerle "operasyonel model yetersizliğinin uzun vadeli büyümeyi sınırlandırması", risk faktörleri arasında bulunuyor.
"Daha bağlantılı ve değişken hale gelen bir risk ortamı oluştu"
Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı ve Telekomünikasyon, Medya ve Teknoloji (TMT) Sektör Lideri Emre Beşli raporun, telekom operatörlerinin giderek daha bağlantılı ve değişken hale gelen bir risk ortamıyla karşı karşıya bulunduğunu ortaya koyduğunu belirtti.
Beşli, sektörde öne çıkan en önemli zorlukların başında gizlilik, güvenlik ve güven konularına ilişkin risklerin geldiğine değinerek, şunları kaydetti:
"Telekom operatörleri yapay zeka gibi yenilikçi teknolojilerden hızlı bir şekilde faydalanmak isterken, teknoloji dönüşümü güçlükleriyle de karşı karşıya kalıyor. Yeni yeteneklerin çekilmesi ve mevcut becerilerin geliştirilmesi de önem kazanıyor. Raporda yer alan temel önerilere göre, bu zorlu ortamda dayanıklı ve rekabetçi kalmak adına telekomünikasyon operatörleri uçtan uca risk yönetimini güçlendirmeli ve risk yol haritalarını güncellemeli. Organizasyonda risk kültürünün geliştirilmesi amacıyla davranış değişikliklerini tetikleyecek şekilde doğru risk metriklerinin kullanılması da önem arz ediyor."