Tgf: Başbakan Muhalif Basına Öfke, Nefret ve Kinle Yaklaşmaktadır
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, AKP'nin kongresine bazı yayın kuruluşlarının girmesinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından engellendiğini hatırlatarak, "Başbakan muhalif"...
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel, AKP'nin kongresine bazı yayın kuruluşlarının girmesinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından engellendiğini hatırlatarak, "Başbakan muhalif basına öfke, nefret ve kinle yaklaşmaktadır. Erdoğan, kendisine hakaret ettiğini düşündüğü gazete ve gazetecileri yargı yolunu da pas geçerek bizzat kendi cezalandırma yolunu seçmektedir" dedi.
Sertel, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bazı basın kuruluşlarının AKP Kongresi'ne alınmamasıyla ilgili "O medya bize saygısızlık ettiği zaman ona haddini bildirmek de bizim cevabımızdır" sözlerini anımsattı. Başbakan Erdoğan'ın, muhalif basına öfke, nefret ve kinle yaklaştığını dile getiren Sertel, "Elinde bulundurduğu iktidar gücünü muhalefetin her kesimini susturmak için kullanan Başbakan Erdoğan, kendisine hakaret ettiğini düşündüğü gazete ve gazetecileri yargı yolunu da pas geçerek bizzat kendi cezalandırma yolunu seçmektedir" dedi.
-"HADDİNİ BİLDİRMEK, TEHDİT İÇEREN BİR İFADEDİR"-
"Haddini bildirmek" sözünün tehdit içeren bir ifade olduğunu, "ayağınızı denk alın" demek anlamına geldiğini vurgulayan Sertel, şunları ifade etti:
"Cezalandırma yolunda işaret vermektir. Muhalif gazetecileri yıldırmak için bakanlara, hakimlere, bürokrasiye emir vermektir. Bir başbakan, "Bana saygısızlık yapan medyaya haddini bildirmek bizim cevabımızdır' diyorsa o zaman şu soruların yanıtını da vermek zorundadır:
-Kızdığınız gazeteleri ve gazetecileri genel kurula davet etmeyerek kamuya açık olan bir toplantıda görev yapmalarını engelleyerek gerçekleştirdiğiniz eylemin sansür olduğunun farkında mısınız? Hangi demokratik ülkede böyle bir uygulama vardır bize bir örneğini söyleyebilir misiniz?
-Çok kızdığınız gazetecilerin cezaevinde tutsak tutulmasını hadlerini bildirmenin bir yöntemi olduğunu kabul ediyor musunuz?
-Tutuklu vekillerin yeri meclistir, diyen Cumhurbaşkanı'na yanıt verirken, "Biz öyle düşünmüyoruz' dediniz. Bir başbakanın böyle konuşması yargıya müdahale değil de nedir? Dilinize çok doladığınız ileri demokrasi tanımı ile sizin uygulamalarınız çelişmekte midir, örtüşmekte midir?
Tek Adam, Devlet Başkanı gibi unvanları üstlenmek istiyorsunuz. Bugünden muhalif olan herkese haddini bildirmek gibi bir yol ve yöntem izleyen bir kişinin bu görevleri üstlenmesinden güzel ülkemiz, Türkiyemiz adına endişe duyuyoruz. Mustafa Balbay'ın dediği gibi, kaygılarımızla..." - Ankara