Ttb: Cezaevlerinde Yaşanan Hak İhlallerinin Ortadan Kaldırılması Gerçek Bir Barışın Önkoşulu

Son Güncelleme:

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye'de cezaevlerinde 230'u ağır olmak üzere 411 hasta mahkum bulunduğunu hatırlatarak, "Toplumsal barışın konuşulduğu ve buna yönelik çaba sarf edildiği bir dönemde, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin"...

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye'de cezaevlerinde 230'u ağır olmak üzere 411 hasta mahkum bulunduğunu hatırlatarak, "Toplumsal barışın konuşulduğu ve buna yönelik çaba sarf edildiği bir dönemde, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasının da gerçek bir barışın önkoşulu olduğu unutulmamalıdır" çağrısında bulundu Türk Tabipleri Birliği (TTB), Türkiye'de cezaevlerinde 230'u ağır olmak üzere 411 hasta mahkum bulunduğunu hatırlatarak, "Toplumsal barışın konuşulduğu ve buna yönelik çaba sarf edildiği bir dönemde, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasının da gerçek bir barışın önkoşulu olduğu unutulmamalıdır" çağrısında bulundu.


TTB'den yapılan açıklamada, cezaevlerinde yaşanan en önemli sorunların başında sağlık problemleri geldiği bildirildi. Temel insan haklarından biri olan sağlıklı yaşama hakkının, diğer insanlardan ayırt edilmeksizin tüm tutuklu ve hükümlülere eşit, ulaşılabilir, ücretsiz ve nitelikli bir biçimde sunulması gerektiği vurgulanan açıklamada, "2013 başında yapılan yasal düzenlemelere ve iyileştirme vaatlerine rağmen özellikle ağır, ölümcül ve terminal dönem hastaların sorunları ivedilikle çözümlenmelidir. Son günlerde cezaevlerinden gelen ölüm haberleri sorunun yakıcı/yaşamsal aciliyetini göstermektedir. İnsan Hakları Derneği'nin tespitlerine göre Türkiye cezaevlerinde 230'u ağır olmak üzere 411 hasta mahkum bulunuyor" denildi.


-"CEZAEVİNDE OLMAK ÖLÜME TERK EDİLMEK DEĞİLDİR"-


Cezaevinde olmanın, ölüme terk edilmek anlamına gelmediği belirtilen açıklamada, şu ifadeler yer aldı:


"Önceliği insan sağlığına ve insan onuruna hürmet etmek olan ve var olan sorunların çözümü konusunda toplumsal bir sorumluluğu bulunduğuna inanan bir meslek örgütü olarak seyirci kalmayacağız. Ceza ve tutukevlerinde barınan tutuklu ve hükümlülerin evrensel hukuk çerçevesinde ve en temel insan hakları esas alınarak yaşam koşulları düzenlenmeli; şiddet, kötü muamele, işkence vb kötü uygulamaların önüne geçilmelidir. Tedavileriyle, kalan yaşam süreçlerinin hastanelerin mahkum koğuşlarında geçirilmesi ve yakınlarıyla son dönem temaslarının sınırlandırılmasının hastaların psikosomatik durumlarının bozulmasına ve kötü beslenmelerine neden olacağı ve vücut dirençlerini zayıflatacağı için yaşamsal tehlike arz edeceği unutulmamalıdır. Cezaevlerinde kişisel bakımlarını yerine getiremeyecek derecede fonksiyon kaybı olanlarla, ölümcül kanser vb olgularda titizlikle ve hızla karar verilmelidir. Gerek evrensel hukuk ilkeleri, gerek en temel insani duyarlılıklar, gerekse kamu vicdanı açısından öncelikle ölümcül hastalığa yakalananlar konusunda daha açık ve daha az yoruma yer bırakacak yasal düzenlemeler acilen yapılmalı ve uygulanabilir olmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır. İnfazların ertelenmesi hususunda gecikmelere neden olan ve objektif olmayan kararlarda imzası bulunan Adli Tıp Kurumu devreden çıkarılmalı, tam teşekküllü devlet hastanelerinin ve üniversite hastanelerinin vereceği raporlar yeterli görülmelidir. Toplumsal barışın konuşulduğu ve buna yönelik çaba sarf edildiği bir dönemde, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerinin ortadan kaldırılmasının da gerçek bir barışın önkoşulu olduğu unutulmamalıdır." - Ankara

Kaynak: ANKA