TÜİOSB Başkanı Akyürek Balta, 31 yeşil OSB varken dönüşümün kaçınılmaz olduğunu söyledi

Son Güncelleme:

TÜİOSB Başkanı Akyürek Balta, Gaziantep'teki Yöneten Kadın Liderler Forumu'nda yeşil dönüşümü değerlendirdi. Akyürek Balta, 31 OSB'nin yeşil statüde olduğunu, dönüşümün ihracat ve rekabet için kaçınılmaz olduğunu, KOBİ'lere ihtiyaca göre finansman sağlanması gerektiğini söyledi.

TÜİ OSB Gıda İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi Başkanı, OSBÜK Yönetim Kurulu Üyesi ve Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu Başkanı Gül Akyürek Balta, Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm sürecinde organize sanayi bölgelerinin önemli bir rol üstlendiğini belirterek, dönüşümün sanayici açısından bir yük değil, küresel rekabetin ve ihracatın gereği olduğunu söyledi.

Gaziantep'te düzenlenen 'İklim, Çevre, Kadın' toplantıları kapsamındaki 'Yöneten Kadın Liderler Forumu'nda konuşan Akyürek Balta, Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm yolculuğunu OSB'ler perspektifinden değerlendirdi. Yeşil dönüşümün yalnızca teknoloji, enerji ve çevre yatırımlarından ibaret olmadığını ifade eden Akyürek Balta, ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

"OSB'ler dönüşümün en güçlü uygulama alanlarından biri"

Türkiye sanayisinin yaklaşık yarısının OSB'lerde üretildiğine dikkat çeken Gül Akyürek Balta, OSB'lerin yalnızca üretim yapılan alanlar olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Türkiye genelindeki OSB'lerde 69 bini aşkın firmanın faaliyet gösterdiğini ve 2,7 milyondan fazla doğrudan istihdam bulunduğunu kaydeden Akyürek Balta, OSB'lerin altyapı, arıtma, mesleki eğitim, teknopark ve sosyal tesisleriyle ekonomik, çevresel ve sosyal dönüşümün birlikte gerçekleştirilebileceği önemli ekosistemler olduğunu söyledi.

Türkiye'de 419 OSB bulunduğunu, bunların 302'sinin işletme aşamasında olduğunu belirten Akyürek Balta, 31 OSB'nin yeşil OSB statüsünde bulunduğunu ifade etti.

OSB'lerde yenilenebilir enerji alanında da önemli bir kapasite oluştuğunu aktaran Akyürek Balta, 207 OSB'de 5 bin 504 yenilenebilir enerji santralinin bulunduğunu ve toplam kurulu gücün 5 bin 289 megavata ulaştığını söyledi. Akyürek Balta, bu kapasitenin 4 bin 820 megavatlık bölümünün güneş enerjisinden oluştuğunu kaydetti.

"Dönüşüm artık üretimin yeni gerçeği"

Yeşil dönüşümün sanayiciler açısından yeni bir yük olarak değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Akyürek Balta, özellikle ihracat yapan firmalar açısından dönüşümün kaçınılmaz hale geldiğini belirtti. Akyürek Balta, "Biz yeşil dönüşümü sanayicinin üzerine gelen yeni bir yük olarak görmüyoruz. Dünya değişiyor, pazarların kuralları değişiyor. İhracatımızı sürdürmek, rekabet gücümüzü korumak ve küresel değer zincirlerinin içinde kalmak istiyorsak bu dönüşüm kaçınılmaz. Ancak sanayiciden dönüşüm beklerken, ihtiyaç duyduğu finansmana erişimini de mümkün kılmak zorundayız" dedi.

KOBİ'lere 'terzi usulü' finansman

Yeşil dönüşümün önündeki önemli başlıklardan birinin finansmana erişim olduğunu vurgulayan Gül Akyürek Balta, özellikle KOBİ'lerin ihtiyaçlarının birbirinden farklı olduğuna dikkat çekti.

Her işletmenin ölçeği, sektörü, teknolojisi, yatırım ihtiyacı ve geri dönüş süresinin farklı olduğunu ifade eden Akyürek Balta, "Herkese aynı finansman paketini sunamayız. Finansmanı işletmenin ihtiyacına göre tasarlamalı; tabiri caizse 'terzi usulü' modeller geliştirmeliyiz" diye konuştu.

Üretimin ham madde tedarikinden makine parkına, su ve enerji kullanımından atık yönetimine ve emisyonlara kadar bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini belirten Akyürek Balta, özkaynak, kredi, hibe, garanti mekanizmaları ve alternatif finansman araçlarının işletmelerin ihtiyaçlarına göre bir araya getirilebileceğini söyledi.

"Dönüşüm adil ve kapsayıcı olmalı"

Yeşil dönüşümün yalnızca karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji yatırımları üzerinden değerlendirilmesinin eksik kalacağını belirten Akyürek Balta, sosyal boyutun da sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TSE ve OSBÜK iş birliğinde yürütülen Yeşil OSB Belgelendirmesi kapsamında kadın istihdamı, kadın yönetici oranı, çalışan hakları, sosyal sorumluluk ile iş sağlığı ve güvenliği gibi kriterlerin de bulunduğunu hatırlatan Akyürek Balta, yeşil dönüşüm ile sosyal dönüşüm arasındaki bağlantıya dikkat çekti. Akyürek Balta, "Dönüşümün sürdürülebilir olması için aynı zamanda adil ve kapsayıcı olması gerekiyor. Kadınların üretimde, mühendislikte ve yönetimde daha güçlü yer alması; özellikle dönüşümün planlandığı ve kararların alındığı masalarda bulunması bu sürecin önemli bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.

TÜİOSB örneğini anlattı

TÜİOSB'nin bu yaklaşımın Türkiye'deki önemli örneklerinden biri olduğunu belirten Akyürek Balta, bölgenin Türkiye'nin ilk 'Yeşil Doğan OSB' ekosistemi olarak kuruluş aşamasından itibaren yeşil ve dijital dönüşüm ilkeleriyle tasarlandığını söyledi.

TÜİOSB'de enerji ve su verimliliği, yenilenebilir enerji, atık yönetimi, dijital altyapı ve sosyal yaşam alanlarının sürdürülebilirlik yaklaşımıyla ele alındığını aktaran Akyürek Balta, OSBÜK Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan Sürdürülebilirlik Strateji Belgesi ile yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, eğitim, iş geliştirme, Ar-Ge, kapasite geliştirme ve afet yönetiminden oluşan yedi stratejik alanın OSB'lerin kullanımına sunulduğunu kaydetti.

Gül Akyürek Balta, Türkiye'nin üretim gücünün korunurken çevresel sorumlulukların da yerine getirilmesi gerektiğini belirterek, kamu, finans sektörü, OSB'ler ve iş dünyasının birlikte hareket ettiği bir modelle rekabetçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir sanayi geleceğinin oluşturulabileceğini söyledi.

Kaynak: İHA