Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Koncuk: Hukuka Meydan Okumak Kimsenin Haddi Değil
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin hak kazandığı üniversitede yüksek lisans yapma hakkının ellerinden alınmasına, Bakan Nabi Avcı'nın karşı çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Bakanlığın bu noktada yapması gereken yargı"...
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin hak kazandığı üniversitede yüksek lisans yapma hakkının ellerinden alınmasına, Bakan Nabi Avcı'nın karşı çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Bakanlığın bu noktada yapması gereken yargı kararlarını görmezden gelmek yerine, hukukun üstünlüğüne inanmak olmalıdırTürkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, öğretmenlerin hak kazandığı üniversitede yüksek lisans yapma hakkının ellerinden alınmasına, Bakan Nabi Avcı'nın karşı çıkması gerektiğini vurgulayarak, "Bakanlığın bu noktada yapması gereken yargı kararlarını görmezden gelmek yerine, hukukun üstünlüğüne inanmak olmalıdır. Hukuka meydan okumak kimsenin haddi değildir" açıklamasında bulundu.
-"ÖĞRENİM ÖZRÜ ESKİSİ GİBİ ÖZÜR GRUBU TAYİNLERİ İÇİNDE YER ALACAKTIR"-
Koncuk yaptığı yazılı açıklamada, "Öğrenim özrünün, Ömer Dinçer döneminde özür grubu tayinleri arasından çıkarıldığını belirterek, "Sendikamızın bu konuda verdiği hukuki mücadeleler neticesinde yargı,"öğrenim özrü' nün yer almamasına ilişkin eksik düzenlemenin yürütmesini durdurdu. Bunun anlamı şudur: Öğrenim özrü eskisi gibi özür grubu tayinleri içinde yer alacaktır" dedi.
Bakanlığın bu açıklamayla öğrenim özrüne yer verileceğini açıkça ifade ettiğini belirten Koncuk, açıklamanın üstüne bugün Müsteşar Yusuf Tekin'in de twitter üzerinden bir açıklama yaparak, "Bir taraftan çok mutluyuz çünkü çok sayıda öğretmenimiz lisansüstü eğitimlerine devam ediyor. Bir taraftan ise üzgünüz çünkü bu kadar çok sayıda arkadaşı eğitim özrü nedeniyle yer değiştirmeye tabi tutmak mümkün değil. Bu nedenle özür grubu değerlendirmelerinde eğitim özrüne yer vermeyi düşünmüyoruz" dediği ifade edildi.
-"BEN HUKUKU GÖRMEZDEN GELİYORUM, ANLAYIŞI SON BULMALI"-
"Her şeyden önemlisi Yusuf Tekin'in açıklaması yargı kararlarının hiçe sayıldığının göstergesi değil midir" diye soran Koncuk, yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
"Yusuf Tekin'in bir yandan öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapması nedeniyle mutlu olduklarını söylemesi, diğer yandan ise özür grubu tayinlerinde öğrenim özrüne yer vermeyeceklerini ifade etmesi birbirine tamamen tezattır. Bu durum öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapmalarını kesintiye uğratacaktır. Şayet öğretmenlerin lisansüstü eğitim yapması sizi mutlu ediyorsa, o halde onları teşvik edecek her türlü düzenlemeyi de yapmanız gerekmektedir. Öğrenim özrü mağduru öğretmenler yargı kararının ardından büyük bir umutla beklerken, Bakanlığın ters köşe yapması, öğrenim özrü mağdurlarına bir kez daha çelme atması kabul edilebilir değildir. Bu ülkenin Milli Eğitim Bakanlığı yargı kararlarını uygulamak zorundadır. 'Ben hukuku görmezden geliyorum, hukuka rağmen bildiğimi okurum' anlayışı artık son bulmalıdır.
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın Ömer Dinçer'in izinden gittiği aşikardır. Avcı her ne kadar diyaloğa açık bir görüntü verse de, eleştirileri dikkate alacağını söylese de, yine kendi bildiğini okumaktadır. Anlaşılan Ömer Dinçer de tıpkı Hüseyin Çelik gibi Bakanlığı otomatik pilota bağlamıştır. Geçmişte yapılan hataları tekrar etme niyetinde olan Nabi Avcı, ne yazık ki babacan ve kucaklayıcı imajını giderek yitirmektedir."
-"MEB BÖYLE DEVAM EDERSE "MAĞDURLAR YARATAN BAKANLIK' UNVANINA SAHİBİ OLACAK"-
Bakanlığın bu noktada yapması gerekeninin yargı kararlarını görmezden gelmek yerine, hukukun üstünlüğüne inanmak olduğunun altını çizen Koncuk, "Hukuka meydan okumak kimsenin haddi değildir. Bakan Nabi Avcı da oluşan bu infiale bir an önce el koymalıdır. Öğretmenlerin hak kazandığı üniversitede yüksek lisans yapma hakkının ellerinden alınmasına, onlara 'kendini geliştirme' denmesine akademisyen kimliği olan Bakan Nabi Avcı şiddetle karşı çıkmalı ve öğrenim özrü tayinlerini yapmalıdır. Zira özür grubu mağdurlarına yapılan vicdansızlıklar devam ettiği sürece, Bakanlığın adil yönetilmesi mümkün olmayacaktır.
Diğer yandan hem Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı hem de Müsteşar Yusuf Tekin özür grubu tayinlerinde il emrinin getirilmeyeceğini belirtmektedir. Ancak Bakanlık yetkilileri, il emri getirilmeden özür grubu tayinlerinin sorunsuz yürütüleceğini düşünmemelidir. Bakanlığın bu konuda da inatlaşmaya girmesi yine eş ve sağlık özrü isteyen öğretmenleri mağdur edecektir. MEB böyle devam ederse 'Mağdurlar Yaratan Bakanlık' unvanının sahibi olacaktır" dedi.
- Ankara