Türkiye Lise Terk ve Çalışmayan Üniversite Mezununda Oecd Birincisi
OECD'nin yeni yayınlanan "Eğitimde Eşitlik ve Kalite."
OECD'nin yeni yayınlanan "Eğitimde Eşitlik ve Kalite: Dezavantajlı-Mağdur Okul ve Öğrencilerin Desteklenmesi" eğitim raporu yayınlandı Yetişkin vatandaşlarının yüzde 58'inin lise eğitimini tamamlamadığı Türkiye bu oranla OECD sonuncusu oldu. Üniversite mezunlarının yüzde 71'i istihdam edilebilen Türkiye bu rakamla da OECD ülkeleri arasında son sırada bulunuyor.
OECD'nin "Eğitimde Eşitlik ve Kalite: Dezavantajlı-Mağdur Okul ve Öğrencilerin Desteklenmesi" başlıklı raporu açıklandı.
-TÜRKİYE'DE LİSE EĞİTİMİNİ SÜRDÜRMEYEN YETİŞKİN ORANI YÜZDE 58-
OECD raporunda insanın ruhsal ve zihinsel gelişiminin en önemli aşamalarından lise eğitimi özellikle yoksul öğrenciler açısından incelendi. Raporda okullardaki başarısızlık sorunuyla tüm OECD ülkelerinin karşılaştığı belirtilerek, "Bunun en görünür tezahürü, gençlerin lise eğitimini bitirememeleri ya da diploma alacak başarıyı gösterememe nedeniyle bırakmalarıdır. OECD genelinde 25-34 yaşındakilerden lise eğitimini terk ortalaması yüzde 20. Ancak Kore'de görülen yüzde 3 terk oranıyla Türkiye'de görülen yüzde 58 terk oranına kadar farklılıklar gösteriyor" denildi.
"Liseye bitirmeyen yetişkin sayıları" ile ilgili tabloya göre bu konuda en iyi durumdaki ülke Kore olurken Türkiye 34 OECD ülkesi arasında sonuncu. Yaş grubu 64'e uzatıldığında Türkiye'de liseyi bitirmeyenlerin oranı yüzde 70'e çıkıyor. Raporda "Öğrencilerin okuldan ayrılmaları sorunu bir gecede meydana gelmedi. Okuldan ayrılma öğrencilerin okulla ilişkilerinin uzun süreçte çözülmesi sonucu" denildi. Rapora "Çok sayıda yıkıcı, saldırgan öğrenci bulunan sınıf ve okullarda eğitim kalitesi önemli ölçüde azalıyor, sergilenen bu gibi tavırlar diğer öğrencilerin saldırgan tepkilerine yol açıyor, okuldaki davranışsal sorunlar artıyor. Özellikle "dezavantajlı, mağdur' korunma bulunan okullar disiplin sorunlarıyla uğraşmak için önemli ölçüde vakit kaybı yaşamaktadır, öğretmenlerin kendilerini eğitim ve öğretime adamalarını engellemektedir" diye devam edildi.
-ÖĞRENCİNİN BELİRLEDİĞİ OKUL İKLİMİ EĞİTİMİ NASIL ETKİLİYOR-
Rapora göre OECD ülkelerindeki ortaokul müdürleri okullarda öğrenimi öğretmenler açısından engelleyen koşullar hakkında şu bilgileri verdi:
"-OECD'de ortaokul müdürlerinin yüzde 42'si öğrenci devamsızlıklarının, yüzde 40'ı okula geç kalmaların, yüzde 61'i de sınıf içindeki huzursuzlukların eğitimi olumsuz etkilediğini belirtiyor.
-Bu durumda en iyi durumdaki ülke İzlanda. Ülkedeki "ortaokul' müdürlerine göre İzlanda'da öğretimi öğrencilerin okula devamsızlığı yüzde 18, öğrencilerin okula geç kalışları yüzde 21, sınıf içi huzursuzluk ise öğretimi yüzde 58 oranında olumsuz yönde etkiliyor.
-OECD'nin en kötüsü Meksika'da öğrencilerin devamsızlığı yüzde 80, öğrencilerin okula geç kalışları yüzde 78, sınıflardaki huzursuzluk ise yüzde 70 oranında olumsuz etkide bulunuyor.
-Türkiye'de ise ortaokul müdürlerinin yüzde 66'sı öğrenci devamsızlığının, yüzde 58'i okula geç kalışların, yüzde 65'i ise sınıflardaki huzursuzluğun eğitimi olumsuz etkilediğini belirttiler. Türkiye öğrenci devamsızlığının olumsuz etkileri açısından iyiden kötüye ölçülen 19 OECD ülkesi arasında 16'ncı sırada."
-DAHA FAZLA EĞİTİM, DAHA FAZLA İSTİHDAM OLANAĞI-
OECD ülkelerinde 25-64 yaş grubundaki "üniversite mezunlarının" istihdamı sıralamasında ise Türkiye 34 ülke arasında sonuncu oldu. OECD birincisi Norveç'te, üniversite mezunlarının yüzde 90'ı istihdam ediliyor. İsviçre'de üniversite mezunlarının yüzde 89'u, Slovenya'da yüzde 88'inin işi var. OECD ortalaması yüzde 84 olurken, sonuncu Türkiye'de üniversite mezunlarının yüzde 71'inin istihdam edildiği ortaya çıktı.
Raporda, "Az gelişmiş insani sermaye verimlilik artışını engelliyor ve kaynakların etkin ve tam kullanımını sınırlıyor. Düşük eğitime sahip bireyler tipik biçimde daha yüksek işsizlik riskine, daha istikrarsız işlere ve ekonominin teknolojik dönüşümle başa çıkmada giderek artan esneklik talepleri karşısında daha fazla zorluğa sahip. 2009'da OECD ülkeleri ortalamasında üniversite mezunu nüfusun yüzde 84'ü istihdam edilirken, liseyi bitirmemiş olan kesimin sadece yüzde 56'sının bir işi bulunuyordu."
-RAPORUN GENEL ÖZETİ-
OECD raporu basın özetinde ise hükümetlerin dezavantajlı-mağdur konumdaki okul ve öğrencilere daha adil davranmak üzere daha fazla yatırım yapması istendi. Raporda muhtaç durumdaki okul ve öğrencilere yardımın okul başarısızlığını azaltacağı, ekonomik büyümeyi artıracağı ve daha adil toplum oluşumuna katkıda bulunacağı belirtildi. Raporda vurgulanan konular şöyle özetlendi:
"-Bugün PISA (OECD'de her üç yılda bir yapılan, 15 yaşındaki bir öğrencinin eğitim durumunu ölçmeyi amaçlayan sınav)'da görüldüğü gibi birçok öğrenci temel becerilerden yoksun ve beş öğrenciden biri liseyi bitirmeden eğitim sistemini terkediyor. Okulu erken terk, bu öğrencilerin bugünün emek piyasasında ihtiyaç duyulan becerilerden yoksun olduklarını gösteriyor.
-Beklenen performansın altında ya da okulu belli bir kalifikasyon olmadan terkeden çocukların büyük bölümü fakir ya da göçmen ailelerin çocukları ya da bu öğrencilerin ana babaları zayıf eğitim almış durumda...
-Mağdur öğrencilere yardım ve eğitim sistemlerinde eşitliği iyileştirmek için maliyetli ve verimsiz olan sınıf tekrarı kaldırılmalı. Mali teşvikler dezavantajlı-mağdur öğrencilerin de iyi okullarda okumalarını sağlayabilir. Öğrenci ihtiyaçlarına göre fon tahsisi ve erken yaşlardaki eğitime yatırım gerekiyor. OECD ülkelerinin büyük bölümünde erken çocukluk eğitimi için kamu harcaması yetersiz. Ayrıca dezavantajlı öğrenci ve okulları hedefleyen harcamalar, okullara daha fazla sorumluluğun eşlik ettiği bir özerklik de yardımcı olabilir. Lise düzeyindeki meslek eğitim kurslarının kalitesini iyileştirmek amacıyla öğrencilerin eğitimlerini tamamlamaları, iş başı eğitimi ve farklı denk ikincil yollar göstererek teşvik edilmeli." - Ankara