Türkiye'nin Gıda Stratejileri ve AB Forumu...
Tarım ve Köyişleri Eski Bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp, "Tarım Sektörünü Tehdit, Ankara'dakilerin, Uluslararası Kapitalist Şirketlerin Türk Tarımına Yan Bakışıdır, Şaşı Bakışıdır, 70 Milyonu Kendilerinin Besleme İsteğidir, Tereyağ Dağlarını, Et Dağlarını Eritme İsteğidir" Dedi.
Tarım ve Köyişleri eski bakanı Prof. Dr. Hüsnü Yusuf Gökalp, ''Tarım sektörünü tehdit, Ankara'dakilerin, uluslararası kapitalist şirketlerin Türk tarımına yan bakışıdır, şaşı bakışıdır, 70 milyonu kendilerinin besleme isteğidir, tereyağ dağlarını, et dağlarını eritme isteğidir'' dedi.
Türkiye'deki tarım ve gıda politikalarına yön veren eski tarım bakanları, Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) tarafından düzenlenen, ''Türkiye'nin Gıda Stratejileri ve AB'' forumunda gıda sanayinin geleceği ve Avrupa sürecini tartıştı.
Forumda konuşan Tarım ve Köyişleri eski bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, bakış açısının önemine işaret ederek, ''Türkiye bakışını netleştirmelidir. Tüm sektörlerde böyle ama tarım sektöründe, gıda sektöründe bu çok daha önemli'' dedi.
Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı köylünün çuvalındaki unla kazandığını ifade eden Gökalp, tarım ve gıda sektörünün önemini vurguladı.
Gökalp, kendi bakanlığı döneminde gıdaya bir kurumun bakmasını istediklerini ifade ederek, ''İsterse Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası baksın da gideceğimiz tek bir kurum olsun, bir gıda sektörü genel müdürlüğünün kurulması lazım'' görüşünü dile getirdi.
Gıda sanayicilerinin birbirlerine güvenmeleri gerektiğini anlatan Gökalp, 2002 yılında deli dana hastalığını izleme komitesini kurduklarını, bunun devlete hiçbir yükü olmadığını kaydederek 2006 yılında bu komitenin kaldırıldığını anımsattı.
Gökalp, bununla ilgili gerekli yerlere suç duyurusunda bulunduğunu da bildirerek, ''Mala, davara zararı var mıydı da bunu kaldırdılar?'' diye konuştu.
Hüsnü Yusuf Gökalp, şu görüşleri aktardı:
''Tarım sektörünü tehdit, Ankara'dakilerin, uluslararası kapitalist şirketlerin Türk tarımına yan bakışıdır, şaşı bakışıdır, 70 milyonu kendilerinin besleme isteğidir, tereyağ dağlarını, et dağlarını eritme isteğidir. Çuvalınızdaki un bitince o sevgili Avrupalılar bize ekmek vermez. Bize köpek maması yapmadıkları eti gönderiyorlar.''
-SAMİ GÜÇLÜ-
Tarım ve Köyişleri eski bakanı Sami Güçlü de insanoğlunun temel sorununun beslenme olduğuna işaret ederek, bu nedenle gıda güvencesinin gelişmekte olan ülkelerde hala öncelikli sorun olduğunu söyledi.
AB sürecine de değinen Güçlü, ''AB sürecinde tarımda bir tren kazası olmayacaktır. Tarımla ilgili ilerleme raporunda yer alan hususlar ilk değildir, bilmediğimiz şeyler de değildir'' diye konuştu.
-MUSA DEMİRCİ
Tarım ve Köyişleri eski bakanı Musa Demirci de özellikle hububat ve bakliyat üretiminin önemine dikkat çekerek, hükümetin uygulayacağı fiyat politikalarının çiftçinin üretim maliyetini düşürecek tarzda olması gerektiğini söyledi.
Demirci, gıda ve gıda güvenliğinde önemli projeler geliştirerek üretimi artırmak gerektiğini belirterek, şöyle konuştu:
''Yabancı sermayeyi, Türkiye'ye getireceğiz diye bazı üretimlerimizi sanki yabancı sermayeye peşkeş çekiyoruz. Hangi konuda getireceğiz, hangisinde hassas davranacağız bunun kararını vermemiz lazım. Aynı şeyi şekerpancarı için de söyleyebiliriz. Bunu, Anadolu'dan çekip aldığınızda buradaki insanların gelirinin büyük bölümünü elinden almış olursunuz. 7 milyon kişiyi mağdur edersiniz. 5 tane yabancı firmaya elde ettiğiniz gelirleri aktarırsanız bunun adı yabancı sermaye getirmek olmaz.''
-KORKUT ÖZAL-
Tarım ve Köyişleri eski bakanı Korkut Özal da AB ile Türkiye arasındaki en önemli alanın tarım olduğuna işaret etti.
Özal, ''Sanayii bir yaklaşım yöntemidir. Türkiye tarımını sanayileştirerek kalkınır'' dedi.
Tarım Bakanlığının her şeyi düzenleyen hale gelmesi durumunda işin yürümeyeceğini anlatan Özal, ''Eğer tarım sektörü sahibini doğru seçerse Türkiye başarıyı sağlayacaktır. O zaman tarım Türkiye'nin ana motorlarından biri haline gelir'' görüşünü aktardı.
-REFAADDİN ŞAHİN-
Bir başka eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Refaaddin Şahin de Türkiye'nin içten ve dıştan her alanda kuşatılmış olduğunu belirterek, en büyük kuşatmanın tarım sektöründe yaşandığını söyledi.
Şahin, şöyle konuştu:
''Türk çiftçisini tarımdan koparabilmek için herşeyi, her cambazlığı yapıyorlar. Tarım için zararlı herşeyi de iktidarlara kabul ettiriyorlar bal gibi... Hepimiz bakanlık yaptık biliyoruz. Dünya Bankası, IMF... Türk tarımının patronu bunlar değil mi? Evet. IMF yıllardır tarıma destek için para veriyor. Ne olacak bu? Onu vereceklerine tarıma teknik destek verseler ya. Ne veriyorlar? Para veriyorlar. Kimlere dağıtılıyor bilmiyoruz. Bunu uygulayanlara söylüyorum, büyük bir hata, vebal içindesiniz.''