"Ülkenin Yönetilemediği Ortadadır"

Son Güncelleme:

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ayhan, iç ve dış siyasetin bu kadar problemli bil hal aldığı dönemde, "Ülkenin yönetilemediği ortadadır" dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, iç ve dış siyasetin bu kadar problemli, ekonomik ve sosyal hayatın bu derece acıtıcı bil hal aldığı dönemde, "Ülkenin yönetilemediği ortadadır" dediMHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, iç ve dış siyasetin bu kadar problemli, ekonomik ve sosyal hayatın bu derece acıtıcı bil hal aldığı dönemde, "Ülkenin yönetilemediği ortadadır" dedi.


TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Ayhan, hükümetin ülkeyi bu kadar güçlü bir parlamento desteğine rağmen yönetilebilir olmaktan çıkardığı ifade eden Ayhan şöyle devam etti:


"Ülkenin yönetilemediği ortadadır. İç ve dış siyaseti bu kadar problemli, ekonomik ve sosyal hayatın son derece acıtıcı bir hal aldığı durum da ülkenin idare edilebildiğini söylemek mümkün değildir. Bir hükümetin ülkeyi bu kadar güçlü bir parlamento desteğine rağmen yönetilebilir olmaktan çıkardığı ayan beyan ortadadır. Düne kadar terörist ilan ettikleri ile sarmaş dolaş birlikte olmaya başladıkları, terörü önleme konusunda PKK hamilerinden yardım talep eder hale gelmesi bu hükümetin geldiği noktayı göstermesi açısından önemlidir. Bu olayda işin vahametini yeterince göstermektedir.


Türkiye ekonomisi tasarruflarının en düşük düzeyde olduğu bir dönemdedir. Beklentiler kötüleşmektedir. Daha da kötüsü böyle bir ortamın jeopolitik risklerin artmaya başladığı bir zamanda olmasıdır. Uyguladığınız dış politika reel gerçekler ile örtüşmemektedir. Özellikle enerji kaynaklarına ulaşım itibariyle reel ekonomiye doğrudan etki edecek bir şekilde bağımlı olduğunuz komşularla politikalarınız örtüşmemektedir.


-"TASARRUF AÇIĞI, ZAM VE VERGİYİ GETİRDİ"-


Tasarruf açığı ve finansman ihtiyaç artışı, hükümeti zam ve vergiyi vatandaşın sırtına daha çok yükleme alternatifi kullanması neden olduğunu belirten Ayhan, "Zamların enflasyon beklentilerini tahrik ettiği söylentilerinin ne kadar isabetli olduğu ortaya çıkmıştır" diyerek şunları söyledi.


"Ekonomideki eksen kaymasının ancak merkez bankasının müdahalesi ile düzeltilebileceğinin basında da yer alması, ekonomistlerin AKP hükümetinden ümidi kestiklerinin, faiz indirimi ile iç talebin canlandırılması gerektiği, böylece vergilerin artacağı ve üşüyen ekonomide reel sektörün ısınmaya başlayabileceği söylentileri Merkez bankasının Hükümet ile koptuğunun açık bir göstergesiydi. Bazı bakanlar zamların sorumluluğunu kerhen olayı desteklediklerini söyleyerek kongre öncesinde birbirlerine çalım atmaya başladıklarını göstermektedir. Sayın Maliye Bakanı ise bu kararları hükümet olarak müştereken aldıklarını söyleyerek mesuliyeti eşit dağıtma telaşına kapılmıştır. Ancak, AKP hükümetinin bir üyesi olduğunu unutmuş görünmektedir.


Bankalara kredi vermede çekingen davranmayın diyen hükümete bankalardan geri alamayacağımız krediyi vermeyiz cevabı gelmektedir. Müteahhitlere gözdağı veren hükümet, hak edişleri ödenmeyen müteahhitlerin ne durumda olduklarını kamuoyuna anlatmalıdır. Son zamların kamu açıklarını kapamaya kifayet etmediğini beyan eden hükümet sorunun çözümü için enerji KİT'leri arasındaki nakit akışından medet umar hale gelmiştir. Hükümet tarafından uygulanan ekonomi politikalarının vatandaşları sahtekarlığa ittiği ima edilmeye başlanmış, bunu da halen çalışanların yüzde 45'inin asgari ücretten gösterildiği ile örneklendirilmesi yoluna gidilmiştir."


Hükümetin yeni servet vergileri ihdas etmeye yöneleceğini iddia eden Ayhan, "Bütçe açığında Suriye'den gelen mültecilerin payı ne olacaktır. Bu konuda yapılan harcamalar bütçenin neresinden karşılanmaktadır. IMF'ye kredi verdiklerini beyan edenler Türk Milletinin parası ile Yunanistan ve Kıbrıs Rumların kurtulmasına gayret gösterdiklerini Türk milletine anlatmaktan kaçınmaktadırlar" dedi.


Ayhan şöyle devam etti:


"Daha da ötesi AKP Hükümeti mensupları sorumluluktan kendini arındırarak Başbakana yüklemek telaşına düşmüşlerdir. OVP'nin açıklama tarihini bile değiştirirken, GSYİH ikinci çeyreğini açıklama tarihinden birkaç gün önceye alan zihniyetin ekonomiyi takip edecek idrakten uzak olduğu ortadadır. Mali kural gelmeden kaybolmuş, mali disiplin ortada kalmamıştır. Aslında OVP'nin açıklama tarihini beceriksizlikten her yıl bilerek kasti olarak korkudan ıskalayanlar, tarihi 4 ay ileriye almalarına rağmen GSYİH'nin açıklanma tarihinden bir haber oldukları da ortaya çıkmıştır.


Artık Hükümet yanlısı basın organlarının bile 'kötü yönet halka ödet' demesi geldikleri noktayı ortaya çıkaran durumun vahametini göstermektedir. Halen İthalat bağımlılığı devam eden, azalan ithalat ve cari açıkta yapısal bir düzelmenin görülmediği, talep ve yatırımların azaldığı bir ekonominin iyi gittiğini kim söyleyebilir. İş dünyasının umutlarını ertelediği, artan PKK terörünün yatırımcıları endişelendirdiği, teşviklerin bir işe yaramadığı, canlanma düşüncesinin bir başka bahara kalacağı bir ekonomik ortamda yaşıyoruz. IMF'ye borç vereceklerini ifade edilenler, ödenen 25 milyar Dolara karşılı ülkede sadece özel sektörün dış borçlarının 40 milyar Dolardan 200 milyar Dolara yükseldiğinden bahsetmemektedirler." - Ankara

Kaynak: ANKA