Uluslararası Çevre Kısa Film Festivali 20 Nisan'da Başlıyor

Son Güncelleme:

Hacettepe İletişim Fakültesi, Türkiye'nin ilk ve tek "çevre" temalı kısa film etkinliği olan Uluslararası Çevre Kısa Film Festivali'nin 10.'sunu 20 Nisan'da başlatıyor.

Hacettepe İletişim Fakültesi, Türkiye'nin ilk ve tek "çevre" temalı kısa film etkinliği olan Uluslararası Çevre Kısa Film Festivali'nin 10.'sunu 20 Nisan'da başlatıyor.


Hacettepe İletişim Fakültesi Türkiye'nin ilk ve tek çevre temalı kısa film etkinliği olan Uluslararası Çevre Kısa Film Festivali'nin 10.'su 20 Nisan'da başlatıyor. Amerika'da büyük ilgi gören Yeşil Alev (Green Fire) isimli çevre filminin Türkiye tanıtımı için de Hacettepe Üniversitesi öncü oldu. Doç. Dr. Umut Özdağ'ın sorumluluğunda yürütülen çalışmaların Mayıs ayında görücüye çıkacağı öğrenildi. Prof. Özdağ, "'Yeşil Alev' çevre filminin Türkiye gösterimi için Rektörümüzle yaptığım görüşme heyecan


vericiydi. Salondan organizasyona varıncaya kadar tüm detaylarıyla ilgilendi. Türkiye'nin çevre duyarlılığına dikkatini çekmek ve sorumlu bireylerin sayısını artırmak amacındayız" dedi.


"ÇEVRENİN KANSER OLUŞUMUNDA ETKİSİ VAR"


Hacettepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Tuncer, çevre duyarlılığının oluşturulması için Hacettepe Üniversitesi bünyesinde yoğun bir etkinlik programı yürütülmesi için gerekli adımların atıldığını bildirdi. Prof. Dr. Tuncer, çevre problemlerinin kanser oluşumuyla da ilişkisi olduğuna dikkat çekerek, "Kanser tek bir nedene bağlı gelişmiyor. Çevrenin kanser oluşumunda etkisi var. Bu nokta çevre sağlığının ne denli ciddi ve gerekli olduğunun göstergesi. Eğitilmiş, sorumlu vatandaşlar çoğalmalı.


Yaşanabilir bir çevre aynı zamanda bir 'insan hakkı' olarak karşımıza çıkıyor. Çevre bilinci ve duyarlılığını en kısa bir zaman diliminde tesis etmeliyiz" dedi.


Tuncer, kanserin tek faktöre bağlı olarak gelişen bir hastalık olmadığını, ancak çevre ve beslenmenin kanser oluşumunda ilk sırayı alan faktörler olduğunu bildirdi. Kanser oluşumunda yerel bazı nedenlerin ve sigara içme alışkanlığı yoğunluğunun da önemli faktörler olduğunu anlatan Tuncer, şöyle konuştu:


"Bakanlığımız 2002 yılı kanserle savaş etkinliklerine, çevre ve beslenme konusunu ayırdı. Kanserle savaşımda ülkemizde fonksiyonel gıdalar çok önemli. Örneğin probiyotik yoğurtlar bağırsak kanserlerinin önlenmesinde çok önemli role sahip. Probiyotik yoğurdun kullanımının yaygınlaştırılması gerekiyor. Bunun için önemli çalışmalar yapıyoruz. Süt kullanımının yaygınlaşması lazım. İnek sütü kullanımı ve kansere etkisiyle ilgili ciddi deneysel çalışmalar var. Meme kanseri başta olmak üzere inek sütü kullanımı


bu hastalığın azalmasında çok önemli bir role sahip. Süt ve süt ürünlerinin kullanımını artırmamız gerekiyor. Üreticilerin de fiyatları indirerek toplam kullanımı artırmasını istiyoruz. Tanıtım ve kullanımı artırmaya yönelik geniş bir program hazırladık."


Probiyotik yoğurtların fonksiyonel gıda türleri arasında olduğunu anlatan Tuncer, bu yoğurtların katkı maddesi içermediğini de kaydetti. Çevre ve kanser ilişkisinin de önemli kanser oluşum faktörlerinden olduğunu kaydeden Murat Tuncer, çocuk kanser türleri arasında ilk sırayı akciğer zarı kanserlerinin aldığını belirtti. Çocuk akciğer zarı kanserlerinin dünya ortalamalarının üzerinde olmasının hava kirliliğine bağlı olduğunu anlatan Tuncer, çevre ve kanser ilişkisi ile ilgili şunları söyledi:


"Mezatoliyama denilen akciğer zarı kanseri türü ile mücadelede çevre kirliliğini ortadan kaldırmak gerekiyor. Yine arsenikli sular kanser oluşumunda uzun yıllarda etkili bir faktördür. Ancak bugün arsenikli suyu içen yarın kanser olmaz. Kanserle savaşta bu faktörlerin tümünü yok etmek lazım. Arsenik, sigara, hava kirliliği gibi bilinen faktörleri yok edersek, bu hastalığın oluşumunu ortadan kaldırabiliriz." - ANKARA

Kaynak: İHA