Uluslararası Kobi Şurası

Son Güncelleme:

Başbakan Erdoğan: (4) "Şu anda Türkiye'deki Gezi olaylarının, benzeri olayların arkasında da maalesef CHP'nin tahrikleri yatmaktadır, CHP'nin milletvekilleri yatmaktadır. Bu kadar açık ve net. Her şey görüntülerle vesaire ortadadır. Ülkemizi karıştırmaya yönelik bir çabadır bu" "(CHP'nin yurt dışındaki temasları) Ülkenin, resmi olarak diplomatik ilişkileri düzeltme noktasında senin sıfatın, vasfın ne? Senin böyle bir görevin mi var ? Neyi düzeltiyorsun? "Böyle bir darbeci yönetimi tanımayan Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetimini, sen hangi hakla, hangi sıfatla temsil ediyorsun? Eğer biz darbe yönetimlerini tanıyacak olursak kendimizi inkar ederiz" "Ülkeme saldıranlar olduğu zaman, 'yurtta sulh cihanda sulh' diyemezsin" "Gazi Mustafa Kemal'in partisini, 90 yaşındaki partiyi, sadece birkaç sene içinde eli kanlı terör örgütlerinin, eli kanlı Türkiye düşmanı ülkelerin kuklası haline getirdiler. Bunu hiç görmüyorlar" "CHP'nin de, CHP'yi bir kukla haline getiren örgütlerin de, bu ülkeyi şiddete sürüklemelerine izin vermeyiz. Onlar kendi kirli gündemlerinde çabalayıp dursunlar. Onlar gitsin darbecileri ziyaret etsinler, gitsin diktatörlerin sırtını sıvazlasınlar" "Biz, her ortamda, bıkmadan, yılmadan, usanmadan hakkı savunmaya devam edeceğiz. Tek başımıza da kalsak, hakkı savunacağız. Yalnız da olsak, mazlumun sesi olacak, mazlumun elini tutacağız"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şu anda Türkiye'deki Gezi olaylarının, benzeri olayların arkasında da maalesef CHP'nin tahrikleri yatmaktadır, CHP'nin milletvekilleri yatmaktadır. Bu kadar açık ve net. Her şey görüntülerle vesaire ortadadır. Ülkemizi karıştırmaya yönelik bir çabadır bu" dedi.


Erdoğan, Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği Genel Ticaret Fuarı (TÜMEXPO) kapsamında, CNR Fuar Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası KOBİ Şurası'nda yaptığı konuşmada, anamuhalefet partisinin kendilerini "savaş yanlısı" olmakla itham ettiğini söyledi.


Başbakan Erdoğan, "Ben şimdi buradan soruyorum:  Suriye'de 110 bin insan alçakça katledilirken, 7 milyondan fazla insan evini, barkını, şehrini terk ederken siz neredesiniz? Tarihi eserlerin hakim olduğu bir Suriye... Bütün o eserler, camileri mabetler, türbeler her taraf yerle bir ediliyor, neredesiniz? Çocuklar katlediliyor, anneler, babalar katlediliyor, siz neredesiniz? Hapislerde insanlar işkenceyle katledilirken ey anamuhalefet siz neredesiniz?" dedi.


Suriye'de 2 yılı aşkın zamandır tarihin en büyük insanlık dramlarından biri yaşanırken susanların, hatta gidip Suriye'de Esed'in sırtını sıvazlayanların şimdi çıkıp utanmadan, sıkılmadan kendilerini savaş yanlısı olmakla itham ettiğini dile getiren Erdoğan, öldürenin oradaki masum insanlar mı yoksa rejimin yanlıları mı olduğunu sordu.


"Anamuhalefet rejimin yanında, biz de muhalefetin, mazlumların, mağdurların yanındayız. Farkımız bu" diyen Erdoğan, anamuhalefet partisine göre Esed öldürürse iyi olduğunu, ancak Esed'e bir operasyon yapılırsa, savaşın, can kayıplarının akıllarına geldiğini, Reyhanlı'da 53 "kardeşlerinin" katledildiği olayın arkasında, CHP'yi Şam'a götüren rehberlerin çıktığını söyledi.


Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:


"Şu anda Türkiye'deki Gezi olaylarının, benzeri olayların arkasında da maalesef CHP'nin tahrikleri yatmaktadır, CHP'nin milletvekilleri yatmaktadır. Bu kadar açık ve net. Her şey görüntülerle vesaire ortadadır. Ülkemizi karıştırmaya yönelik bir çabadır bu. Sandıktan çıkamayacağını anlayanlar, kendilerinin çıkabileceği yolun sokaklar, caddelerdeki eylemler olduğunu artık net ortaya koymaya başlamışlardır. Fazla değil 6 ay kaldı. 6 ay sonra sandık önümüze geliyor. Biz sandığı kaçıran ülkelerden değiliz. Tam aksine sandığı seve seve milletin önüne getirenlerdeniz. Şu anda CHP'nin savunduğu birçok ülkelerdeki rejim yöneticileri onlar sandıkları sürekli kaçırmak suretiyle, vatandaş ne zaman sandığa gidecek onu dahi bilmiyor. Araştırın bakın."



"Resmi ilişkileri düzeltmek için senin sıfatın ne?"



Erdoğan, CHP'nin farklı ülkelere yaptığı gezilere de değinerek, şunları kaydetti:


"CHP gidiyor... Şu açıklama da çok manidar: 'Türkiye ile filanca ülkenin bozulan ilişkilerini düzeltmek için gittik' diyorlar. ya sen hangi sıfatla gittin? Ancak olsa olsa senin partinle onların arasındaki ilişkiler bozuksa onları düzeltebilirsin. Yoksa ülkenin resmi olarak, diplomatik ilişkileri düzeltme noktasında senin sıfatın, vasfın ne? Senin böyle bir görevin mi var ' Neyi düzeltiyorsun' Hele hele bunu diplomatlar yaptığı zaman çok daha manidar oluyor. Bunlar emekli diplomatlar biliyorsunuz. Bu emekli diplomatlar zerre kadar o diplomat oldukları zamandaki görevlerinin farkında olsalar 'Yav benim böyle bir sıfatım yok ki, ben buraya neden geldim' der. Ülkesinin o ülkeyle olan ilişkilerinde 'Ya ben ne büyük bir yanlış yapıyorum, benim böyle bir yetkim yok ki. Ben kime hangi sıfatla neyi söyleyeyim?'... Böyle bir darbeci yönetimi tanımayan Türkiye Cumhuriyeti'nin yönetimini sen hangi hakla, hangi sıfatla temsil ediyorsun? Eğer biz darbe yönetimlerini tanıyacak olursak, kendimizi inkar ederiz. Demokrasiye inanmış bir ülkenin yönetimi olarak kendimizi inkar ederiz. O zaman bizim varlık sebebimiz ortadan kalkar. 'Efendim şimdi seçim yapılacakmış, yeni bir kampanya başlatılmış'... Biz bu kampanyaları iyi biliriz."



"CHP'nin milletvekilleri çatışmaları tahrik ediyor, genel başkan bunlara göz yumuyor"



Başbakan Erdoğan, Türkiye'de yüzde 92 ile cumhurbaşkanı olanlar hakkında gelinen durumun ortada olduğunu kaydederek, kimsenin kimseyi aldatmaması gerektiğini, uçak düşürüldüğünde, Reyhanlı'da insanlar katledildiğinde, Ceylanpınar'da, Akçakale'de vatandaşlar şehit edildiğinde susanların Esed'e bir operasyon yapılması ihtimali karşısında, Esed'i savunmak için adeta kükreyen aslan kesildiklerini aktardı.


Şu anda Türkiye'nin birkaç ilinde, Esed için sokaklara çıkıp, şiddete başvuran, çatışmalara giren bir takım gruplar olduğunu, bu çatışmaları CHP'nin "malum" milletvekillerinin bizzat tahrik ettiğini ve genel başkanlarının da buna göz yumduğunu dile getiren Erdoğan, Türk bayraklarının yakıldığı çatışmalarda, en ileri saflarda, barikatların önünde CHP milletvekillerinin görev aldığını anlattı.


Erdoğan, "CHP'nin malum medyası aylardır, her türlü yasayı, her türlü basın ilkesini, basın ahlakını ayaklar altına alarak isyan, kalkışma, savaş çığırtkanlığı yapıyor. Ondan sonra da çıkıp, 'Türkiye'de özgürlük yok, Türkiye'de diktatörlük var' diye sağda solda ağlayıp duruyorlar. Türkiye'de diktatörlük olacak, sen gazete çıkartacaksın ha?" dedi.


Başbakan Erdoğan şunları söyledi:


"Sen bu ülkenin başbakanına istediğin gibi hakaret  edeceksin, küfredeceksin, hala utanmadan sıkılmadan köşende diktatörlükten bahsedeceksin. Hukukta bunun cevabını vermek durumundasınız. Bunlar ya bu ülkenin düşmanlarıyla işbirliği halinde, bu ülkenin düşmanlarıyla ülkeyi karıştıracak kadar ihanet içinde ve 'özgürlük yok, diktatörlük var' diyorlar. Bu ülke o kadar özgür ki, demokrasi öyle bir noktada ki CHP'nin gözü dönmüş milletvekilleri polise taş bile atabiliyor. Hadi sıkıysa sen git Amerika'da polise taş at. Elini dokunduramazsın. Trafik polisi bile arabayı durdurur, durduğu anda ellerini direksiyonun üzerine koyarsın. 'Dışarı çık' dediği anda dışarı çıkarsın, ya arabaya ellerini dayarsın ya da yere yatarsın. İşin kuralı budur. Başka türlü bir şey yapamazsın. Aynı şey Batı'da. Burada taş da atıyor, küfür de ediyor. Bu milletvekili ya. Milletvekili bizim polisimize küfür ediyor. İşte televizyonlarda, sosyal medyada izlediniz."



"Ülkeme saldıranlar olduğu zaman, 'yurtta sulh cihanda sulh' diyemezsin"



Başbakan Erdoğan, CHP'yi Gazi Mustafa Kemal'in kurmasıyla her fırsatta övünenlerin, Suriye konusunda, "Bu bir haçlı harekatıdır. Buna Türkiye destek veremez. 9 asır geride kaldı" dediklerini belirterek, Gazi Mustafa Kemal'in başında olduğu Çanakkale Savaşları'nı hatırlattı.


Erdoğan, "Çanakkale'de biz neden savaştık? Orada bize saldıranlar neydi? Onlar bir haçlı harekatı değil miydi? Biz orada gençlerimiz kaybetmedik mi? Şehit vermedik mi? 10 binlerce şehidimiz yok muydu orada? Neden savaştık? Orada yurtta sulh cihanda sulh dedik mi? Kıbrıs Harekatı'nda yurtta sulh cihanda sulh dedik mi? Ülkeme saldıranlar olduğu zaman 'yurtta sulh cihanda sulh' diyemezsin" diye konuştu.


Şartları olduğu sürece, bunun güzel bir amaç olacağını, ancak o şartlar ayaklar altına alındığında bütün savunma sistemlerinin devreye gireceğini, buna "yok" denilemeyeceğini kaydeden Erdoğan, "Bu zihniyet, Kıbrıs Harekatında övüne övüne halktan oy talebinde bulunmuştur. Hatta o oyla tek başına iktidar olmanın az kalsın yolunu yakalayacaktı ama başaramadılar" ifadesini kullandı.



"90 yaşındaki partiyi eli kanlı terör örgütlerinin kuklası haline getirdiler"



Erdoğan, CHP'nin 90 yaşında olduğunu ve Cumhuriyet ile yaşıt diye övünüldüğünü ifade ederek, şu şekilde devam etti:


"Gazi Mustafa Kemal'in partisini, 90 yaşındaki partiyi, sadece birkaç sene içinde eli kanlı terör örgütlerinin, eli kanlı Türkiye düşmanı ülkelerin kuklası haline getirdiler, bunu hiç görmüyorlar. CHP'nin de, CHP'yi bir kukla haline getiren örgütlerin de, bu ülkeyi şiddete sürüklemelerine izin vermeyiz. Onlar kendi kirli gündemlerinde çabalayıp dursunlar. Onlar gitsin darbecileri ziyaret etsinler, gitsin diktatörlerin sırtını sıvazlasınlar. Biz, her ortamda, bıkmadan, yılmadan, usanmadan hakkı savunmaya devam edeceğiz. Tek başımıza da kalsak, hakkı savunacağız. Yalnız da olsak, mazlumun sesi olacak, mazlumun elini tutacağız. Hakkı daha iyi savunmak, mazluma daha çok el uzatabilmek için de, Türkiye'yi daha da büyütecek, daha da güçlendireceğiz."


Erdoğan, 2023 hedeflerine sadece 10 yıl kaldığını, çok çalışacaklarını, tuzaklara, kirli senaryolara aldırmadan sadece işlerine bakacaklarını, Kanal İstanbul'u, Marmaray'ı, metrosu, metrobüsü a'dan z'ye ulaşımıyla, alt yapı ve üst yapısı, tüm savunma sistemleriyle Türkiye'yi 2023'e çok daha farklı hazırlayacaklarını bildirdi.


"Allah'ın izniyle" başta salonda bulunanlar olmak üzere, işadamlarının, KOBİ'lerin gayretleriyle, Türkiye'yi dünyanın en büyük 10 ülkesinden biri konumuna yükselteceklerini ifade eden Erdoğan, TÜMSİAD'a, bu anlamlı buluşmaları tertip ettiği için teşekkür etti.


Başbakan Erdoğan, gerek şuradan, gerek fuardan çıkacak sonuçların ülke ve bölge için hayırlara vesile olması dileğinde bulundu.


Erdoğan konuşmasının ardından fuarın açılış kurdelesini kesti. Fuar standlarını da gezen Erdoğan'a, fuar alanı girişinde zemzem ve hurma ikramı yapıldı.


Çaykur'un stantına gelerek çay içen Erdoğan, bir süre sohbet ettikten sonra, fuar alındaki horon ekibiyle hatıra fotoğrafı çektirdi.


TÜMSİAD stantını da ziyaret eden Başbakan Erdoğan, çıkışta Turgutlu Mehteran Takımı tarafından uğurlanırken, çocuklar, Erdoğan'a mesir macunu ve kuru üzümden oluşan bir sepet takdim etti.


Mehteran takımını bir süre dinleyen Erdoğan, Turgutlu Mehteranının mazisinin çok eski, neredeyse Türk Ordu Mehteri ile eş denilebilecek bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Erdoğan, "Onun için tarihini iyi bilirim. Çünkü ben de İstanbul İmam Hatip'te, mehterandaydım. Sizleri tebrik ediyorum, kutluyorum. Turgutlu'ya bizden çok selamlar" dedi.


Başbakan Erdoğan, daha sonra Mehteran Takımı'yla hatıra fotoğrafı çektirdi.


- İstanbul

Kaynak: AA