Van'da Otel Sahibi ve Oğlunun Cinayeti

Son Güncelleme:

Van'da otel sahibi ve oğlunun öldürülmesiyle ilgili avukat ve ağabeyine müebbet hapis istemi.

Van'da geçen yıl otel sahibi ile oğlunun öldürüldüğü silahlı kavgaya ilişkin tutuklanan avukat B.K. ile ağabeyi S.K. hakkında müebbet ve 4'er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı 23 Kasım 2025'te Bahçıvan Mahallesi'ndeki bir otelde çıkan silahlı kavgada vurulan otelin sahibi Nihat ile oğlu Abdulkerim Özeler'in ölümüne ilişkin soruşturmayı tamamladı.

Van 5. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, 23 Kasım 2025'te kentteki bir otelin önünde S.K. ve avukat olan kardeşi B.K. ile otel sahibi Nihat ve oğlu Abdulkerim Özeler arasında çıkan kavgada baba ve oğlunun ölümü üzerine soruşturmanın başlatıldığı belirtildi.

Kolluk kuvvetlerince hazırlanan raporda olay yerinde 26 fişek kovanı ve 3 şarjör bulunduğu bilgisine yer verilen iddianamede, güvenlik kameralarının incelenmesi sonucu olayın nasıl yaşandığına ilişkin detaylı değerlendirmelerde bulunuldu.

Vücutlarında 15 mermi yarası tespit edildi

İddianamede yer alan Van Adli Tıp Kurumu otopsi raporunda hayatını kaybeden Abdulkerim Özeler'in vücudunda en az 13 ateşli silah ürünü giriş yarasının tespit edildiği, tek başına öldürücü nitelikte yaralanmaların bulunduğu, Nihat Özeler'in ise vücudunda 2 silah yarasının, kafatasında kırıkların olduğu ve beyin kanaması geçirdiği aktarıldı.

Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün raporunda da olay yerinde tespit edilen 26 kovandan 20'sinin sanık S.K'nin kullandığı silahtan, 6'sının da Abdulkerim Özeler'in kullandığı silahtan çıktığının tespit edildiği bildirildi.

İddianamede, cinayet mefhumunun bir insanın yaşamına son verilmesi eyleminin ötesinde toplumun dokusuna saplanmış en keskin aynalardan biri olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:

"Toplumun bu suça nasıl tepki verdiği ve onu nasıl cezalandırdığı hususlarının o toplumun adalet anlayışını, ahlaki pusulasını ve insan hayatına verdiği değeri göstermektedir. Dosyaya konu olayda eylemi gerçekleştiren şüphelilerden birinin hukuk dünyamızda kutsal sayılan savunma kurumunun başat unsuru olan avukatlık mesleğini icra eden bir kişi olması hukukun ahlaki pusulamızda net sapmaların olduğunu ortaya koymaktadır. İnsanlık tarihinin ilk cinayeti olan Kabil'in kardeşi Habil'i öldürmesi olayının yaratmış olduğu ahlaki boşluğu bugünün teknolojik ve hukuki dünyasında aradan geçen binlerce yıla rağmen toplum olarak halen tam olarak doldurabilmiş değiliz."

Görüntüleri yayınlayanlar hakkında soruşturma

Kanunlarda benzer şiddet eylemlerinin karşılığında yeterli cezaların tayin edildiğinin vurgulandığı iddianamede, "Kasten öldürme gibi ağır bir suçun karşılığında verilen hüküm, infaz aşamasında uğramış olduğu değişim nedeniyle adalet ekseninde kaymalara ve toplumda 'cezasızlık' algısının kemikleşmesine yol açmaktadır. Bu suçlara ilişkin mevcut infaz düzenlemelerinin bugünkü en büyük eksiği, suçlunun haklarını gözetirken toplumun huzur hakkının ve maktullerin yaşam hakkının kutsallığının adalet denkleminin dışında bırakılmasıdır. Bu konuda yapılacak tatmin edici düzenlemeler, biz kanun uygulayıcılar tarafından da temenni edilmektedir." ifadelerine yer verildi.

Sosyal medyada, dijital platformlarda ve televizyonlarda şiddetin her gün servis edilmesinin bireylerde duygusal yönden nasırlaşma yapabileceği değerlendirmesinde bulunulan iddianamede, "Mezkur olaya ilişkin de cinayet anını gösteren görüntülerin muhtelif dijital mecralarda yaygınlaşmasının akabinde Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yerinde refleks gösterilerek gerek toplum vicdanında gerekse maktullerin ailelerinde oluşabilecek manevi yıkımların önüne geçilmesi saikiyle gerekli soruşturma ayrıca yürütülmektedir." denildi.

Olayın gelişmesi ve sonrasında yaşanan gelişmelerin ayrıntılı olarak değerlendirildiği iddianamede, sanıklar hakkında "kasten öldürme" ve "6136 sayılı kanuna muhalefet" suçlarından müebbet ve 4'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Kaynak: AA