Vatanlarını Terk Ederken Sanatlarını Bırakamadılar

Son Güncelleme:

Rejim birliklerinin saldırıları nedeniyle ülkelerini terk etmek durumunda kalan bazı Suriyeli sanatçılar, uzun ve yorucu yolculukta eserlerini de beraberlerinde götürmeye çalışıyor

Yaşanan iç savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek durumunda kalan kimi Suriyeli sanatçılar, uzun ve yorucu yolculukta eserlerini de beraberlerinde götürmeye çalışıyor.


Son günlerde sığınmacı akının yaşandığı Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ndeki (IKBY) sınır bölgesi, Suriyelilerin dram ve sıkıntılarına ev sahipliği yaparken zaman zaman renkli görüntülere de sahne oluyor. Çocuk, genç, yaşlı ve kadınların aralarında bulunduğu sığınmacılar arasında her meslekten insanlar da bulunuyor.


Herşeylerini bırakıp canlarını kurtarmaya çalışanların yanı sıra kimi Suriyeliler de kendileri için kıymetli olan malzeme ve eşyaları da beraberlerinde taşımaya çalışıyor.


Haseke kentine bağlı Kamışlı kentinden gelen ressam Muhammed İbrahim de taşıdığı resim tablolarıyla Peşhabur Sınır Kapısı'ndan Irak'a geçti.


-"Leonardo da Vinci gibi"


İbrahim, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 saat yürüyerek Irak topraklarına geçtiğini belirtti.


Irak'a sığınırken, 50 adet tablosunu da beraberinde getirdiğini ifade eden İbrahim, "Hayatımda sahip olduğum en değerli şey tablolarımdır. Mesajlarımı, eserlerimle insanlara aktarıyorum. Bu yüzden onlarsız yapamıyorum. Beni yormalarına rağmen tablolarımı, buraya kadar getirdiğim için çok mutluyum. Bu yaptıklarım, Leonardo da Vinci'nin ünlü eseri Mona Lisa'yı bir yere giderken yanında taşımasını hatırlattı."


Ailesiyle kampa yerleştikten sonra ilk iş olarak resim sergisi açmak istediğini ifade eden İbrahim, "Hem kampta hem de Erbil'de eserlerimi bir sergiyle sanat severlere sunmak istiyorum. İnşallah bana bu fırsatı verirler" diye konuştu.


Bazı sanatçıların da eserlerini geride bırakıp başka ülkelere geçtiğini aktaran İbrahim, bu sanatçıların, yeni eserler üreterek yaşanan savaşı, acıları, vatandan kopuşu ve memleket özlemini anlatacaklarını dile getirdi.


-"O da yanında sazını getirdi"


Hasekeli Haso Abdullah da herşeyini bırakıp, sazını alıp Irak'a geçmiş.


"Bütün varını yoğunu", evini, otomobilini ve ekip biçtiği tarlasını geride bıraktığını anlatan Haso, sadece ailesini ve sazını yanına aldığını ifade ederek, "Sazım, benim herşeyim, onu çok seviyorum, 24 sene bıkmadan, usanmadan yanımda ayırmadığım sazımı orada bırakamazdım" dedi.


Ülkesinde binlerce masum çocuğun, kadın ve gencin ölümüne neden olan savaşın artık bitmesini isteyen Haso, " Müzik, silahtan daha kıymetlidir. Ancak ülkemde şuan bomba sesleri, müziği bastırıyor. Ümit ediyorum ki bomba sesleri daha fazla sürmez" şeklinde konuştu. - Duhok

Kaynak: AA