Wulff'un Türkiye Ziyareti Alman Gazetelerinde
Gazeteler Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye Ziyaretini Göç ve Uyum Tartışmaları ile Birlikte Değerlendirdi.
Almanya?da bugün yayınlanan gazeteler Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyaretini göç ve uyum tartışmaları ile birlikte değerlendirirken, Westfälische Nachrichten'de ?Wulff'un ziyareti tam bir denge oyunu? diye yazdı.
Deutche Welle, Almanya'da 3 Ekim Birleşme Günü'nde yaptığı tarihi konuşma sırasında ?İslam da Almanya'nın bir parçası? diyerek Müslüman göçmenlerin uyumu ile ilgili tartışmaları alevlendiren Wulff'un ziyaretinde vereceği mesajların merakla beklendiğini aktardı.
Alman gazetelerinden Stuttgarter Nachrichten, Almanya'da bir süreden bu yana gündemden düşmeyen göç ve uyum tartışmaları kapsamında, Cumhurbaşkanı Christian Wulff'un Türkiye ziyaretinde vereceği mesajı ele alan yorum yayınladı. Yorumda, ne Yeşiller Partili Jürgen Trittin'in, ne Hıristiyan Sosyal Birlik lideri Horst Seehofer'in sloganvari açıklamalarının ülkede aşırı sağın yayılmasına neden olduğu yönünde yaptığı uyarıların, ne de Başbakan Angela Merkel'ın çok kültürlü toplumun başarısız olduğu konuşmasının, ülkenin geleceğiyle ilgili tartışmalarda ilerleme kaydedilmesini sağlayamayacağı belirtildi. Yorumda, Wulff bu nedenle Türkiye temaslarında, ileriye bakmak için elinden geleni yapacaktır. Türkiye'yi dışlama yerine, onu Almanya'ya bağlamaya çabalayacaktır. Başarılı bir uyum şansının iki ülke açısından öneminin altını çizecektir. Bunu, uyum konusunda sağlanan ilerlemeleri inkar etmeden, başarısızlıkları ise trajik hale getirmeden, dürüst ve adil bir biçimde yapacaktır" denildi.
Neue Osnabrücker Zeitung, Cumhurbaşkanı Wulff?un Türkiye'ye Cumhurbaşkanı sıfatıyla gittiğini, ?reformları seven? olarak nitelendirilen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan hükümetinin AB üyeliği konusunda da açıklamalar yapacağını öne sürdü. Gazete, ?Burada dikkat çekici olan nokta, bu resmi ziyarette dinlerin ne kadar büyük bir rol kazanacağı. Bu çok hassas ve tartışmalı bir konu. Hassas, çünkü Türk hükümeti dini kurumlarının yardımıyla, maaşlarını devletten alan imamları Almanya'ya göndererek, Müslümanlar üzerinde çok etkili rol oynayabiliyor. Diğer yandan Türkiye'deki Hıristiyan azınlığın zor görevi nedeniyle de konu hassas. Normalde gündemin başında gelen ekonomik konular ise bu durumda geri planda kalacak" görüşlerini savundu.
Westfälische Nachrichten ise, Ankara?ya giden Almanya Cumhurbaşkanı için kırmızı halı serildiği, Almanya-Türkiye ilişkilerinin özel bir biçimde izlendiğini yazarken, ?Özellikle Almanya Cumhurbaşkanı bugün ilk kez TBMM'de konuşacaksa. Örneğin Türkiye'nin AB üyeliği ne olacak? Wulff'un ziyareti tam bir denge oyunu. Sürpizler olabilir" iddiasında bulundu
Gazetelerin yer verdiği diğer önemli konu ise Almanya'daki göç ve uyum tartışmaları ile hükümetin kalifiye eleman açığını kapatmak için, yabancı diplomaların tanınmasını kolaylaştırma girişimi. Hannoversche Allgemeine Zeitung'un yorumu şöyle:
"Federal Ekonomi Bakanı'nın vurguladığı gibi Almanya'ya göç devam etmeden ilerleme sağlanması mümkün değil. Ancak bu konuda öyle bir problem var ki, bu yasa ve yönetmelikle çözümlenebilecek gibi değil: Dünyanın dört bir yanından kalifiye yabancılar ya bize, Almanya'ya gelmek istemezse? On yıl önce Almanya yeşil kart uygulamasına başladığında, Almanya'nın kalifiye elemanlar için hiç de cazip bir ülke olmadığı ortaya çıkmıştı. Güncel göç tartışmalarının bunu daha kötüleştirmesinden endişe ediliyor."
Münih'te yayımlanan Süddeutsche Zeitung'sa, Almanya Başbakanı Angela Merkel'ın, Almanya'da çok kültürlü toplumun başarısız olduğu yönündeki açıklamalarının iç politika açısından önemini şöyle değerlendirdi:
"Almanya'daki uyum tartışmaları yurtdışında birbirine tamamen zıt, iki farklı tepki gördü: Bir tarafta Almanya'daki olumsuzluklara sevinenler, diğer tarafta ise olamaz dercesine kafa sallayıp hayal kırıklığına uğrayanlar. Eleştiren komşular, şimdi Almanya'nın ne yapmaya çalıştığı sorusunu soruyor. Sonuç olarak yakın bir tarihte seçimler yok? Başbakan Merkel darbe tehdidi içinde değil. Ülkede korkunç biçimde sürdürülen uyum tartışmalarını besleyen, yeni bir aşırı sağcı parti de yok. Neden açık: Hrıstiyan Demokrat Birlik uyum tartışmaları ile kamuoyu yoklamalarında aldığı kötü sonuçları tersine çevirmeyi istiyor. Bu kaba hitabet, Başbakan Merkel'ın sağın, ondan istenileni yerine getirdiğinin hesabı. Bu kadar basit ve ucuz. Bunu eleştiren birçok Avrupalı haklı. Ancak birçoğu ise dikkatleri kendi problemlerinden saptırmaya çalışıyor. Sarkozy, Strache ve Wilders buna sevinebilir."