Yasa dışı göç dosyası (1)
Yasa dışı göç, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yıllardır karşı karşıya olduğu, dört koldan engellemeye çalıştığı ancak bir türlü çözüm bulamadığı bir sorun olmayı sürdürüyor. Yeni bir hayat ve daha i...
Yasa dışı göç, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin yıllardır karşı karşıya olduğu, dört koldan engellemeye çalıştığı ancak bir türlü çözüm bulamadığı bir sorun olmayı sürdürüyor. Yeni bir hayat ve daha iyi yaşam şartları için canlarını tehlikeye atarak Avrupa kapılarını zorlayan genç, yaşlı, çocuk, kadın, erkek binlerce insan, çoğu zaman kendilerini umdukları değil yetinmekle zorunlu kaldıkları, farklı bir hayatta kalma mücadelesinin içinde buluyor.
AA muhabirleri, umuda yolculuğa çıkan binlerce Afrikalı ve Asyalı için giriş kapısı olan İtalya ve Yunanistan ile varılmak istenen noktalar arasında yer alan İngiltere ve Almanya'da göçmenlerin maruz kaldıkları uygulamaları ve bu ülkelerin politikalarını incelediler.
Yunanistan, göçmenlere yönelik politika ve bu politikaların uygulanması açısından üyesi olduğu Avrupa Birliği'nin bile kara listesine girmiş durumda.
Yunanistan Mülteci Forumu Başkanı Muhamedi Yunus, bu ülkeye 2001'de gelen bir isim. Yunus, "Hayatları tehlikede olan insanlar ülkelerini terk etmeye mecbur. Bu onların son tercihi. Gerek Afganistan'da gerekse Suriye'de savaşla karşı karşıya kalanlar, sadece hayatlarını kurtarmak için başka ülkelere gidiyor" diyor.
Asıl hedefin Kuzey Avrupa ülkeleri olduğunu söyleyen Yunus, "Ülkelerini terk eden bu insanların hassas bir grup içinde yer aldıklarını ve istismar kurbanı olduklarını" belirtiyor. Yunus, insan tacirlerinin ve organ mafyasının eline düşme riskiyle de karşı karşıya kalan göçmenlerin, çalışma alanlarında da durumun kötülüğüne dikkati çekiyor.
-"İstismar ediliyorlar"-
Gerekli çalışma ve ikamet izni olmayan göçmenlerin, ucuz iş gücü olarak istismar edilmeleri bir yana çoğu zaman iş bitiminde gündelik veya maaşlarını alamadıklarını kaydeden Yunus, "Ancak tutuklanıp sınır dışı edilme korkusuyla polise de herhangi bir şikayette bulunamıyorlar" diye konuştu.
"Suriye'deki duruma bakın, bir bomba patladığında insanlar o an, Yunanistan'da bir duvar örüldü ve gitmeyeyim diye düşünmez, gitmeye mecbur kaldıkları için geliyorlar; gerçek budur" diyen Yunus, ülkedeki iltica sisteminin hiçbir zaman çalışmadığına dikkati çekiyor.
-Devlet için resmen var olmayan kitle-
Göçmenlerin insan hakları ve Yunan toplumuna entegre olmaları için 2008'te kurulan ASANTE örgütünün başındaki Kenyalı Nikodimos Kinua da "Yunanistan son yıllarda hiç iltica hakkı vermiyordu. Bazı dönemlerde 5 yıl içinde bir ya da iki kişiye bu statüyü tanıdığı oldu" dedi.
Göçmenler Forumu Koordinatörü Ahmet Muavia, yasa dışı göçmenlerin kuzeye doğru gitmek isteseler de ilk girişi noktası Yunanistan olanların AB kuralları çerçevesinde yine Yunanistan'a gönderildiğini vurgulayarak "Bu nedenle de kimliksiz yaşayan ve devlet için resmen var olmayan bir kitle oluşuyor. Bu insanların ihtiyaçları devlet tarafından karşılanmadığı gibi gerekli destek de verilmiyor" diye konuştu.
-"Ucuza çalıştırılıyorlar"-
Göçmen kabul kamplarında yüzlerce, binlerce insan olduğunu ve bu kamplarda kalma süresinin 90 günden 18 aya çıktığına işaret eden Muavi, "Kamplardan sonra ne yapılacağı konusunda kimsenin, devletin bile bir fikri yok" diyor.
Yasal göçmenlerin normalden yüzde 30 daha ucuza çalıştırıldığı, hatta yasal olma çabaları çerçevesinde bazen sigortalarını bile kendilerinin ödedikleri de Muavi'nin altını çizdiği unsurlar arasında yer aldı.
(Sürecek)