Yasadışı Dinleme Davasında Mahkeme Salonunda Tebligat (2)
Sanıklar İFADE VERMEYİ SÜRDÜRDÜ İzmir 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde öğleden sonra başlayan oturumda ifade veren sanık Mikail Yüce, 70 gün önce açığa alındığını, maaşının üçte birine düşürüldüğünü, bir devlet memuru olarak nasıl geçineceğini bilemediğini, mağdur edildiğini, kanunsuz yöntemlerle hakim karşısına çıkarıldığını, tarafına atfedilen suçlamaların tamamen görev tanımı ve yasal sınırlar çerçevesinde yürüttüğü çalışmalar olduğunu savundu.
Sanıklar İFADE VERMEYİ SÜRDÜRDÜ
İzmir 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde öğleden sonra başlayan oturumda ifade veren sanık Mikail Yüce, 70 gün önce açığa alındığını, maaşının üçte birine düşürüldüğünü, bir devlet memuru olarak nasıl geçineceğini bilemediğini, mağdur edildiğini, kanunsuz yöntemlerle hakim karşısına çıkarıldığını, tarafına atfedilen suçlamaların tamamen görev tanımı ve yasal sınırlar çerçevesinde yürüttüğü çalışmalar olduğunu savundu.
Yüce'nin avukatı Mehmet Şener Özterzi de, örgütün ne olduğuna dair hiçbir somut delil bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği gibi somut delillere dayanmayan şüphe üzerine böyle bir yargılamanın yapılayacağını, davanın görülme yerinin ağır ceza mahkemesi değil, asliye ceza mahkemesi olduğunu, bu nedenle görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini söyledi.
'EL KAİDE ÇALIŞMASINA TAŞ KOYDULAR'
Sanık Muhammed Suad Çelen de yaptıkları dinlemelerin hepsinin usule uygun olduğunu ve hakim kararıyla yapıldığını, bu çalışmalarla ilgili herhangi bir menfaat elde etmesinin mümkün olmadığını belirterek şunları söyledi:
"Adana'daki TIR'lar durdurulduktan sonra İstihbarat Daire Başkanlığı, 'El Kaide ile ilgili denetim yapmayacaksınız' demiş ve dinleme yapmamızı engellemiştir. İsteklerimiz hakim karşısına bile çıkmadı. El Kaide ile ilgili yapılan dinlemeler bir şekilde engellendiği için Niğde'de bir polisimiz şehit edilmiştir. Bu El Kaide üyesi 'kafir öldürülmüştür' demiştir. Hepimiz El Kaide militanları için hedefiz. Ben görevden uzaklaştırıldım, silahıma el konuldu. Yani, her türlü hedefe açığım. HSBC ve sinagog saldırıları hafızalardayken, ben El Kaide ilgili elbette çalışma yapacağım."
'IŞİD İLE O ZAMAN DOSTTUK'
Yapılan aramalarda hiçbir suç unsuruna rastlanamadığını, kendi evinde de rastlanamayacağını, ne zaman isterlerse gelip arayabileceklerini belirten Çelen şöyle devam etti:
" Diyarbakır'da İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görev yapan polis memuru şehit edildi. Bu eylemleri yapanları engellemekle görevli memur şehit edildi. Devlet bu görevi yapan memuru koruyamaz hale geldi. İstihbarat Daire Başkanı'nın tek bir talimatıyla dinleme yapılırdı ve bu eylem yaşanmazdı, o polis memuru şehit edilmezdi. Gerekirse bütün Diyarbakır dinlenir ve o eylem engellenirdi."
Avukatı Ali Aksoy, müvekkilinin çekindiği için söyleyemediğini, ama yargılanmasının asıl sebebinin IŞİD'le alakalı yaptığı çalışmalardan kaynaklandığını öne sürerek, "İstihbarat Daire Başkanı IŞİD ile ilgili çalışma yürütülmesini engelledi. Neden? IŞİD militanları deşifre olmasın diye. Şimdi IŞİD ile ara bozuldu, o zaman dosttuk. IŞİD istese tüm hakim, savcı, emniyet görevlerini şehit eder mi, eder. Ülkemizin nasıl bir tehlikede olduğunu kimse anlamış değil."
YILDA BEŞ BİN EVRAK GELİYOR
Sanıklardan Mustafa Edip Çakmak ise hakkındaki suçlamaların tamamını reddettiğini söyledi. Yasal görevini yerine getirdiğini belirten Çakmak, "Parafım ve imzam olan evrakları hatırlamıyorum, ne görülmüşse o şekilde bilgi notu hazırlanmıştır. 2010 -2013 tarihlerinde organize büroda çalıştım. Yılda 5 bin evrak geliyordu, bunlardan 3- 5 tanesini hatırlamam mümkün değil. Tüm işlemler yasaldır. Beraatimi talep ediyorum" dedi.