Mustafa Dinç:"İthal Et, İslami Usüllere Uygun Kesilmıyor"

Son Güncelleme:

Tükeciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Dinç, İthal Edilecek Olan Karkas Etlerin İslami Usüllere Uygun Kesilmediğini İleri Sürdü.

Dinç, büyükbaş hayvanların, domuzlarla aynı mezbahane de kesim yapıldığını belirterek, "Domuz ve diğer hayvanlar aynı testere ile kesiliyor. Aynı askıya asılıyor ve aynı makinalardan geçiyor. Bunların tamamen dezenfekte edildiğini düşünmemiz zor. Bir önceki gün domuz takılı bir çengele ertesi gün inek takılıp aynı makinalarda parçalanarak Türkiye'ye getirilmesinin helal olduğunu düşünmüyoruz" dedi.


Türkiye'deki et sıkıntısından dolayı ilk olarak canlı hayvan ihracatı yapıldığına dikkat çeken Mustafa Dinç, daha sonra karkas etinde ithal edilmeye başlandığını söyledi. Dinç, "Bu Türkiye için tehlikeli bir durum. Bildiğiniz gibi Avrup'da deli dana hastalığı var ve hastalık hala bitmedi. Türkiye, Avrupa Birliği'ne vermiş olduğu karkas et ithalatı taahhüdünü yerine getirmek için böyle bir yola gitti. Fakat bu Türk halkının, hem sağlığını, hem de dini inançları yönünden uygun değil. Deli dana hastalığının kuluçka dönemi oldukça uzun olan ve hastalıklı eti yedikten 5 yıl sonra ortaya çıkan bir hastalık. Şu an da tedavisi olmayan bir hastalık. Avrupa'da henüz bu hastalığın kökü kurutulmamışken karkas et ithalatının yapılmasını yanlış buluyoruz." dedi.


İthal edilen karkas etlerin Avrupa'daki mezbahalarda kesilerek ülkemize getirildiğini ifade eden Mustafa Dinç, şunları söyledi: "Orada domuz ve diğer hayvanlar aynı testere ile kesiliyor. Aynı askıya asılıyor ve aynı makinalardan geçiyor. Bunların tamamen dezenfekte edildiğini düşünmemiz zor. Bir önceki gün domuz takılı bir çengele ertesi gün inek takılıp aynı makinalarda parçalanarak Türkiye'ye getirilmesinin helal olduğunu düşünmüyoruz. Kaldı ki, bu ithalatı yapan firmaların bu konuda hassasiyetlerinin olduğu kamuoyuna yansımış değil. Belki de et piyasasındaki fiyatların yükselmesine sebep olan bu firmalar, şu an da ithal et sektörüne yönelmiş durumdalar. Bulgaristan'da, Macaristan'da, Almanya'da, Hollanda'da kesilen bu sığırların müslüman kasaplar tarafından tamamen hijyenik ortamlarda kesildiğini düşünmemiz zor."


Kesim yapılan hayvanların şoklandıktan sonra kesiminin yapıldığını belirten Mustafa Dinç, "Halbu ki o şoklamadan sonra hayvanların dayanıklılık dereceleri farklı olduğu için bazı hayvanlar sağ olsa bile bazılarının ölmüş olma ihtimali vardır. Bu şoklamadan sonra hayvanlar kesilerek parçalanıyor. Bu da yine islami kesim usulü değil. Çünkü hayvanın kesim anında bilincinin açık olması lazım ki kanını tam olarak boşaltabilsin. Kan müslümanlara haram bir gıda maddesidir. Ölü hayvanda bu kanın kendiliğinden boşalması mümkün değil. Orada kestikten sonra bir hortum takarak komprasör aracılığıyla hayvandan çekiyorlar. Dolayısıyla bunların sistemlerinin bizim sistemlerimize zaten uygun olmadığı başından belli." dedi.

Kaynak: DHA