Divan Kurulunda Duygulu Anlar

Son Güncelleme:

Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Nihat Özdemir, şike soruşturmasının haklı başarılarına gölge düşürdüğünü söyledi.

Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Nihat Özdemir, şike soruşturması kapsamında gelinen noktada, yapılan haksızlıkların, haklı başarılarına gölge düşürdüğünü söyledi.


Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda yönetim kurulu adına söz alan Nihat Özdemir, "Başkanımız Sayın Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu üyelerimiz adına sizleri saygıyla selamlıyorum" diye başladığı konuşmasında gözaltında olan kulüp başkanı Yıldırım ve yöneticilere değinerek, şöyle devam etti:


"Bugün aslında sizlerin huzuruna futboldaki ve amatör şubelerimizdeki şampiyonluklarımızı konuşmak, kulübümüzün bu başarılardaki alın terini, Türk sporunun ileri gitmesi yönündeki çabalarımızı, yetiştirdiğimiz şampiyonları anlatmak için çıkacaktık. Ancak hepimizin yakından takip ettiği gibi başkanımız Aziz Yıldırım, asbaşkanlarımız Şekip Mosturoğlu, İlhan Ekşioğlu, mali işler müdürümüz Tamer Yelkovan ve altyapı koordinatörümüz Cemil Turan'ın hiç hak etmedikleri suçlamalarla göz altına alınmaları hepimizi derinden yaralamış ve geldiğimiz noktada yapılan bu haksızlıklar haklı başarılarımıza gölge düşürmüştür. Ümidimiz, başkanımız ve diğer arkadaşlarımızın bu hukuki süreçten en kısa sürede, aklanarak çıkmaları ve burada bizimle olmalarıdır. "


DİVan KURULU'NDAN GÖRÜLMEMİŞ FOTOLAR BURADA! TIKLAYIN...


-"YARGI SÜRECİNE SAYGIMIZ SONSUZ"-


Nihat Özdemir, yargı sürecine olan saygılarının sonsuz olduğunu ifade ederek, "Bu yaklaşımımız ortadadır. Bu nedenle, buradan yargı sürecine dair herhangi bir açıklama yapmayı uygun bulmuyoruz, kaldı ki avukatlarımız zaten süreci yakinen, an be an takip etmektedirler" dedi.


Ancak bu noktada, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) nezdinde yürütülen süreç ile alakalı birkaç noktaya değinmek lüzumu bulunduğunu anlatan Özdemir, şunları söyledi:

"TFF bu süreci kendi düzenlemelerine uygun bir şekilde yürütmek yasal zorunluluğu altındadır. Bu açıdan, değerlendirildiğinde asıl mesele, ne kadar kısa bir sürede karar verileceği değil, verilecek kararın adil bir yargılama neticesi olarak hukuka ve hakkaniyete uygun bir şekilde çıkıp çıkmayacağıdır. Süreç içerisinde kişi ve kurumları gereksiz bir aceleyle yanlış karar almaya yönelten her türlü yorumdan ve değerlendirmeden başta futbol ailesinin fertleri ve basın olmak üzere herkesin kaçınması gerekmektedir. Bu noktada, bazı odaklar tarafından, Futbol Federasyonu'nun engizisyon mahkemeleri gibi çalışmasını ve herhangi bir delil ve belgeye dayanmadan, başarılarla dolu 104 yıllık geçmişe sahip kulübümüz aleyhinde karar almasını temenni etmek, en temel hukuk prensiplerinden biri olan 'savunma hakkının ihlali' olacağı aşikardır. "


-"İLGİLİLERİ HUKUKA RİAYET ETMEYE DAVET EDİYORUZ"-


TFF'ye ilişkin açıklamalarını sürdüren Özdemir, "Fenerbahçe Spor Kulübü olarak, soruşturmaya ilişkin tüm bilgi ve belgeler federasyon ile paylaşılmadıkça, kimin hangi suçla suçlandığı somut bir şekilde gözler önüne serilmedikçe ve bu konuda savunma yapma imkanı ilgililere tanınıp kimin suçlu kimin suçsuz olduğu net bir şekilde ortaya çıkmadıkça sürecin hukuken doğru yürümemiş sayılacağı kanaatindeyiz ve bu vesileyle ilgilileri hukuka riayet etmeye davet ediyoruz" diye konuştu.


Nihat Özdemir, yargı sürecinin devam ettiğine işaret ederek, "Her açıklamamızda, yargı sürecinin devam ettiğine vurgu yaptık ve medya yoluyla yargıyı ve federasyonu etkileme hevesinde olanlara, yargısız infazın baş aktörleri olmaya soyunanlara ve popülizmle günü kurtarmaya çalışanlara karşı tepkimizi dile getirdik" dedi.


Kulüp başkan vekili Özdemir, yaşanan bu olayların özellikle medyadaki bir takım isimler tarafından kasıtlı bir şekilde yanlış yerlere çekildiğini savunup, çeşitli çevrelerden yapılan sorumsuz açıklamaların, başta masumiyet karinesi olmak üzere hukukun temel pek çok prensibini ayaklar altına aldığını savunarak, "Savunma hakkı ve adil yargılanma gibi temel hukuk prensiplerine zarar vererek, kamuoyunu ve özellikle Türkiye Futbol Federasyonunu da etkilemiştir. Kulübümüz yaptığı tüm açıklamalarda bu yasa dışı gelişmelere dikkat çekmiş ve tüm tarafları sağduyuya davet etmiştir" ifadesini kullandı.


-UEFA'NIN KONUYA BAKIŞI-


Nihat Özdemir, TFF'nin, UEFA ile olan görüşmelerine de değinerek, şöyle devam etti:

"UEFA, başkanımız Sayın Aziz Yıldırım'ın ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın, yargı sürecinde mahkum olmadıkları sürece, herhangi bir ön yargı oluşturulmaması ve kulübümüzün, Şampiyonlar Ligi'ne ve Türkiye liglerine devam etmesi gerektiği görüşünü savunmuştur. UEFA, aynı zamanda ilk günden beri tüm açıklamalarında masumiyet karinesi ilkesine dikkat çekmiştir. Temennimiz ve beklentimiz TFF'nin de bu doğrultuda en doğru kararı almasıdır. "


-"YARGISIZ İNFAZCILAR İNSAN İÇİNE ÇIKAMAYACAK"-


Nihat Özdemir, TFF'nin çok önemli bir misyonunun daha bulunduğunu anlatarak, şöyle dedi:


"O da, medyayı ve camiaları içine çekilmek istenen karmaşadan koruyup, bu durumun daha büyük bir kaosa dönüşmesini önlemektir. Bu yalnızca TFF'nin elindedir. Sadece futbolda değil, pek çok branşta ülke sporunun gelişimini engelleyecek, uluslararası arenada ülke itibarını zedeleyecek, kendi kendimize zarar verecek söylemlerden ve bilinçli bilgi kirliliğinden artık vazgeçilmelidir. Tekrar söylüyorum, şimdi hukuki sürecin tamamlanmasını hep birlikte bekleyeceğiz. Türk adaletine güvenimiz sonsuzdur. En sonunda da hak yerini bulacak, kulübümüz aklanacak ve yargısız infazcılar insan içine çıkamayacak duruma gelecektir. "


-"BAŞKANIMIZ İLK KEZ TOPLANTIYA KATILAMIYOR"-


Özdemir, Aziz Yıldırım'ın 13 yıllık başkanlık döneminde ilk kez bir Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda bulunamadığını belirterek, Aziz Yıldırım'ın "Bir Farkla" başlığıyla yazdığı mektuptan alıntılar yaptı.


Fenerbahçe Kulübü'nün, 9 branşta, 2000'e yakın lisanslı sporcusu, 700 civarında personeli ile Türk sporunun lokomotifi olduğunu bildiren Özdemir, şu ifadeleri kullandı:


"Biz bunun bir parçası olmaktan gurur duyduk ve daima da gurur duyacağız. Biz Fenerbahçe olarak, 2010-2011 sezonuna, bir tek sezona 389 altın, 221 gümüş, 194 bronz madalya sığdırdık. Biz Fenerbahçe olarak, bir sezona, 34 Türkiye şampiyonluğu, 9 Türkiye ikinciliği, 6 Türkiye üçüncülüğü, 1 Dünya şampiyonluğu, 1 Balkan şampiyonluğu, 5 Avrupa şampiyonluğu, 6 Avrupa üçüncülüğü, 3 Avrupa ikinciliği, 3 İstanbul şampiyonluğu, 2 İstanbul ikinciliği sığdırdık. Bu olağanüstü zaferler, alın teriyle, emekle, sabırla, sistemle kazanıldı. Hepsi, dünyanın her bir yanındaki her bir Fenerbahçelinin emeğidir, haklı gururudur. Buna şüpheyle bakmak, bu büyüklüğü görmezden gelmek affedilemez bir insafsızlık olur. "


-"ALNIMIZ AK, BAŞIMIZ DİKTİR"-


Nihat Özdemir, sadece Fenerbahçelilerin değil, 2010-2011 sezonu şampiyonluk yarışının bir parçası olan tüm sporseverlerin, o günleri, o maçları hatırlaması gerektiğine de dikkati çekerek, "Arkadaşlar, biz 2010-2011 futbol sezonunu sahada yaşadık. Son dakikalara kadar gidip gelen maçlarda yüreğimiz ağzımıza geldi. Hocamızın ve futbolcularımızın ilk günden itibaren söyledikleri gibi tüm maçları alın terimizle kazandık. Kimse bize başka bir şey anlatmasın. Bizim alnımız aktır, başımız diktir" diye konuştu.

En büyük delilin kıran kırana geçen maçlar olduğunu vurgulayan Özdemir, "Delilse en büyük delil, milyonların izlediği kıran kırana geçen maçlar, delilse en büyük delil, uzatma dakikalarında kale sahamızda gol arayan rakip kaleciler, delilse en büyük delil, Fenerbahçe'ye gol attıktan sonra korner direğini tekmeleyen futbolculardır. En büyük delil alın terimizdir" dedi.


-"FIRSATÇILIKLA GÖLGE DÜŞÜRMEYE ÇALIŞANLARA... "-


Spor Toto Süper Lig'de geride kalan sezonun ikinci yarısında 17 maçta 16 galibiyet almalarıyla ilgili yapılan spekülasyonlara da değinen Özdemir, "17'de 16'lık galibiyet serimize bugün büyük bir fırsatçılıkla gölge düşürmek isteyenlere de en büyük kanıtımız, yine kendileriyle oynadığımız ve kazandığımız maçlardır" ifadesini kullandı.


-TARAFTARLARA DA SESLENDİ-


Konuşmasında Fenerbahçeli taraftarlara da seslenen Özdemir, şöyle devam etti:


"Fenerbahçe sahipsiz değildir. Fenerbahçe'nin haysiyeti hepimizin haysiyetidir. Bugün karşınızda her şeyden önce onuru için yaşayan, gönlünü aklıyla birlikte sarı laciverte bağlamış Fenerbahçe sevdalıları olarak bulunuyoruz. Atılan bir gole sevinen, yenilen bir gole üzülen tüm Fenerbahçe taraftarları gibi. Tribünde hiç tanımadığı bir insana sevinçle sımsıkı sarılan yeri geldiğinde beraberce gözyaşı döken ortak noktası Fenerbahçelilik ruhu olan taraftarlar gibi. Camiamızın hakkını hukuk çerçevesinde arayacağız ve hukuki tüm yolları seferber ederek, hakkımız ne ise sonuna kadar takipçisi olacağız. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın. Fenerbahçe çalışmaya devam ediyor. Sporcusundan doktoruna, yöneticisinden malzemecisine kadar. Bir asırdır nasıl çalışıyorsa şimdi de öyle çalışıyor. Bundan hiç kimsenin zerre kadar şüphesi olmasın. Bizim en değerli varlığımız onurumuz, en büyük sevgimiz Fenerbahçe'dir. Bunu herkes duysun. Tüm Türkiye bilsin. Kimse unutmasın. Bugün karşınıza onuru için yaşayan Fenerbahçe Yönetim Kurulu olarak çıktık. Bugün karşınıza onuru için yaşayan birer Fenerbahçe taraftarı olarak çıktık. Bugün karşınıza onuruyla var olan Fenerbahçe Spor Kulübü adına çıktık. Çok iyi biliyoruz, Fenerbahçe'yi Fenerbahçe yapan en önemli değeri, yani taraftarı kulübünün her zaman yanındadır. Biz de sonuna dek onların yanındayız. "


-104 YILLIK KOCA ÇINAR-


"Fenerbahçe bir günde kurulmadı, bir günde de yıkılmaz" diyen Özdemir, "Fenerbahçe ne bir günde yok edilir, ne de Fenerbahçe gibi bir kulüp 100 yıl daha geçse yeniden oluşturulabilinir" dedi.


104 yıllık koca bir çınar olan Fenerbahçe'nin dimdik ayakta olduğunu belirten Özdemir, şöyle konuştu:


"Camiamızın tüm fertleri, dünyada eşine az rastlanabilecek bir dayanışma ruhuyla tek yürek olarak hareket etmekte ve bu kulübün eşsiz gücünü dosta düşmana en güzel şekilde göstermektedir. Topuk Yaylası'na annesinin kucağında gelen 10 aylık bebek hepimizi duygulandırmış, geleceğimizin de emin ellerde olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Sizlerden ricamız, desteklerinizi her zaman olduğu gibi bugün de bizlere hissettirmenizdir. Bugünleri hep birlikte, tek vücut olarak aşacağımıza inanıyoruz. Gün birlik ve beraberlik günüdür, safları sıklaştıralım, kulübümüze zarar vermek isteyenlere tek yumruk halinde karşı çıkalım. "


-ÖZDEMİR'İN GÖZ YAŞLARI-


Konuşmasının sonuna doğru duygulanan kulüp başkan vekili Nihat Özdemir, "Son söz olarak, tarihe buradan not düşmek istiyorum. Sevgili Fenerbahçe taraftarları, sevgili üyelerimiz, gönlünüz rahat olsun. Her şey gelir, her şey geçer, Fenerbahçe sonsuza dek kalır" dedikten sonra gözyaşlarına engel olamadı.


Bu sırada, Yüksek Divan Kurulu üyeleri ayağa kalkarak Nihat Özdemir'i uzun süre alkışlarken, bazı üyelerin de ağladıkları gözlendi.


Özdemir, teşekkür ettikten sonra dışarı çıktı ve hava aldıktan sonra salona yeniden döndü.


Fenerbahçe Kulübü'nün eski yöneticisi Vefa Küçük, şike iddialarına yönelik soruşturma sürecinde sıkıntılı günler geçiren camianın birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini söyledi.

Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri'nde gerçekleştirilen Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda söz alan eski yönetici Küçük, konuşmasında oldukça duygulu anlar yaşadı, zaman zaman da sesi titredi.


Konuşmasına, "Bugün Fenerbahçemizin birlik ve beraberlik günü" diye Küçük, "Hislerimizi açıklarken gözlerimizdeki yaşa engel olamayabiliriz. Ancak bugün sakin olmamız gereken camiamıza ve taraftarlarımıza sükunet tavsiye eden bir davranış ve ifade içinde olmamız gerekir" ifadesini kullandı.


Şike soruşturması kapsamında tutuklanan kulüp başkanı Aziz Yıldırım ile 1997-1998 sezonunda başkanlık yarışı yaptığını, Yıldırım kazandıktan sonra bir Fenerbahçeli olarak başkanı ve yönetimi desteklediğini hatırlatan Küçük, "Bugün de hukuki anlamda zor ve sıkıntılı günlerde eskiden olduğu gibi ben desteğimi veriyorum ve sonuna kadar onların masum olduğuna inanıyorum. Bugün hepimize düşen görev, geçmişi unutup bugünkü durumu değerlendirip, onları Fenerbahçe sevgisiyle kucaklamamız gerekir" dedi.


Küçük, mevcut yönetim kurulunun görevlerini candan ve sevgiyle sürdürdüğünü, tutuklu bulunan başkan ve yöneticilere sahip çıktığını belirterek, buna rağmen yönetim kuruluna bir görev düştüğünü söyledi.


Küçük, "Hukukçularla, hem taraftarları, hem kulüp üyelerini aydınlatmalı, hem de medya önünde savunma yapılmalı. Sadece haksızlığa uğradığımızı söyleyerek kendimizi adaletin önünde veya toplum önünde haklı çıkaramayız. Yönetim kurulumuzun kulübümüzdeki hukukçulara avukatlara yer vermesi lazım" ifadesini kullandı.


Başkan Yıldırım'ın avukatı Faik Işık'ın son dönemde, Yıldırım'ı savunmak adına yaptığı konuşmalarda, kulübün manevi şahsiyetini sarsan, belki de başkanı da zor duruma düşürecek beyanlar da bulunduğunu savunan Küçük, "Biz başkanımızı savunma mecburiyetindeyiz. Kulübümüzü seviyorsak başkanımızı da sevmek mecburiyetindeyiz. Yaptığı konuşmalar kongre üyelerimizi, taraftarlarımızı da tahrik edici konuşmalardır. Bundan o avukatın kaçınması lazım" dedi.


Avukat Işık'ın, özel yöntemle kulüp üyeliğine kabul edilmiş kişiler konusundaki ifadeleriyle ilgili olarak Küçük, "Bu insanlara biz canımız sıkıldığı zaman, canımız yandığımız zaman 'Biz sizi bedava üye yaptık' dememeliyiz. Eğer bedava bilet vermişsek, 'Biz size beleş bilet verdik' dememeliyiz. Bunlar bizim manevi şahsiyetimizi zedeler. Toplumda bize olan güveni sarsar" diye konuştu.


-ÖNERİ KABUL EDİLDİ-


Yüksek Divan Kurulu Üyesi Dr. K. Teoman Fanusçu, Aziz Yıldırım'ın heykelinin dikilmesi önerisinde bulundu. Divan Başkanlığı'nın yaptığı oylamayla kabul edilen öneri, yönetim kuruluna iletilecek.

Divan kurulu üyesi Fanusçu, Divan Başkanlığı'na verdiği dilekçede, en kısa sürede uzmanların da uygun bulacağı bir yerde, kulüp başkanı Yıldırım'ın heykelinin dikilmesi ve camiaya yazdığı mektubun da heykelin içeriğinde yer alması önerisini yaptı.


-DESTEK MESAJLARI-


Eski futbolcu ve Yüksek Divan Kurulu Üyesi Ogün Altıparmak, göz yaşlarını tutamadığı konuşmasında, Aziz Yıldırım'ın 1 milyon üye vasiyetini yerine getirme çağrısında bulunduğu konuşmasında, "O maddi gücü sağlamamız için hep beraber el ele verelim. Var mı bir senede bu kadar kupa alan kulüp. Fenerbahçe çok büyüktür, hiçbir zaman yere düşmeyecektir" dedi.


Eski yöneticilerden Işık Eyigüngör de 104 yıllık bir çınar olan Fenerbahçe Kulübü'nü 20 gündür gelişen olayların zorladığını, zorlanmaması için birlik ve beraberlik içinde hareket etmek gerektiğini ifade ederek, "Kırgınlıklarımız varsa bu kırgınlıkların rafa kalkıp birlik ve beraberlik içinde bu yolu açmamız lazım" mesajını verdi.


Eski yöneticilerden Rahmi Eyüboğlu ise bir kriz yönetiminin kurulmasını isteyerek, "Eski başkan ve yöneticilerden oluşan, kongre üyelerinin bir araya geldiği, akıl akıldan üstündür, ilginç fikirlerin güzel fikirlerin ortaya atılacağı bir yol çizilmesini istiyorum. Altı aylık bir süreç var ve üzerimize yakıştırılan bir leke var. Çocuklarımızı bundan nasıl koruyacağız, nasıl kurtaracağız bunları kurtarmamız lazım" diye konuştu.


Mali genel kurul toplantısında kulübün hesaplarına yönelik eleştirileri nedeniyle Aziz Yıldırım ile tartışan eski yönetici Hulusi Belgü'nün destek mesajı da alkışla karşılandı. Belgü, yaptığı konuşmada, yönetim kurulu masasına dönerek, "Her zaman emrinizdeyiz, üzerimize ne vazife düşüyorsa yanınızda olduğumuzu, maddi manevi belirtmek istiyoruz" dedi.

Yüksek Divan Kurulu Üyesi Lütfi Tomuş da, bir kriz yönetimi oluşturulması fikrine katıldığını ifade ederek, "Yönetimin yükü ağır. Saatlerce toplanıyorlar. Bir danışma kurulu mutlaka olmalıdır. Bu kulübün faydasınadır" ifadesini kullandı.


-DENETLEME KURULU RAPORU-


Fenerbahçe Kulübü Denetleme Kurulu, toplantıda yaptığı açıklamada 30 Haziran 2011 tarihli hesapların durumu hakkında bilgiler verdi.


Kulübün, yılın ilk 6 aylık dönemi içinde 390 milyon 537 bin 483 lira gelir elde ettiğini, 324 milyon 629 bin 810 lira gider yaptığını ve 65 milyon 907 bin 673 lira gelir fazlası oluştuğunu açıkladı.


Kulübün borçlar toplamının 364 milyon 235 bin 96 lira, alacaklar toplamının ise 117 milyon 115 bin 238 lira olduğu ifade edilirken, netleştirme yapıldığında aradaki farkın 247 milyon 119 bin 858 lira olduğu kaydedildi.


Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay, kulübün gelir fazlasına dikkati çekerek, ekonomik durumunun iyi olduğunu, 3 ay önceki toplantıda 268 milyon lira olarak açıklanan borcun bu kez 247 milyon liraya düştüğünü belirtti.


Bu arada, Yüksel Günay, konuşma için söz alan üyelerin medyaya yönelik eleştirilerine sık sık müdahale ederek, basın mensuplarına yönelik tepki oluşmamasını sağladı.


Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Nihat Özdemir, Fenerbahçe'yi kimsenin yok edemeyeceğini söyledi.


Nihat Özdemir, Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nın sonunda söz alarak, üyelere destekleri nedeniyle teşekkür etti.


Özdemir, toplantıya 554 üyenin katıldığını belirterek, "Bu 554 değerli üyenin burada sergilemiş oldukları duruştan dolayı, tüm yönetim kurulu üyeleri adına hepinize teşekkür ediyor, şükranlarımızı sunuyoruz" dedi.


"Bizi kimse yok edemez. Kafamızı koparsalar da kollarımızı koparsalar da gövdemiz sağlamdır. O gövdeden yine kollarımız, yine kafamız çıkar" diyen Özdemir, bu ifadelerin yönetim kurulu üyesi Cihan Kamer'e ait olduğunu söyledi.


Eski yöneticilerden Vefa Küçük'ün, geçmişte bir oy farkla Aziz Yıldırım'a seçimi kaybettiğini hatırlatan Özdemir, "Ben Ali Şen döneminde yöneticiyken, Vefa Küçük başkan vekilimdi. Birçok şeyi ondan öğrendim. O günlerden bugüne üstüne çok şey koyduğunu gördüm. Kendisine canı gönülden teşekkür ediyorum. Büyüklüğünü bugünkü konuşmasında gösterdi. Sağol, varol" diye konuştu.


-AVRASYA MARATONU TEKLİFİNE DESTEK-


Kongre üyesi Osman Atakan Tekin'in 16 Ekim'de düzenlenecek Avrasya Maratonu'nda yürüme teklifini de değerlendiren Özdemir, "16 Ekim'deki yürüyüş gerçekten önemli. Yapalım, Fenerbahçeliliğimizi gösterelim. Yönetim olarak destekliyoruz. Ben de yürüyüşü çok severim. Beraber yürüyeceğiz inşallah" dedi.


Fenerbahçe'nin başına gelen olayın 3 Temmuz'da gerçekleştiğini hatırlatan Özdemir, "9 Temmuz'da basın toplantısı yaptık. Durum değerlendirmesi yaptık, avukatlarla görüştük ve 9 Temmuz'da basın toplantısı yapmanın uygun olduğuna karar verdik" diye konuştu.


-"KONTENJAN ÜYELERİMİZ DESTEK VERDİLER"-


Kulübün kontenjan üyeleriyle ilgili yapılan konuşmalardan rahatsız olduklarını belirten Nihat Özdemir, şöyle konuştu:


"Başımız belaya girdiği dakikadan bu dakikaya kadar, kontenjan üyemiz olan milletvekillerimiz, emniyet müdürlerimiz, başsavcılarımız, savcılarımız, hakimlerimiz hepsi aradılar, hepsi yanımızda olduklarını ifade ettiler. Devletin hangi kademesinde olursa olsun kime müracaat ettiysek en geç bir saat içinde randevumuza cevap verdiler. Gittik onlarla basına intikal etmeyen bir şekilde dertlerimizi anlattık, desteklerini aldık. Bundan şüpheniz olmasın. "


-BAŞKAN YILDIRIM'I ALKIŞLADILAR-


Toplantının ardından Yüksek Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay'ın isteğiyle üyeler ayağa kalkarak, kulüp başkanı Aziz Yıldırım'ı alkışladı.


Bu arada, toplantının sona ermesinin ardından basın mensuplarının, amatör şubelerde küçülmeye gidileceği yönünde bir karar alıp almadıkları sorusuna Nihat Özdemir, "Böyle bir şey yok" yanıtını verdi.


%%EMBEDVIDEO_451%%


%%EMBEDVIDEO_453%%

Kaynak: Haberler.Com