10 Aralık İnsan Hakları Günü
Bartın Valisi Nusret Dirim ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Bartın Valisi Nusret Dirim ve AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla mesaj yayımladı.
Vali Dirim, mesajında, tüm insanların dil, din, ırk, cins ve yaş gibi farklılıklarıyla doğuştan ve eşit bir şekilde sahip oldukları hak ve özgürlükleri teminat altına alan ve 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 69. yıl dönümünün kutlandığını anımsattı.
94 yıl önce kurulan Cumhuriyet ile birlikte çağdaş dünyanın onurlu bir üyesi olma yürüyüşünde emin adımlarla ilerleyen Türkiye'nin de, birey, kurum ve devlet ilişkilerini evrensel boyutta düzenleyen bu bildirgenin de altına ilk imza atan ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Dirim, "Bu çerçevede, devlet ve millet olarak insan hak ve özgürlüklerini benimseyerek sahip olduğumuz farklılıkları sevgi, saygı ve hoşgörü ekseninde birer zenginlik olarak görme ve bu değerleri ülkemizi çok daha güçlü kılacak şekilde geleceğe taşıma azim ve kararlılığındayız. Bu duygu ve düşüncelerle; insan hakları ihlallerinin olmadığı, sevgi ve kardeşliğin egemen olduğu bir dünya temennisiyle vatandaşlarımızın insan hakları gününü kutluyorum." ifadelerini kullandı.
Tunç da, özellikle 15 yıllık AK Parti iktidarlarında insanların tüm hak ve hürriyetlerden tam manasıyla istifade edebilmesi için sessiz devrim olarak nitelenebilecek çok kapsamlı reformlar gerçekleştirildiğini belirtti.
Tunç, şunları kaydetti:
"İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" anlayışıyla kökleşen yönetim geleneğimizin, çağın en yüksek hukuk standartları ile günümüz Türkiye'sinde yeniden hayat bulması için çalışan hükümetimiz, sadece vatandaşlarımızın değil tüm dünya insanlarının haklarıyla ilgilenmektedir. Nerede yaşanırsa yaşansın gerçekleşen insan hakları ihlalleri sadece o ülkenin sorunu değil tüm insanlığın ortak sorunu olduğu için, başta yaşama hakkı olmak üzere bir devletin kendi vatandaşları da olsa yapmış olduğu ağır insan hakları ihlallerine kayıtsız kalınmamakta, mağdur ve mazlumun bu konuda yükselen sesi ve uluslararası arenada insan haklarının ve adaletin savunucusu olmaktadır. Sadece ulusal alanda değil uluslararası arenada da insan hakları ve adalet izlemiş olduğu politikaların temel eksenini oluşturmaktadır."