10. Çalışma Meclisi Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Erdoğan: (2) "Bizim sorunlarımızı dışarıdan gelen birileri değil, bizzat biz, kendimiz hep birlikte çözebiliriz ve zaten bunu yapıyoruz. Eğer dışarıdan birileri gelirse şunu iyi bilelim, inanın sadece karıştırmak için gelir. Sadece nifak için gelir ki bunu zaten yaşadık, gördük ve görüyoruz. Buna izin vermemeliyiz" "11 yıl öncesine kadar karşısında el pençe divan durdukları hatta selam çaktıkları kurumları bugün eleştirebilenler bunu 11 yıllık reformlarımız sayesinde yapıyorlar. Çünkü tüm dirençlerine rağmen onları da baskıdan, dayatmadan, zulümden kurtaran biz olduk" "Anamuhalefet partisinin genel müdürü çıkmış, saldırıyla ilgili akıl, mantık dışı sorular soruyor. Eğer bu saldırılarla ilgili soru soracağı biri varsa o da kanlı örgüte kol kanat geren, o kanlı örgütle aleni aynı yolda yürüyen kendi milletvekili veya milletvekilleridir. Kendi hemşehrisi. Gitsin o soruları ona sorsun. Cevabını ondan çok daha isabetli bir şekilde alır" "Yapacağımız açıklama belki birçok kesimi de şaşırtabilir. Bu paket 11 yıllık sürecin devamı bir paket olacak. Ama asla bir son olmayacak. Çünkü bu bir matematik, geometrik olay değildir. Bu sosyal, siyasi bir yaklaşımdır, pakettir. Dolayısıyla sosyal ve siyasi paketlerin sürekli olarak güncellenmesi esastır. Yapılan da budur"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sorunları bu ülkenin insanlarının çözebileceğini belirterek, "Bizim sorunlarımızı dışarıdan gelen birileri değil bizzat biz, kendimiz hep birlikte çözebiliriz ve zaten bunu yapıyoruz. Eğer dışarıdan birileri gelirse şunu iyi bilelim, inanın sadece karıştırmak için gelir, sadece nifak için gelir ki bunu zaten yaşadık, gördük ve görüyoruz. Buna izin vermemeliyiz" dedi.


Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca düzenlenen 10. Çalışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin tüm sorunlarını çözecek güce sahip olduğunu ancak sıkılı yumruklarla el sıkışmanın mümkün olmadığını söyledi.


Ellerde taş, sopa, silah molotofkokteyli olursa konuşulamayacağını, diyalog kurulamayacağını ifade eden Erdoğan, sorunları çözmek için en başta birbirini duymak, dinlemek ve hoşgörü içinde yaklaşmak gerektiğini belirtti.


Erdoğan, şöyle konuştu:


"Her meselede slogan atmaya ara verip sıkılı yumrukları açıp birbirimize kulaklarımızı, zihnimizi hatta gönülümüzü açtığımızda inanın çözemeyeceğimiz hiçbir mesela yoktur. Sunni vatandaşımın da Alevi vatandaşımın da sorunlarını bu şekilde biz çözeriz ve çözüyoruz. Türk kardeşimin, Kürt kardeşimin, Arap, Laz, Çerkez, Gürcü, Boşnak, Roman, ne kadar etnik unsur varsa kardeşlerimin sorunlarını bu şekilde çözeriz ve çözüyoruz. Gencin de yaşlının da çocuğun da hanım kardeşlerimin de engellinin de yoksulun da çalışanın da  işçinin de memurun da sorunlarını çözmeye inanıyorum ki diyalogla, uzlaşmayla hal yoluna bunu kavuştururuz."


Türkiye'nin sorunlarını yine bu ülkenin insanlarının çözebileceğini ifade eden Erdoğan, "Bizim sorunlarımızı dışarıdan gelen birileri, özellikle onlar değil, bizzat biz, kendimiz hep birlikte çözebiliriz ve zaten bunu yapıyoruz. Eğer dışarıdan birileri gelirse şunu iyi bilelim, inanın sadece karıştırmak için gelir, sadece nifak için gelir ki bunu zaten yaşadık, gördük ve görüyoruz. Buna izin vermemeliyiz" diye konuştu.


Türkiye'nin meselelerini konuşarak, diyalog, uzlaşma ve ortak akılla kendisinin çözeceğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu dışarıdan gelenler bize para vermeyecek. Onlar 'alın da bunu kullanın' demeyecek. Bunu hep birlikte yine biz üreteceğiz. Ama taksimatını da adil bir şekilde yine biz yapacağız. Öyleyse ne için onlara böyle bir beklenti içerisine giriyoruz. İşte bu beyinler burada. Onların bildiklerini en az benim vatandaşım, işçi, işveren, memur kardeşim de en az onlar kadar biliyor. Niçin onlardan bu noktada bir şey bekliyoruz. Uluslararası toplantılar, vesaireler zaten gidiyorsunuz, görüyorsunuz, neler oluyor, neler bitiyor, hepsini sizler de biliyorsunuz, bizler de biliyoruz."


-"Şiddetten medet uman siyasi parti en başta kendisini inkar eder"


Şiddetin hiçbir sorunda çözüm yöntemi olamayacağına işaret eden Erdoğan, şiddetin beraberinde daha fazla sorun getirdiğine dikkati çekti.


Erdoğan, "Şiddet bir sorun çözme yöntemi olmadığı için ne vardır? Sendika vardır, örgütlenme hakkı vardır, toplantı ve gösteri hakkı, grev hakkı vardır, lokavt hakkı vardır. Şiddet bir çözüm yöntemi olmadığı için demokrasi vardır, siyasi partiler, sandık vardır. Şiddeti yedeğine alan, öven, şiddetten medet uman siyasi parti en başta kendisini inkar eder ve çözümün önünde engel olur. Şiddeti yedeğine alan teşkilat, sendika o da en başta kendi varlığını inkar eder ve çözümün önünde bariyer olur" değerlendirmesinde bulundu.


-"Direnç gösterenlerin bile özgürleşmesini sağlayan yine biz olduk"


Şiddetin her türlüsünün dışlanması, her alanda sorunlarını şiddetsiz bir ortamda diyalogla, uzlaşmayla çözülmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:


"Eğer imkan olsaydı, şartlar müsayit olsaydı 2003'te iktidara geldiğimiz gün Türkiye'deki tüm yasakları ortadan kaldırır, kısıtlamalar son verir, hakları sahiplerine teslim ederdim. Ama çok engelle, dirençle karşılaştık. Engeli, bariyeri, direnci bir tarafa bırakın çok büyük yıkım senaryolarıyla, tahriklerle, kanlı senaryolarla mücadele ettik. Yılmadık, vazgeçmedik ve geri adım atmadık. Bir yandan bunlarla mücadele ettik, bir yandan da kademe kademe hakları teslim ettik. Reformlarımızı yaptık. Biz sendikaların, örgütlenme özgürlüğünün üzerindeki baskıları kaldırabilmek için demokrasi mücadelesi verirken, 27 Mayıs, 12 Eylül, 28 Şubat düzeninin devam etmesi için bu ülkede direnenler oldu."


AK Parti iktidarı, daha ileri demokrasi için mücadele verirken statükonun, hatta devlet içine sirayet etmiş çetelerin yanında saf tutanlar olduğuna işaret eden Erdoğan, "Türkiye'de darbelerin, çatışmaların, kaos senaryolarının bedelini çok ağır ödediği halde her kaos senaryosunda ön safta yer alanlar, rol alanlar oldu. Hiçbirine aldanmadık. Direnç gösterenlerin bile özgürleşmesini sağlayan yine biz olduk" dedi.


Yaptıkları reformlara, siyasi partilerden, sermayeden, medyadan, sendikalardan direnç gösterenler olduğunu aktaran Erdoğan, onların da daha özgür bir ortama kavuşmalarını sağladıklarını belirtti. Erdoğan, "11 yıl öncesine kadar karşısında el pençe divan durdukları hatta selam çaktıkları kurumları bugün eleştirebilenler bunu 11 yıllık reformlarımız sayesinde yapıyorlar. Çünkü tüm dirençlerine rağmen onları da baskıdan, dayatmadan, zulümden kurtaran biz olduk" diye konuştu.


- "Şiddeti yedeğine alan her kim olursa olsun milletim ona cevabını verir"


AK Parti Genel Merkezi'ne ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait Dikmen'deki binalara yapılan saldırıyı hatırlatan Erdoğan, "Korkup geri adım mı atacağız? Hayır" ifadelerini kullandı.


Erdoğan, şöyle konuştu:


"Şimdi anamuhalefet partisinin, genel başkanı demiyorum, genel müdürü çıkmış, bu saldırıyla ilgili akıl, mantık dışı sorular soruyor. Eğer bu saldırılarla ilgili soru soracağı biri varsa o da kanlı örgüte kol kanat geren, o kanlı örgütle aleni aynı yolda yürüyen kendi milletvekili veya milletvekilleridir. Kendi hemşehrisi. Gitsin o soruları ona sorsun. Cevabını ondan çok daha isabetli bir şekilde alır. Şiddeti yedeğine alan her kim olursa olsun milletim ona cevabını verir ve göreceksiniz verecektir. Biz saldırılardan asla korkmuyoruz, kormayacağız."


Bingöl'de cezaevinden firar eden 18 mahkumdan 17'si ile Dikmen'deki Emniyet Genel Müdürlüğüne ait binalara saldıran kişilerin emniyet güçlerince yakalandığını hatırlatan Erdoğan, "Bu mücadele yılmadan, usanmadan devam edecek. Artık bunlara kol kanat germek bu iktidarda mümkün değildir. Geçmişte bunu yapmış olanlar olabilir. Ama bizim asla böyle bir şey yapmamız söz konusu olamaz" dedi.


-"Kimsenin zoruyla değil"


AK Parti'nin Türkiye'yi büyüktecek reformlarını kararlılıkla sürdüreceğini ifade eden Erdoğan, 30 Eylül Pazartesi demokratikleşme paketini açıklayacaklarını anımsattı.


Bunun demokratikleşme sürecinde çok önemli bir aşama olduğunu, partilerini kurarken verdikleri sözleri, kongrelerinde verdikleri sözleri şartlar oluştuğu için bir reform paketi halinde hayata geçireceklerini söyleyen Erdoğan, "Kimsenin zoruyla değil, dayatması, baskısıyla değil, sözünü verdiğimiz şartlar oluştuğu için. Bu bir yol haritasıydı ve engeller ortadan kalktığı için bu reformlarımızı yapacak, milletimize, ülkemize yeni ufuklar açacağız" dedi.


Erdoğan, paketin içeriğine ilişkin tahminler yürütüldüğünü ve tartışmalar yapıldığını belirterek, şunları söyledi:


"Yapacağımız açıklama belki birçok kesimi de şaşırtabilir. Bu paket 11 yıllık sürecin devamı bir paket olacak. Ama asla bir son olmayacak. Çünkü bu bir matematik, geometrik olay değildir. Bu sosyal, siyasi bir yaklaşımdır, pakettir. Dolayısıyla sosyal ve siyasi paketlerin sürekli olarak güncellenmesi esastır. Yapılan da budur. Şartlar daha da iyiye gittikçe, Türkiye daha da büyüdükçe, kardeşliğimiz daha da güç kazandıkça biz de reformlarımızı hayata geçirmeye Türkiye'yi büyütmek için ne gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz."


- Ankara

Kaynak: AA