'2. Uluslararası Suriye Donörler Toplantısı"
Kalkınma Bakanı Yılmaz: "Cenevre 2 Konferansı'nın, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının yanısıra Suriye halkının meşru taleplerinin karşılanacağı siyasi bir geçiş sürecine öncülük yapması gerekiyor'' ''Suriye'nin geleceği, etnik ve dini inancı ne olursa olsun.
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Cenevre-2 Konferansı'nın, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının yanısıra Suriye halkının meşru taleplerinin karşılanacağı siyasi bir geçiş sürecine öncülük yapması gerektiğini belirterek, "Suriye'nin egemenliğinin, bağımsızlığının, birliğinin ve toprak bütünlüğünün korunmasının yanısıra Suriye halkının meşru taleplerinin karşılanacağı siyasi bir geçiş sürecine öncülük yapması gerekiyor"dedi.
Yılmaz, Kuveyt'in ev sahipliği yaptığı 2. Uluslararası Suriye Donörler Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bir yıl önceki toplantıdan bu yana 60 bin Suriyeli'nin hayatını kaybettiğini belirterek, açlığın önemli bir sorun haline geldiğini, başkent Şam ve Humus'un mahallelerinde yaklaşık 250 bin kişinin yiyecek ve sağlık malzemelerinden mahrum olduğunu kaydetti.
Geçen yıl yerinden olmuş insanların sayısının üç katı artarak 6,5 milyona ulaştığını, acil insani yardıma ihtiyaç duyanların sayısının ise 9 milyonu geçtiğini, bunun da toplam nüfusun yaklaşık yarısı olduğunu dile getiren Yılmaz, ülkesini terk etmek zorunda kalanların 2.3 milyona ulaştığını, bunların 700 bininin Türkiye'de olduğunu ifade etti.
Suriye'deki krizin üçüncü yılına yaklaştığını anımsatan Yılmaz, "Gözlerimizin önünde kargaşa artarak devam ediyor. Suriye'deki politik kavganın direk sonuçlarının yarattığı ve tarihi boyutlara ulaşan insanı bir krizle karşı karşıyayız. Sorunun çözümünde siyasi araçlar halen önceliklidir. Türkiye, bu bağlamda uluslarası çabalara yapısal bir şekilde katkı sunmaya devam ediyor" dedi.
Cevdet Yılmaz, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon tarafından açıklandığı gibi 22 Ocak'ta yapılması planlanan Cenevre- 2 Konferansı'nı olumlu karşılayarak tam destek verdiklerini dile getirerek, "Konferansın, Suriye'nin egemenliği, bağımsızlığı, birliği ve toprak bütünlüğünün korunmasının yanısıra Suriye halkının meşru taleplerinin karşılanacağı siyasi bir geçiş sürecine öncülük yapması gerekiyor. Suriye'nin geleceği, etnik ve dini inancı ne olursa olsun hukuk karşısında her insanın eşit olduğu demokratik, çoğulcu, insan haklarına saygı ve hukukun üstünlüğü temelinde olmalıdır. Bu kapsamda Cenevre-2 Konferansı, Suriye halkının çıkarlarını sağlayacak somut adımlara öncülük etmelidir" diye konuştu.
Suriye'de siyasi çözümü beklerken, giderek derinleşen insanı krizin çözümü konusunda kapasitenin geliştirilmesine ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Yılmaz, özellikle sert kış koşullarında giderek kötüleşebileceğini, Suriye içinde, sınır hatlarında ve sınır ötesinde insanı yardımların ulaştırılmasının engellenmemesinin öncelikli hale gelmesi gerektiğini kaydetti.
-Suriye'de açık kapı politikası-
Komşu ülkelere Suriye'den giden mülteci akını ve sınır ülkelerin sorumluluğunun sürekli artarak devam edemeyeceğini ifade eden Bakan Yılmaz, bu soruna karşı yaklaşımlarının üçüncü ülkelerin de yeniden yerleşime ve insani kabul programlarına açık olması yönünde olduğunu, uluslararası sorumluluk ve yük paylaşımının da bunu gerektirdiğini anlattı.
Kalkınma Bakanı Yılmaz, konuşmasında şunları kaydetti:
"Türkiye, Suriye'deki insani krizle başa çıkmak için bugüne kadar 2,5 milyar dolarlık harcama yaptı. Bunun yanında uluslararası kamaoyunun yardımı 175 milyon dolarda kaldı. Türkiye'nin 'açık kapı' politikası çerçevesinde Suriyeli sığınmacılar Türkiye'nin çeşitli kentlerinde 22 geçici konaklama merkezlerinde kalıyor. Türkiye'deki konaklama merkezlerinde yaklaşık 210 bin Suriyeli bulunurken, bu merkezler dışında yaklaşık 500 bin Suriyeli bizim korumamız dışındaki şartlar altında yaşıyor. Türkiye, Suriye sınırında BM normlarına uygun olarak insani yardım koridoru oluşturdu. Bu operasyonu 2011'de başlattık. Bu operasyon, insani yardıma ihtiyaç duyan Suriyelilere çok yardımcı olmuştur, özellikle Türkiye sınırına yakın olan bölgelerde. Türkiye, Suriye'ye diğer komşu ülkelerle birlikte, dünyaya ülkelerine insalık dramı yaşanan Suriye için beraber iş birliği yapmayı ve BM'nin yardımlarına katkı vermelerini istiyor. Suriye, siyasi bir çözüme kavuşana kadar, biz, 'açık kapı' politikasını sürdürüp, şiddetten kaçan Suriyelilerin koruma ve temel ihtiyaçlarını sağlamaya çalışacağız. Bu durumu, sadece uluslararası insani hukuk altındaki yükümlülüklerin gereği olarak değil, aynı zamanda bir ahlaki görevi yerine getiriyoruz."
Yılmaz, insanı yardım amacıyla Suriyeliler için düzenlenen uluslararası konferanslarda 2014 yılı için 6.5 milyar dolar yardım bütçesi oluşturulduğunu, bu toplantının bütçenin tamamlanmasına katkı sağlamasını umut ettiğini kaydetti. - Kuveyt