20. İnsan Yönetimi Kongresi Başladı

Son Güncelleme:

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği'nin düzenlediği 20. İnsan Yönetimi Kongresi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda başladı.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen

Bağış, "Bölgemizde yaşanan hareketlilik ve hararetin asıl sebebi; özünde ve

zihninde insan sevgisi olmayan zalim yaklaşımların, kendi vatandaşlarına bomba

yağdırırcasına, artık bölge ülkelerine, komşularına da bomba yağdırma girişiminin

neticesidir" dedi.


Türkiye İnsan Yönetimi Derneği'nin (PERYÖN) düzenlediği 20. İnsan Yönetimi

Kongresi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda başladı.

Kongrenin, "Türkiye, Avrupa Birliği (AB) yolunda istihdam ve çalışma biçimlerine

nasıl adapte oluyor?" başlıklı ilk konferansını, Avrupa Birliği Bakanı ve

Başmüzakereci Egemen Bağış verdi.


Egemen Bağış, insan kaynakları konusundaki eğitiminin ve edindiği

tecrübelerin, bugünkü görevinde de kendisine yardımcı olduğunu dile getirdi.


Kendisine, "Türkiye'nin AB'ye üyeliğindeki en büyük engel nedir?"

sorusunun çok sık sorulduğunu ve buna "Önyargılardır" cevabını verdiğini

anlatan Bağış, "Önyargıları kırmak gerçekten atomu kırmaktan daha zormuş ama onu

da başaracağız. Çünkü gerçekten insanıyla bütün farklılıklarıyla çok zengin bir

Türkiye var. Türkiye deyince her bölgesi ayrı bir kültürü özelliği temsil ediyor.

Bunu iyi anlatabilirsek, gücümüzün farkına varabilirsek başkaları da bizim

değerimizi daha iyi anlayacaktır" diye konuştu.


Kongrenin, İstanbul'da düzenlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden

Bağış, "İstanbul; doğunun en batılı, batının en doğulu şehri. Avrupa'nın en

Asyalı, Asya'nın en Avrupalı şehri. Burada farklı kültürlere sahip insanlar

asırlarca huzur içinde yaşamıştır. Dünyada insan yönetiminin, insan kaynaklarının

iyi yönetilmesini anlamak isteyenlerin İstanbul'a özel bir önem atfetmeleri

gerekir. Bu yüzden toplantının burada düzenleniyor olması ve her sene daha da

büyük, daha da etkili, daha da geniş katılımla düzenleniyor olması çok çok

önemli" dedi.


Bağış, dünden bu yana bölgede çok hareketli ve hararetli bir sürecin

yaşandığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Maalesef dün yaşanan olay, insan açısından, insan kaynağı açısından

bakıldığında hepimizi düşündürmelidir. Bölgemizde yaşanan hareketlilik ve

hararetin asıl sebebi; özünde ve zihninde insan sevgisi olmayan zalim

yaklaşımların, kendi vatandaşlarına bomba yağdırırcasına, artık bölge ülkelerine,

komşularına da bomba yağdırma girişiminin neticesidir. İnsanı anlamama, insanı

önemsememek, insanı meta gibi görmek, insanı robotlaştırmak bugün gelinen acı

noktanın asıl nedenidir. Halbuki biz kendi değerlerinde insanı, her şeyin

ortasında, özünde değerlendirmesi gereken bir zihniyetin temsilcisiyiz. Bizim

büyüklerimiz, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' anlayışıyla çok farklı ve başarılı

bir modeller ortaya koymuşlardır. Adeta dünyaya hükmettiğimiz dönemlerde bile

insanı yaşat derken insanlar arasında ayrım yapmamışız. İşte bu anlayışın yeniden

güçlenmesi gerekir."


Türkiye'nin AB'ye üyeliği perspektifinin özünde de "insan" olduğunu

kaydeden Bağış, şöyle konuştu:


"AB, bir barış projesidir. Barışı sağlarken insani standartları da

yükseltmeyi hedeflemektedir. Bu standartları yükseltirken, insanların sosyal

haklarını, kültürel haklarını, hijyenik gıdaya ulaşım haklarını, daha kaliteli,

ulaşım, sağlık, eğitim imkanlarına ulaşabilme hakkını elde ederken ya da bunu

sağlarken insanlar arasında ayrım yapmaz. AB'de önemli olan bireydir. Bizim

kültürümüzde olduğu gibi 'İnsanı yaşat ki' derken atalarımız, büyüklerimiz hiç

bir zaman 'Şu insanı yaşat ama bu insanı önemseme' dememiştir. İnsanların

tamamının önünü açmaktan bahsetmiştir. Bugün üyesi olmaya çalıştığımız AB'nin de

asıl yaklaşımı, insanı yaşatmaktır. Bireyi ön plana çıkarmaktır. Bireyin hakkını,

hukukunu, bireyin özgürlüklerini güvence altına alma mücadelesidir."


Muhabir: Etem Geylan - Muharrem Aksakallı


Yayıncı: Sibel Ertürk Kurtoğlu - ISTANBUL

Kaynak: AA