3.sanayi Şurası
Çevre ve Şehircilik Bakanı Bayraktar: "Biz Türkiye olarak kim ne yaparsa yapsın, insanların geleceğini ilgilendiren bu ortak problemi (ilkim değişikliği ve çevre sorunları) çözmek için üzerimiz...
Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, ilkim değişikliği ve çevre sorunlarıyla ilgili, "Biz Türkiye olarak kim ne yaparsa yapsın, insanların geleceğini ilgilendiren bu ortak problemi çözmek için üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" dedi.
Bayraktar, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ev sahipliğinde ATO Congresiumda düzenlenen 3. Sanayi Şurası'nın bakanlar oturumunda, küresel ısınma ve çevre sorunlarının dünyanın en önemli sorunları olduğunu belirterek, bu sorunların sanayi ve tarımı etkileyen özelliği de düşünülerek kapsamlı olarak ele alınması gerektiğini savundu.
Bugün çevre sorunları ve iklim değişikliğinin dünyanın en önemli gündemi olduğuna dikkati çeken Bayraktar, artan küresel sorunları nedeniyle Birleşmiş Milletler nezdinden Çevre ve Kalkınma Komisyonu'nun kurulduğunu, bu komisyonla kalkınma ve çevrenin birlikte ele alınmaya başladığına dikkati çekti.
İklim değişikliği ve çevre sorunlarına düzenlen uluslararası organizasyonlarla çözüm arandığını anımsatan Bayraktar, şunları kaydetti:
"Ülkemizde elektrik tüketiminin 10 yıl içerisinde 2 kat artacağı öngörülüyor. Bu doğrultuda yeşil enerjiye ağırlık vermeliyiz. Kyoto Protokolü konusunda bazı ülkelerin isteksiz davrandıklarını görüyoruz. Japonya ve Kanada protokolden vazgeçti, ABD ve Çin gibi ülkeler bu sürece tam olarak dahil olmuyor. Biz Türkiye olarak kim ne yaparsa yapsın, insanların geleceğini ilgilendiren bu ortak problemi çözmek için üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz."
Bayraktar, kişi başına sera gazı emisyon oranın OECD ülkelerinde 15, ABD'de 19, Rusya'da 11 ton karbondioksit eşdeğerinde olduğunu belirterek, Türkiye'de bu oranın 5 ton seviyesinde bulunduğunu bildirdi.
Türkiye'nin gelişen bir ekonomi olduğu göz önünde bulundurulduğun da söz konusu oranın bir miktar daha artacağını dile getire Bayraktar, gerek iklim değişikliği gerekse de çevre sorunlarıyla ilgili düzenlemeleri ve eylem planlarını hayata geçirdiklerini bildirdi.
-"Şimdi kaçak yapılaşmadan söz eden var mı?"
Bir soru üzerine Bayraktar, Türkiye'nin kentsel dönüşümde dünyada öncü olduğunu belirterek, şunları söyledi:
"Bizim şehirlerimiz 1945'li yıllardan sonra bir kamplaşma şeklinde oluştu. Bizim gibi ülkelerde büyük, global şehirler oluştu. Maalesef siyaset ve seçim dönemlerinde şehirlerde kaçak yapılaşmalar arttı. Şimdi ise önümüzde yerel seçimler var. Kaçak yapılaşmadan söz eden var mı? Yok. Bizim hükümetlerimiz döneminde bunlar olmadı. Kentsel dönüşümde biz devlet olarak ortamı oluşturuyor, düzenlemeler yapıyoruz ama iş, belediyeler eliyle yürüyor. Parti ayrımı gözetmeksizin yardımlar yapıyoruz ve oralardaki sosyolojik yapıyı son derece önemsiyoruz. Kentsel dönüşümü vatandaşın rızası ve talebi doğrultusunda yürütüyoruz."
-Bakan Çelik: "Türkiye'nin mesleki eğitim konusunda kaynak sorunu yok"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik de Türkiye'nin önemli ihtiyaçlarından birisinin nitelikli iş gücü olduğunu belirterek, bu konudaki açığı gidermek için İŞKUR aracılığıyla 900 bin kişisel mesleki eğitim verildiğini bildirdi.
Bu yılın 10 aylık bölümünde 654 bin açık iş talebinin karşılanamadığına dikkati çeken Çelik, bu durumun nitelikli iş gücünün önemini gösterdiğini söyledi.
İş gücüne nitelik kazandıracak projeleri uygulamaya devam edeceklerini dile getiren Çelik, "180 binden fazla kişiye İş Başı Eğitimi verdik. Bu projemiz sanayicilerimiz tarafından tam olarak algılanmadı. Sanayicilerimiz bu ve bunun gibi projelere daha ilgili olmalı" diye konuştu.
Ülke nüfusunun yarısının 30 yaşın altında olduğunu belirten Çelik, 2004 yılına oranla Türkiye'de çalışma çağındaki nufusun 8 milyon, iş gücünün ise 6 milyon 750 bin kişi arttığını bildirdi.
Türkiye'de iş gücünün 66,8'inin lise ve lise altı eğitime sahip olanlardan, yüzde 19'unun ise yüksek öğretim mezunlarından oluştuğuna dikkati çeken Çelik, nitelikli iş gücüne talebin her geçen gün arttığını vurguladı.
Çelik, Bakanlık olarak istihdamı artırmak için sigorta primlerini 5 puan indirdiklerini anımsatarak, 2004'den bu yana sigorta teşvik primine toplam 30 milyar 421 milyon lira destek verilmesiyle istihdam yükünün önemli oranda azaltıldığını dile getirdi.
Sigorta primleri ve teşviklerin üretimin üzerindeki yükleri hafifletmek açısından son derece önemli olduğunu dile getiren Çelik, konuşmasına söyle devam etti:
"Gerek sanayicilerimizi gerek iş dünyamızın bazı sivil toplum önderleri, primlerin yüksek olduğu noktasında görüş beyan ediyorlar. Bu konular, son derece önemli konular. Bu yılın 8 ayında sigorta prim tahsilatının öngörülenin 3,7 milyar lira üzerinde gerçekleşti. Sosyal güvenlik reformunun hayata geçmesinin ardından ilk kez yaşadı. Kayıt dışı istihdam oranlarını yüzde 53'ten yüzde 37'ye düşürdük. Yüzde 37'nin karşılığı 27 milyar lira oluyor. Bu rakamı yüzde 37'den yüzde 27'lere indirecek bir formül varsa bunu değerlendirmeye açığız."
Sanayicinin ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman sıkıntısını saha ziyaretleriyle tespit etmeye çalıştıklarını belirten Çelik, bu konuda İŞKUR ve Mesleki Yeterlilik Kurumu'nun eş güdümle çalıştığını dile getirdi.
Bakan Çelik, Türkiye'nin mesleki eğitim konusunda kaynak sorununun olmadığının altını çizerek, 4 bin kişinin iş ve meslek danışmanı olarak görev yaptığını, bu personelin ihtiyaç duyulan özellikteki elemanın temininde işverene yardımcı olduğunu söyledi. - Ankara