Akdağ, Tunuslu Meslektaşı ile Görüştü

Son Güncelleme:

Sağlık Bakanı Akdağ, Suriye'deki durumun insanlık trajedisi haline geldiğini belirterek, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere dünya ülkelerini inisiyatif almaya çağırdı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Suriye'deki durumun insanlık trajedisi haline geldiğini belirterek, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere dünya ülkelerini inisiyatif almaya çağırdı.


Akdağ, Tunus Halk Sağlığı Bakanı Abdüllatif Mekki ve beraberindeki heyetle Bakanlık'ta bir araya geldi. İki bakan, heyetler arası görüşmelerin ardından Bakanlık'ta ortak basın düzenledi.


Tunus heyetini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek konuşmasına başlayan Akdağ, Tunus ve Türkiye arasındaki ilişkilerin son dönemde her alanda gelişme gösterdiğini, sağlık alanındaki ilişkilerin de bu ziyaretle yeni bir ivme kazanacağını vurguladı.


İki ülke arasındaki ilişkilerinin ortak tarih, kültür ve değerlerden kaynaklanan derin bir geçmişe sahip olduğunun altını çizen Akdağ, Tunus'ta yeni bir dönemin başladığını, ülke halkı için çok önemli olan demokratik dönüşüm konusundaki başarıların memnuniyet ve takdirle izlendiğini kaydetti.


Tunus'un sağlık sisteminin sağlam temellere oturduğuna işaret eden Akdağ, iyi yetişmiş insan gücünün önemli bir potansiyel olduğunu söyledi. Akdağ, Türkiye gibi Tunus'a da yurtdışından tedavi görmek üzere hasta gittiğini belirterek, bu özelliklerin işbirliği potansiyelinin geliştirilebileceğini gösterdiğini ifade etti. Tunus'ta sağlık hizmetlerinin dengeli dağılımı için yeni hastane binaları yapıldığını dile getiren Akdağ, dünyada başarılı çalışmalar ortaya koyan Türk müteahhitleri için bu alanda önemli bir potansiyel olduğuna işaret etti.


Yetişmiş insan gücünün kullanımı, özel sektörlerin işbirliğiyle ilaç sanayi ve tıbbi cihaz konularında ortak projeler geliştirilebileceğine vurgu yapan Akdağ, "Bugün Sayın Bakan ile şuna karar verdik; bütün bu potansiyel işbirliği alanlarını geliştirmek için ciddi bir gayret göstereceğiz ve bu konuları takip edeceğiz" dedi.


Özel temsilcilerle çalışacak ortak bir teknik heyet kurulacağını bildiren Akdağ, "İnanıyorum ki yakın gelecekte Tunus ile Türkiye arasındaki sağlık işbirliği süratle gelişecek. Tecrübemiz ve aklımız sizinle birlikte çalışmak için hazırdır, gönlümüz de sizin ve bütün Tunus halkının, kardeşlerimizin yanındadır" diye konuştu.


-Türkiye'ye teşekkür-


Tunus Halk Sağlığı Bakanı Abdüllatif Mekki de, kendilerine gösterilen ilgi için teşekkür ederek sözlerine başladı. Türkiye'nin Arap ve İslam alemine gösterdiği ilgi için Türkiye'ye, Hükümete ve Başbakan Erdoğan'a teşekkür ettiğini belirten Mekki, Tunus'ta başlayan Arap Baharı'na verilen destek için de müteşekkir olduklarını dile getirdi.


Türkiye'nin Suriyeli mültecilere yardımlarının unutulmayacağını söyleyen Mekki, Tunus'un da Türkiye'nin yardımlarına destek verebileceğini kaydetti. Mekki, "Suriye yönetiminin Türk topraklarına yaptığı saldırılara karşı Türkiye ile yardımlaşmayı taahhüt ediyoruz. Türkiye'nin kendini savunma konusunda gösterdiği tutumu destekliyoruz. Çok iyi biliyoruz ki Tunus ve Türk halkları gayet müsalih halklardır ancak hiçbir zaman ülkelerine saldırıyı kabul etmezler" dedi.


İki ülke arasındaki işbirliğinin siyasi iradelerin kararlı tutumuyla ilerlediğini ifade eden Mekki, insan gücü açısından zengin bir ülke olduklarına dikkat çekti.


"Dağları çıkmayı öğrenmeyen her zaman için çukurlarda yaşar" sözünü hatırlatan Mekki, her iki toplumun da çukurlarda değil dağların tepesinde yaşamak istediğini, işbirliğinin sağlık konusunda ilerlemelerini sağlayacağını söyledi. Mekki, iki ülke arasında 2000 yılında imzalanan anlaşmanın yetersiz kaldığını gördüklerini, bu nedenle ortak bir heyet oluşturulmasının öngörüldüğünü bildirdi.


Hastane inşaatları, ilaç sanayi, tıbbi ekipman üretimi, deneyimlerin paylaşılması ve tıbbi bilimsel araştırma konularının geliştirilmesi gibi alanların potansiyel işbirliği alanları olduğunu ifade eden Mekki, işbirliğinin sadece ikili ilişkilerle sınırlı kalmasını istemediklerini, bütün bölgeyi kapsayacak nitelikte olabileceğini söyledi.


-"Tarih önünde vicdani hesabını veremezler"-


Sağlık Bakanı Akdağ da, Mekki'nin sözleri üzerine, "Arap Baharı'nın başladığı ülke, bugünkü yönetim inanıyorum ki bu zengin potansiyelleriyle Tunus halkını refaha ulaştıracaktır" dedi.


Mekki'nin Suriye konusuyla yakından ilgilendiğini gördüğünü de ifade eden Akdağ, şöyle konuştu:


"Buradan iki sağlık bakanı olarak şunu söylemiş oluyoruz; Suriye'deki problem bir insanlık trajedisi durumundadır. Bunu ülkelerin siyasi çıkar bağlamında değil bu çerçevede görmesi gerekiyor. Bu hususta bütün dünya ülkeleri, Birleşmiş Milletler başta olmak üzere inisiyatif almalıdır. 30 bin insanın zalimce öldürülmüş olması, yüz binlerce insanın yaralanmış ve ülkelerini terk etmiş olması küçümsenecek bir olay değildir. Birileri ölümü ya da yaralanmayı sadece bir sayı olarak görebilir ama biz doktorlar yaralanmanın insan hayatında, ölümünde de o insanın yakınlarında nelere mal olduğunu çok iyi biliriz. Bu konuda duyarsız davranan her ülke ve o ülkenin yöneticileri yarın tarih önünde bunun vicdani hesabını veremezler. Bakan'ın bu husustaki duyarlılığına teşekkür ediyorum."


-"Hastanelerimizdeki hizmet kalitesi bir kere daha yükselmiş olacak"-


Akdağ ve Mekki, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını da yanıtladı. Türkiye ile Tunus arasında kısa vadede sağlık alanında hangi konuda işbirliğinin öngörüldüğünün sorulması üzerine Mekki, kısa vadede Türkiye'nin hastane kurmadaki tecrübesini görmek ve faydalanmak istediklerini belirtti. Tunus'taki kamu sektörünü ehil bir hale getirmeyi hedeflediklerini kaydeden Mekki, tecrübelerin paylaşılmasının da sağlık sektörünü planlamak için önemli olduğunu vurguladı.


Sağlık Bakanı Akdağ, kamuda ana dilde hizmet verilmesine yönelik olarak Kürtçe personel alınıp alınmayacağının sorulması üzerine de, bu konuda Sağlık Bakanlığı'nın çok önceden adım attığını belirtti. Akdağ, şunları söyledi:


"Biz pratikte vatandaşımızın Türkçe konuşamadığı için hizmet alamaması gibi bir sorun yaşamıyoruz. Bu hususta gerekli tedbirlerimizi yeni değil çoktan almış durumdayız. Hemen her hastanemizde işini son derece iyi yapan meslektaşlarımızın arasında Türkçe'yi konuşamayan vatandaşlarımız için de yardımcı olabilecek çok sayıda personelimiz var. Bu personel doğrudan hizmet veriyorsa zaten mesele yok. Biz bu bölgelere mecburi hizmet dahil dışarıdan çok sayıda personel gönderiyoruz, dolayısıyla Kürtçe ya da başka diller, Arapça açısından, ana dili başka olan vatandaşlar da var, doğrudan hizmet aldığı kişi eğer bu dili bilmiyorsa, mutlaka o kuruluş içinde hem hizmet alana hem de verene yardımcı olan personelimizi var. Pratikte bir sorun yaşamıyoruz."


Uzun yıllar Doğu Anadolu Bölgesi'nde çalıştığını anımsatan Akdağ, bunun yaygın bir ihtiyaç olmadığının, vatandaşların büyük çoğunluğunun Türkçe konuşabildiğinin ve anlayabildiğinin altını çizdi. Akdağ, "Az sayıda da olsa bu ihtiyaç duyan vatandaşımızın da bu ihtiyacı gideriliyor" dedi.


Akdağ, kamu hastanelerinin yönetimi için genel sekreter atamalarının yapıldığını hatırlatılması üzerine de, Kamu Hastaneler Birliği ile oluşturulan yeni yapının bir ilk olduğunu belirtti. Akdağ, "Yöneticilerin sözleşmeyle atanacağı ve performanslarıyla takip edileceği bir döneme giriyoruz. Bu ay içerisinde bütün atamalar gerçekleştirilecek. Hastanelerimizdeki hizmet kalitesi bir kere daha yükselmiş olacak. Vatandaşlarımız bu değişiklikten büyük istifade edecekler" diye konuştu.


Muhabir: Eda Ünlü Özen


Yayıncı: Ertuğrul Cingil - ANKARA

Kaynak: AA