Alman Medyası: AKP Kaderine Terk Ediliyor

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın beklenildiği gibi Köşk adayı olarak ilan edilmesi Alman medyasında farklı manşetlerle yer aldı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın beklenildiği gibi Köşk adayı olarak ilan edilmesi Alman medyasında "Güç Erdoğan'da artık", "Cumhurbaşkanlığı'na seçilmeme ihtimali olmayan Erdoğan bundan böyle daha da fütursuz bir siyasetçi olabilir", "Fransa"da uygulanan merkezi başkanlık sistemine benzer bir yapıya geçmeyi deneyecek", "Adalet ve Kalkınma Partisi kaderine terk ediliyor" gibi savları öne sürülüyor.

"KÖŞK'E SEÇİLMESİ KESİN"

Deutsche Welle, Başbakan Erdoğan'ın Köşke'ye seçilmesinin kesin gözüyle bakıldığını anlattığı analizinde "Uluslararası siyasi gözlemcilerin tartıştığı nokta Erdoğan'ın, 10 Ağustos'ta yapılacak olan seçimlerin ilk turunda sandıktan zafer ile çıkıp çıkmayacağı" diyor. "Erdoğan'ın, çağdaş değerlerden çok İslami değerlere bağlı yandaşları içindeki popülaritesi muazzam" ifadesinin de kullanan DW, Adalet ve Kalkınma Partisi'nin genel seçimlerde yükselen oy oranına dikkat çektikten sonra şu savları öne sürüyor:

"KOSKOCA BİR TOPLUM GÖRMEZDEN GELİYOR"

"Tam da bu seçim başarıları ve muhalefet kanadının etkili ve karizmatik bir lider çıkaramayışı Recep Tayyip Erdoğan'a adeta hatasız ve kusursuz olma hissi verdi. Yaptığı tüm yanlışlar, pot kıran açıklamalar, hakkındaki, gerek ailesinin içine karıştığı, gerekse hükümetinin üyelerini kapsayan yolsuzluk suçlamaları koskoca bir toplum tarafından görmezden geliniyor ve hiç konu edilmiyor. Suriye'de yaşanan iç savaş ile ilgili baştan aşağı yanlış öngörülerinden Irak'taki gelişmeler ile ilgili hatalı değerlendirmelerine, ya da ülke içindeki hükümet karşıtları ile gazetecilere karşı takındığı tavır göz önüne alındığında, Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı görevinde daha da fütursuz bir kişiliğe bürünebileceği endişesi -ister istemez- doğuyor."

"GÜCÜ TAMAMEN ELİNE GEÇİRECEK BİR ERDOĞAN..."

DW, "Gücü tamamen ele geçirecek bir Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığı görevini, parlamento ve hükümet tarafından kendisine gönderilen tasarıları imzalamaktan başka birşey yapmayan tıpkı bir noter edası ile yerine getirmeyeceği aşikâr" görüşünü de dile getirdiği analizinde Erdoğan'ın "ülkeyi tam anlamı ile kontrolüne almak için" Fransa"da uygulanan merkezi başkanlık sistemine benzer bir yapıya geçmeyi deneyeceğini düşünüyor.

"ADALET VE KALKINMA PARTİSİ KADERİNE TERK EDİLİYOR"

Analizde "Tüm bunlar olurken Erdoğan'ın Adalet ve Kalkınma Partisi kaderine terk ediliyor" iddiasına da yer veriliyor. "Şu an Cumhurbaşkanlığı görevinde olan Abdullah Gül'ün genel başkan ve başbakanlık koltuklarına oturması durumunda bile parti içinde bir bölünme kaçınılmaz görünüyor" diye savunulan analizde şu iddialar da dile getiriliyor:

"Büyük bir oy oranı ile tek başına iktidar olan tüm siyasi partiler, genel başkanları Cumhurbaşkanlığı makamına çıktıktan sonra önemsizleşmiş ve güçlerini yitirmişlerdir. Bunun olması durumunda ise barışın ve huzurun pamuk ipliğine bağlı olduğu Türkiye, sonunun nereye varacağı kestirilemeyecek bir iç kaosa sürüklenebilir. Erdoğan'ın iç politikadaki rakiplerinin tek umudu ise, Başbakan'ın ilk turda Çankaya Köşkü'ne seçilmesine engel olmak."

DWelle, analizini Avrupa Birliğine yönelik bu eleştiri ile noktalıyor:

"Ancak bu da, Erdoğan'ın bugüne kadar kendi çıkarları uğrunda kullandığı demokrasinin bir parçası. Avrupa Birliği'nin tüm bu süreci alkışladığını, desteklediğini ve bu yolla Türkiye'nin artık pek uzak bir ihtimal olarak görünmeyen olası parçalanışından sorumlu olduğunu da burada vurgulamakta fayda var."

Kaynak: ANKA