Almanya'da Roman Karşıtlığı Artıyor
2025 raporuna göre, Almanya'da Sinti ve Romanlara yönelik ayrımcılık vakaları %24 arttı.
Almanya'da faaliyet gösteren Roman Karşıtlığı Şikayet ve Bilgilendirme Merkezi (MİA) Genel Müdürü Guillermo Ruiz, ülkede yaşayan Sinti ve Romanların mobbing, ayrımcılık ve ırkçılıkla karşılaştıklarını söyledi.
MİA tarafından yayımlanan 2025 Roman Karşıtlığı raporu Almanya'da geçen yıl Sinti ve Romanlara karşı sözlü aşağılama, tehdit, ayrımcılık, şiddet vakaları, fiziki saldırı gibi 2 bin 76 olayın gerçekleştiğini ortaya koydu.
Bu sayının 2024'e göre yüzde 24 arttığına işaret edilen raporda, bunların merkeze bildirilen vakalar olduğu, bildirilmeyen vakaların daha fazla olduğu aktarıldı.
MİA Genel Müdürü Ruiz ile Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Jakupov, Sinti ve Romanlara karşı ayrımcılık ile ırkçı saldırılar ve bunların önüne geçilmesi için devletin neler yapması gerektiğine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Ruiz, Almanya'da ne kadar Sinti ve Romanın yaşadığını bilmediklerini belirterek bunun nedeninin de ülkedeki Sinti ve Roman örgütlerinin etnik köken temelinde veri toplamayı reddetmesi olduğunu söyledi.
Bunun da tarihten ve Holokost'tan kaynaklandığını ifade eden Ruiz, "Yarım milyon Sinti ve Roman, Naziler tarafından katledildi. Bu olay Almanya'daki pek çok Sinti ve Roman'ın hafızasında derin izler bıraktı." dedi.
2025'te bir önceki yıla göre Sinti ve Roman karşıtı vakaların yüzde 24 artarak 2 bin 76'ya ulaştığına işaret eden Ruiz, "Mağdurlar, sokakta giderek daha sık bir şekilde sözlü saldırıya uğradıklarını, hakarete maruz kaldıklarını ve ayrımcılığa uğradıklarını, bunun resmi kurumlarda da gerçekleştiğini belirtiyor. Maalesef Roman karşıtlığı Almanya'da toplumun sorunu olmaya devam ediyor." diye konuştu.
Ruiz, özellikle okullardan çok bildirim aldıklarını vurgulayarak, "Mağdurların yaklaşık 3'te 1'i reşit olmayanlar ve bunlar çoğunlukla okullarda ayrımcılığa maruz kalıyor." ifadesini kullandı.
Çocuk ve gençlerin, öğretmenlerin mobbingine uğradığını savunan Ruiz, okulların Roman karşıtlığını önlemek ve bununla mücadele etmek için hiçbir şey yapmadığını öne sürdü.
Sinti ve Romanların, resmi kurumlarda da ayrımcılığa uğradığını ifade eden Ruiz, "Çoğu zaman hizmetlerden mahrum bırakılıyorlar ya da diğer vatandaşlarla eşit muamele görmüyorlar. Polis büyük sorun olmaya devam ediyor. Polis kurumları tarafından damgalama ve suçlu gibi gösterilme ne yazık ki hala büyük bir sorun." diye konuştu.
Bunların münferit olaylar olmadığını dile getiren Ruiz, bu vakaların Almanya genelinden kendilerine bildirildiğini ve hep benzer vakalar olduğunu anlattı.
Ruiz, Eşit Muamele Yasası'nın kamu kurumlarında da uygulanmasını istediklerini belirterek, "Bu şu an Berlin'de uygulanıyor, diğer eyaletlerde değil. Bu çok önemli. Kesinlikle ihtiyacımız olan bir diğer şey de, az önce de bahsettiğim gibi, polisle ilgili sorun. Polis teşkilatları bünyesinde, mağdurların başvurabileceği bağımsız şikayet birimlerine ihtiyacımız var. Toplumda Roman karşıtlığıyla mücadele etmeyi sürdürmek için bu gerekli." diye konuştu.
Sinti ve Romanların, kurumlara ve medyaya karşı güvensizlik duyduğunu aktaran Ruiz, mağdur olanların, bunu bildirmeyi sürdürmelerini, hakları için ve ayrımcılığa karşı mücadele etmelerini istedi.
"Toplum Roman karşıtlığına daha duyarlı olmalı"
MİA Genel Müdür Yardımcısı Jakupov da toplumun Roman karşıtlığına karşı daha duyarlı hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
Jakupov, buna yargı sistemi için de ihtiyaç olduğuna işaret ederek "Irkçılığın ya da Roman karşıtlığının ne olduğuna dair tek bir tanım yok. Bu nedenle, şikayet merkezi olarak biz bunun net bir şekilde tanımlanmasında ısrar ediyoruz. Çünkü Roman karşıtlığı yalnızca ırksal köken veya etnik kökene dayalı olarak ortaya çıkmıyor." dedi.
Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan sonra Almanya'ya gelen Ukraynalı Romanların ayrımcılığa uğradığını anlatan Jakupov, "Beyaz olarak algılanan Ukraynalı mültecilerin, 'Roman' olarak algılanan mültecilerden farklı muamele gördüğü iki kademeli bir sistemin nasıl oluşturulduğunu gördük." diye konuştu.
Tren istasyonlarında insanlara belirli kalıplara göre sınıflandırılma yapıldığını aktaran Jakupov, en son Romanlara barınma yerleri ve yardım sağlandığını söyledi.
Mülteci statüsü olarak da Romanlıların "gerçek mülteci" olarak kabul görmediğini belirten Jakupov, çünkü konuştukları dillere göre değerlendirdiklerini, bu insanların Ukraynaca bilmediklerini, Roman dili, Rusça ya da Macarca konuştukları için gerçek mülteci olarak kabul edilmediklerini kaydetti.
Sinti ve Romanların yaşadıklarının, Nazi dönemindeki zulümle bağlantılı olduğunu ifade eden Jakupov, bugün ülkeye göç etmiş Romanların deneyimlerinin de bu tarihin etkisi altında olduğunu söyledi.
Jakupov, "Yapısal olarak nasıl ayrımcılığa uğradıkları, nasıl güvencesiz yaşam koşullarına itildikleri de bununla ilgilidir. Yani, Roman karşıtlığı Almanya'da derin kökler salmış ve ne yazık ki Alman Sinti ve Romanların yaşamında normal hale gelmiştir." ifadesini kullandı.