Anadolu Motifleri Deri Üzerinde Hayat Buluyor

Son Güncelleme:

Bilge Yıldız, hayvan derisi üzerinde dövme tekniğiyle Anadolu motiflerini sanata dönüştürüyor.

HALİL İBRAHİM SİNCAR/BEŞİR ŞAVUR - İstanbul'da yaşayan Bilge Yıldız, dericilerden temin ettiği hayvan derisine dövme tekniğiyle Anadolu motifleri ve mitolojik figürler işliyor.

Bilge Yıldız, İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü'nden mezun olduktan sonra İstanbul Moda Akademisi'nde deri ayakkabı, çanta ve aksesuar tasarımı üzerine yüksek lisans eğitimi aldı.

Yaklaşık 7 yıl önce tasarım ve resim üzerine aldığı eğitimi dövme tekniğiyle birleştirmeye karar veren Yıldız, önce mobilya derisi (suni deri) üzerine çalışmaya başladı, daha sonra kuzu ve sığır derisi üzerine dövme makinesiyle ince ince çalışarak özgün eserler üretti.

Dövme tekniğini hayvan derisine taşıyan 36 yaşındaki Yıldız, Anadolu motifleri ve mitolojik figürleri harmanlayarak yaptığı eserlerden oluşan sergisini, Mardin'de yaklaşık 650 yıllık Zinciriye Medresesi'nde açtı.

"Çok fazla kesim işlemi yapmadan postun kendi halini kullanmaya çalışıyorum"

Eserlerinde lale, nar ve çiçek motifleri kullanan Yıldız, AA muhabirine, İstanbul'da doğup büyüdüğünü, dövme tekniğiyle yaklaşık 7 yıldır uğraştığını söyledi.

Aldığı eğitimleri sanatla birleştirmek için geçen sene çalışmalara başladığını ifade eden Yıldız, şöyle konuştu:

"Dövme tekniğini ve resmi birleştirmeye karar verdikten sonra hayvan derisi üzerine çalışmaya başladım. Daha önce yapılan bir teknik değildi o yüzden dövme tekniğinde kullandığın makine ayarları, iğne ve boya seçimlerini değiştirdim. Önce bir mobilya derisi üzerine yaptım. Mobilya derisi biraz kalın olduğu için iğnenin giriş çıkışı bu teknikte çok çalışmadı. Resim beni tatmin etse de teknik olarak bu makineye uygun bir deri olmadığını anladım. Şu anda ise kuzu ve sığır gibi hayvan derileri kullanıyorum. Çalışacağım tablonun boyutuna göre ya kuzu ya sığır derisini alıyorum. Çok fazla kesim işlemi yapmadan postun kendi halini kullanmaya çalışıyorum."

Yıldız, işlenmesi kolay suni deri üzerinde de farklı çalışmalar yapmak istediğini dile getirdi.

"Mitolojik bir sürü karakterden esinlendim"

Çok zengin olan Anadolu motiflerinden ve mitolojiden ilham aldığını belirten Yıldız, bu bakımdan zengin bir kültüre sahip Mardin'de çalışmalarını sergilemek isteğini ifade etti.

Eserlerinde "hayat yolu" konseptini belirlediğini dile getiren Yıldız, şunları söyledi:

"Hayat yolunda karşılaştığımız gerilimler, eşikler, korkular, hayaller, atladığımız adımlar, bu süreçte ruhumuzun olgunlaşması gibi birçok şeyi içeriyor. Bu nedenle hayvan derisi bu konseptle çok uyuşuyor. Hayvan derisi yaşayan bir şey. Hayvan derisi üzerine yaptığım bu tablolar 10 sene sonra bu halleriyle kalmayacak. Bu eserler bir yandan da arşiv niteliği taşıyacak o yüzden hayvan derisi seçmeyi uygun buldum. Resim eskimeyecek ama deri eskiyecek. O da yaş aldığı için tekrar dönüşecek. O da insan gibi dönüşmeye devam edecek. Mitolojik bir sürü karakterden esinlendim. Şahmeran, Herkül, Medusa gibi. Küçük Prens kitabını çok severim. Küçük Prens'i Küçük Prenses yaptığım bir tablom da var. Eserlerde Anadolu motiflerini hayvan derisi üzerinde daha önce karşılaşmadığımız bir teknikle yaşatmak istedim. İnce iğne ile işlenen bir teknik olduğu için bir tablo bir ay kadar zaman alıyor."

Mardin Kalesi'nin eteklerinde bulunan yaklaşık 650 yıllık medresede ilk kişisel sergide eserlerini sergilemenin onurunu ve heyecanını yaşadığını belirten Yıldız, sergisini İstanbul, Ankara, Nevşehir gibi şehirlere, ardından İngiltere ve Dubai'ye taşımayı planladığını dile getirdi.

Eşinin bu sanat yolculuğunda kendisine hep destek olduğunu söyleyen Yıldız, bu sebeple ilk sergisini eşinin memleketinde açtığını kaydetti.

Kaynak: AA