AP Ticaret Komitesi Başkanı Lange AB'den İsrail yerleşim ürünlerine yasak istedi
AP Uluslararası Ticaret Komitesi milletvekilleri, AB Komisyonuna yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlere ithalat yasağı teklifi çağrısı yaptı. Komite Başkanı Lange, bazı üye ülkelerin yasak getirdiğini belirterek AB'nin de konuyu değerlendirmesi gerektiğini söyledi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Uluslararası Ticaret Komitesinde farklı siyasi gruplardan milletvekilleri, Avrupa Birliği (AB) Komisyonuna, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ithalatını yasaklayacak somut bir yasa teklifi sunması çağrısında bulundu.
AP Uluslararası Ticaret Komitesinin Brüksel'deki toplantısında, AB'nin işgal altındaki Filistin topraklarını gasbeden İsrail yerleşimleriyle ticarete yönelik tedbirlerinin durumu görüşüldü.
Komite Başkanı Bernd Lange, AB Komisyonundan, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlerinden gelen ürünlere yönelik ticaret tedbirleri içeren yasa teklifi sunmasını istedi.
Lange, "Bazı üye ülkeler, yerleşim yeri ürünlerinin ithalatına yönelik yasaklar veya kısıtlamalar getirdi. İsrail'in ana ticaret ortağı olarak, doğal olarak bizim de bu konuyu değerlendirmemiz gerekiyor." ifadelerini kullandı.
AB Komisyonunun yasal teklif sunmadan önce AB Konseyinde nitelikli çoğunluk bulunup bulunmadığını sorgulamasının hatalı olduğunu söyleyen Lange, bu konuda bir teklif hazırlanması gerektiğini vurguladı.
Düzenleme konusunda gerekli desteğin yasama sürecinde AP ile AB Konseyi arasındaki müzakerelerde aranması gerektiğine işaret eden Lange, Komisyonun diğer düzenlemelerde teklif sunmak için üye ülkeler arasında önceden uzlaşı sağlanmasının beklemediğine dikkati çekti.
Lange, Rusya'dan enerji ürünleri ithalatının bitirilmesi konusundaki düzenleme teklifini ve dün açıklanan AB'nin 2027 yasama programını hatırlattı.
Söz konusu düzenlemede de sürecin başında Konseyde nitelikli çoğunluk bulunacağının kesin olmadığını belirten Lange, "Bu tamamen yeni bir durum. Böylesi bir argüman kabul edilemez. Komisyonun bu vakada süreci engellemesi ve Konsey ile kapalı kapılar ardında yürüttüğü tartışmaların arkasına saklanması kesinlikle kabul edilemez." diye konuştu.
Lange, İsrail'in en büyük ticaret ortağı olan AB'nin bu konudaki sorumluluğuna dikkati çekti.
"Kısmi önlemler yeterli değil"
Sosyalistler ve Demokratlar Grubu (S&D) adına konuşan İspanyol milletvekili Hana Jalloul Muro, "AB, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan İsrail yerleşimlerinden gelen ürünlerin ticaretini yasaklamalıdır. Beyanlar, etiketleme zorunlulukları ve kısmi önlemler artık yeterli değildir. Uluslararası hukuka uygun, tüm üye devletlerde yeknesak bir şekilde uygulanan, bağlayıcı ve acil bir Avrupa düzenlemesine ihtiyacımız var." değerlendirmesinde bulundu.
Jalloul Muro, Uluslararası Adalet Divanı'nın bu konuda bağlayıcı bir görüşü olduğunu anımsatarak, devletlerin işgal altındaki Filistin topraklarında yaratılan hukuka aykırı durumu tanımama veya desteklememe yükümlülüğü olduğunu söyledi.
Buna, durumun sürdürülmesine katkıda bulunan ticari ilişkilerin de dahil olduğuna dikkati çeken Jalloul Muro, "Komisyon ve Konseye açıkça sesleniyorum, nitelikli çoğunluk, oy birliği veya bitmek bilmeyen usule ilişkin tartışmalar gibi bahanelerin arkasına saklanmaktan vazgeçin. Uluslararası hukuk boyutuyla olduğu kadar, kurumlarımızın onuru ve güvenilirliği açısından da sorunun ulaştığı bu boyut karşısında böylesi argümanlar kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Jalloul Muro, harekete geçmenin yalnızca seçenekler sunmak anlamına gelmediğini, sonuç alınması gerektiğini vurgulayarak, Komisyon ve Konseye karşı hareketsizlikleri nedeniyle AB Adalet Divanında dava açmaya hazır olduklarını kaydetti.
Yeşiller Grubundan Hollandalı milletvekili Catarina Vieira da mevcut uygulamanın yeterli olmadığını belirterek, yerleşimlerle ticaretin daha iyi izlenmesi yerine durdurulmasını istedi.
Vieira, Komisyonun yasa teklifi sunmak için önceden nitelikli çoğunluk sağlamasına gerek olmadığını vurgulayarak, yasağın ortak ticaret politikası kapsamında hazırlanabileceğini savundu.
"Görüş ayrılığı teklifi sunmayı engellemez"
AP'nin Filistin ile İlişkiler Delegasyonu Başkan Yardımcısı olan ve Renew Europe (Avrupa'yı Yenile) grubundan Barry Andrews ise üye ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarının Komisyonun başka alanlarda teklif sunmasını engellemediğini hatırlattı.
Andrews, yerleşim yerlerinden ürünlerin yanlış etiketlenmesi nedeniyle ciddi sorunlar yaşandığını anımsatarak, "Tam bir yasaklama getirtilmesi çok daha etkili olacaktır. Gümrük yetkilileri listelerle veya arama motorlarıyla uğraşmak yerine, doğrudan yasaklama yetkisine sahip olacak ve bu yasağı çok daha etkin bir şekilde uygulayabileceklerdir." dedi.
AB üyesi ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarının AB Komisyonunun daha önce herhangi bir konuda öneri sunmasına engel olmadığını anımsatan Andrews, "Bu saçmalığı tekrarlamayı bırakın. Bir teklife ihtiyacımız var. Doğru kararı verme konusunda bize güvenin. Uluslararası Adalet Divanı'nın kararını uygulayacağız. Süreci ileriye taşıyacağız." diye konuştu.
AB Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü Direktörü Leon Delvaux, "AB, İsrail'in uluslararası hukuk uyarınca yasa dışı olan, barışın önünde bir engel teşkil eden ve iki devletli çözümün uygulanabilirliğine zarar veren yerleşim politikalarına ve faaliyetlerine kesinlikle karşı durmaya devam etmektedir." ifadesini kullandı.
"Yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünler, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması kapsamındaki tercihli gümrük vergisi uygulamalarından yararlanamazlar." diyen Delvaux, sınırda denetimden sorumlu olan üye devletlerin gümrük makamlarıyla yakın işbirliği içinde çalışarak uygulamayı güçlendirdiklerini anlattı.
AB Komisyonunun yerleşimlerle ticaretin daha fazla kısıtlanmasına ilişkin seçenekleri üye ülkelere sunduğunu hatırlatan Delvaux, bu belgenin bir yasa teklifi olmadığını ve seçeneklerden herhangi biri üzerinde henüz gerekli çoğunluğun oluşmadığını ifade etti.
Delvaux, olası bir yasağın temel amacının ticaret akışlarını düzenlemekten ziyade siyasi nitelik taşıyacağını savunarak, Komisyonun böyle bir tedbirin ortak dış ve güvenlik politikası hukuki temelinde ele alınması gerektiği görüşünü koruduğunu belirtti.
Komisyonun mevcut tutum ve politikalarının Uluslararası Adalet Divanının danışma görüşüyle uyumlu olduğunu iddia eden Delvaux, milletvekillerinin teklif hazırlanmasına yönelik çağrılarını ilgili makamlara aktaracaklarını sözlerine ekledi.
Süreç hakkında
AB ile İsrail arasında yürürlükte bulunan Ortaklık Anlaşması kapsamında İsrail ürünleri belirli koşullarda tercihli gümrük tarifelerinden yararlanabiliyor.
Ancak işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri'ndeki İsrail yerleşimlerinde üretilen ürünler bu tercihli rejimin dışında tutuluyor. Buna rağmen söz konusu ürünlerin AB'ye ithalatı tamamen yasak değil.
Bölgeden ihracat yapanlar ürünlerin menşei yanlış beyan edilerek veya yerleşimlerde üretilen mallar İsrail içinde üretilen ürünlerle karıştırılarak mevcut kurallar aşılabiliyor.
AB Komisyonu tarafından hazırlanan ve üye ülkelere sunulan bir belgede, ilk seçenek kapsamında İsrail yerleşimlerinden ürün ithal eden şirketlere özel ithalat veya ihracat lisansı sistemi getirilmesi öneriliyor. Ancak AB Komisyonu, bu yöntemin de çeşitli yollarla aşılabileceği uyarısında bulunuyor.
İkinci seçenek, yalnızca yerleşim ürünlerine uygulanacak yüksek gümrük vergileriyle bu ürünlerin AB pazarında ekonomik olarak rekabet edemez hale getirilmesini öngörüyor.
Üçüncü ve en kapsamlı seçenek ise yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin AB'ye ithalatının tamamen veya kısmen yasaklanmasını içeriyor. Bu durumda ulusal gümrük makamlarının AB sınırlarında yerleşim ürünlerini tespit etmesi ve girişini durdurması söz konusu olacak.
Ancak henüz bu konuda somut adım atılamaması ve düzenleme teklifi sunulmaması tepki çekiyor.