Arınç: Medeniyeti Yaşatmak Bizim Görevimiz

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'de farklı inanç gruplarından, farklı etnik gruplardan binlerce insan bulunduğunu belirterek, "Geçmişte onlarla da birlikteydik."

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'de farklı inanç gruplarından, farklı etnik gruplardan binlerce insan bulunduğunu belirterek, "Geçmişte onlarla da birlikteydik. Bugün sayıları azalmış olabilir. Ama biz birlikte Türkiye'yiz ve onlardan hep güç aldığımızı düşünüyoruz. Onlardan birisi eksik olsa bir parçamızın eksik olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla her milletin, her etnik grubun, her etnik grubun mutlaka bir medeniyeti var. O medeniyeti yaşatmak bizim de görevimiz" dedi.


Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Ankara Vakıf Eserleri Müzesi'nde AB-Türkiye Kültürlerarası Diyalog Müzeler Hibe Programı Müze Profesyonelleri için Çok Taraflı Eğitim Projesi'nin açılışını yaptı.


Vakıflar Genel Müdürlüğünün 160'tan fazla cemaat vakfının yöneticisi olduğunu bildiren Arınç, şunları söyledi:


"Son yaptığımız yasal düzenlemelerle cemaat vakıflarının gayrımenkullerine sahip olabilmeleri konusunda sağladığımız kolaylıklar da hepimize memnuniyet vermektedir. Pek çok kilise tamir edilmektedir, restore edilmektedir. İbadete açılmaktadır. Anadolu toprakları binlerce seneden beri üzerinde yaşattığı o kültürlerin o medeniyetlerin bize intikal eden varlıklarını korumak için Vakıflar Genel Müdürlüğü önemli çalışmalar yapmaktadır. Hakikaten en azından 3 büyük medeniyetin beşiği olmuş bu topraklarda nereye gitseniz bir büyük izi, eseri görebiliyorsunuz."


Arınç, geçtiğimiz haftalarda Diyarbakır'da herkesin Hazreti Süleyman Cami olarak bildiği, restorasyonu tamamlanan bir caminin ibatede açıldığını dile getirerek, "Hz. Ömer döneminde müslüman Arapların Diyarbakır'a geldikleri ve burada müslümanlıkla halkı tanıştırdıkları bir dönemden bahsediyorum. 639 yılından bahsediyorum. Dünyadaki 5 büyük mescitten birisi olarak bilinen Diyarbakır'daki binyüzlerin camisi Ulucami'den bahsediyorum. Mescid'i Haram, Mescid'i Nebevi, Mescid'i Aksa, Hz. Emeviye Camisi Şam'daki ve bir iddiaya göre 5.'si Diyarbakır'daki Ulucami. Buna benzer Süryani, Hristiyan ve diğer dinlerin farklı inanç gruplarının Türkiye'de çok büyük eserleri var. Bu eserlere sahip çıkmak ve onu insanlığın ortak malı olarak görmek ve bizden sonrakilere de aynı güzellikte aktarabilmek bizim çok önemli vazifelerimizden birisidir" diye konuştu.


Bu alanda müzeciliğe çok önem verilmesi gerektiğini ifade eden Arınç, Türkiye'de pek çok müze olduğunu, bunun yanında, İstanbul, Ankara'da ve başka şehirlerde, önemli iş adamlarının, çok büyük masraflar yaparak, özel müzeler de açtıklarını anımsattı.


"Yurtdışından Türkiye'yi ziyarete gelen herkesin, büyük bir gıpta ile izlediği, gezdiği, gördüğü bir cevhere sahibiz" diye konuşan Arınç, yıllar önce Rusya'nın St. Petersburg şehrindeki Hermitage Müzesi'ni ziyaretinde, sergilenen eserlerin sayısı karşısında hayretini gizleyemediğini hatırlattı.


Bunun gibi Türkiye ve dünyada ortak kültür paydası olan konularda çok büyük müzeler olduğunu belirten Arınç, Meclis Başkanlığı döneminde, Portekiz ziyareti sırasında, Gulbenkian Müzesi'ni de gezdiğini hatırlattı. Bu müzenin, önce Türkiye'de kurulmak istendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini kaydeden Arınç, petrol gelirinden her sene 50 milyon doların bu müzenin zenginleşmesi için kullanıldığı yönünde bilgiler bulunduğunu söyledi.


-"Hepimizin büyük bir vefa borcu var"-


Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Ülkemizde farklı inanç gruplarından, farklı etnik gruplardan binlerce insanımız var. Geçmişte onlarla da birlikteydik. Bugün sayıları azalmış olabilir. Ama biz birlikte Türkiye'yiz ve onlardan hep güç aldığımızı düşünüyoruz. Onlardan birisi eksik olsa bir parçamızın eksik olduğunu düşünüyoruz. Dolayısıyla her milletin, her etnik grubun, her etnik grubun mutlaka bir medeniyeti var. O medeniyeti yaşatmak bizim de görevimiz. Süryani olduğu kadar Keldani, Keldani olduğu kadar Hristiyan, Hristiyan olduğu kadar Musevi ve diğerleri. Bu ülkede büyük eserler bırakmış olan bu insanlara karşı hepimizin büyük bir vefa borcu var."


Diyarbakır Süryani Kadim Meryem Ana Kilisesi Vakfı başkanına eserlerin sergilenmesi için izin vermesinden dolayı teşekkür eden Arınç, "Türkiye dendiği zaman bu medeniyetlerin söz konusu edildiğini hepimizin bilmesi gerekir. Romanya komşumuzdur, Avusturya elbette Avrupa'nın ortasında kültür, sanat ve medeniyet üzerinde herkesin mutlaka takdir duygularını ifade ettiği bir ülkedir. Onlarla da dostuz ve ortak müşterek medeniyetimizin ortaya çıkarılması için gayret sarfetmeliyiz" dedi.


Arınç, Vakıflar Genel Müdürlüğünün bu ve buna benzer çalışmalara her zaman destek olacağını belirterek, AB'nin hibe projeleri içinde daha çok yer alması gerektiğini söyledi.


Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem ise vakıflar teşkilatının müze çalışmalarının yaklaşık 150 sene önce başladığını ifade ederek, "Bu tarih aynı zamanda ülkemiz müzeciliğinin de başlangıcı olmuştur" dedi.


Ertem, taşınmaz eserlerin yanısıra taşınır vakıf kültür varlıklarının bakımı ve korunması için de çalışmalar yürüttüklerini söyledi.


Açılışa, program ortaklarından Romanya Sibiu Brukenthal Müzesi ve Viyana Etnoğrafya Müzesi temsilcilerinin yanısıra Romanya ve Avusturya'nın Ankara Büyükelçileri katıldılar. - ANKARA

Kaynak: AA