Ashmore Grup Ceo'su Coombs: Türkiye'ye Son 6 Haftada Yatırımlarda Ciddi Artış Gördük
Ashmore Grup CEO'su Mark Coombs, Türkiye'ye Moody's, Fitch ve JCR'dan gelen not artışlarına ilişkin olarak, "Son altı haftada gelen yatırımlarda ciddi artış gördük Ashmore Grup CEO'su Mark Coombs, Türkiye'ye Moody's, Fitch ve JCR'dan gelen not"...
Ashmore Grup CEO'su Mark Coombs, Türkiye'ye Moody's, Fitch ve JCR'dan gelen not artışlarına ilişkin olarak, "Son altı haftada gelen yatırımlarda ciddi artış gördük Ashmore Grup CEO'su Mark Coombs, Türkiye'ye Moody's, Fitch ve JCR'dan gelen not artışlarına ilişkin olarak, "Son altı haftada gelen yatırımlarda ciddi artış gördük. Not artışı, Türkiye'yi şu ana kadar göz ardı etmiş kişilerin merceğine oturttu. Sabit getirili ve hisse senedine yatırımlarda, Türkiye'ye yatırım yapmak istediler" dedi.
Sermaye Piyasası Kurulu'ndan (SPK) portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı yetki belgelerini alarak, Türkiye'deki iştiraki Ashmor Portföy'ün faaliyete geçişinin 5'inci yılını kutlayan İngiliz fon şirketi Ashmore'un Grup CEO'su Mark Coombs, düzenlenen basın toplantısında, Türkiye'ye Ashmore Portföy'ün 20008 yılında geldiğini ve aktiflerinin 198.7 miyon dolar (367.6 milyon TL) büyüklüğe ulaştığını açıkladı.
-"NOT ARTIŞLARI UZUN VADELİ YATIRIMLARI TEŞVİK EDECEK"-
Türkiye'nin küresel açıdan çok önemli bir piyasa olduğunu ve Ashmor için de değerli bir fırsat teşkil ettiğini söyleyen Coombs, "Moody's ve Fitch'den gelen not artışlarının Türkiye'ye daha uzun vadeli yatırımları teşvik etmesini bekliyoruz. Türkiye'de kurumsal yatırımcı tabanının giderek büyümesi için gerekli koşullar bulunuyor. Yatırım ve emeklilik fonlarının milli gelire oranı düşük olmakla birlikte performans odaklı piyasa dinamiklerinin yerinde olması şartıyla, düşen faizler ve artan ekonomik istikrar yatırımcı güvenini doğal olarak geliştirecek" diye konuştu.
-"KRİZ OLSA BİLE TÜRKİYE HIZLI ÇIKAR"-
Soruları da yanıtlayan Marc, 2008 krizinin hala daha kıyıları dövmeyi devam ettiğinin söylendiğini, büyük krizlerin patlak vermesinin herkesi etkileyeceğini, ABD'de başlayan krizin de böyle olduğuna işaret ederek, "Türkiye bundan gurur duymalılar. Böyle bir kriz tekrar baş gösterse bile Türkiye'nin, gelişmiş ülkelere göre çok daha hızlı çıkacağını düşünüyorum" dedi.
-"NOT ARTIŞI SON 6 HAFTADA YATIRIMLARI ARTIRDI"-
Türkiye'ye kredi derecelendirme kuruluşlarından gelen not artışlarının yatırım girişlerini nasıl etkilediği yönündeki bir soruya Mark Coombs,"Türkiye'ye, son altı haftada gelen yabancı yatırımlarda ciddi artış gördük. Hisse senedine yatırım yapmak isteyen kişilerde artış görüldü. Not artışı, Türkiye'yi şuana kadar göz ardı etmiş kişilerin bile merceğine oturttu. Sabit getirili ve hisse senedine yatırım isteyenler, Türkiye'ye yatırım yapmak istediler" diye yanıt verdi.
-"DİN, YATIRIMLARLA BİR KRİTER OLMAMALI"-
Coombs, bir gazetecinin Türkiye'de alkol tüketimine yönelik yeni düzenlemelerin getirildiği hatırlatılarak, "İslamcılaşma belirirse, bu yatırımlarınızı nasıl etkiler?" yönündeki bir soru üzerine, "Biz yatırım yapıtınız zaman, cazip koşullar olup olmadığını bakarız. Bizler adil hakkaniyetli yatırım olduğu sürece yatırım yaparız. İslami ülkelerinde de ofislerimiz var. Bizce dinin önemi yok. Din, bir kriter olmamalı yatırımlarda" karşılığını verdi.
-"BAŞBAKAN'IN SÖYLEDEĞİNDE HAKLILIK PAYI VAR"-
Coombs, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "kriz Türkiye'yi teğet geçti' demişti. Siz de kriz yılı olan 2008'de gelip Türkiye'ye yatırım yaptınız. O zaman başbakanın bu sözünde haklılık payı var mı? Kriz, Türkiye'yi teğet mi geçti?" şeklindeki bir soru üzerine, "Başbakanın söylediğinde haklılık payı var. Gelişmekte olan ülkeler krizden, tabii ki büyük ölçüde etkilendi. Ancak, burada teğet geçmenin de açısı var. Türkiye ve başka gelişmekte olan ülkeler, daha muhafazakar şekilde ekonomilerini yönettiği için krizi daha iyi yönetebildiler. Bence kriz Türkiye'ye, gelişmiş ülkelere kıyasla çok daha az temas etti" karşılığını verdi.
Coombs, "Başbakan Erdoğan güçlü bir lider mi?" sorusuna, "Biz siyasi yorumlarda bulunmaktan kaçınmalıyız. Türkiye'de bulunmaktan çok mutluyuz. Buradaki yatırımcılar için para kazandırmaya devam etmek istiyoruz" ifadelerini kullandı.
-"ASHMORE 77.7 MİLYAR DOLAR BÜYÜKLÜĞE ULAŞAN FONLARI YÖNETİYOR"-
Ashmore Portföy CEO'su Didem Gordon ise Ashmore'un dünya çapında 14 lokasyonda faaliyet yürüttüğünü ve 21 yılda 77.7 milyar dolar büyüklüğe ulaşan fonları yönettiğini söyledi. Ashmore'un küresel bazda faaliyet göstermesi ve gelişmekte olan piyasalarda uzmanlaşmasından direkt olarak faydalandıklarını söyleyen Gordon, "Amacımız, Türkiye'de bağımsız portföy yöneticisi olarak halihazırdaki güçlü konumumuzu kurumsal yatırımcıların fonlarını yöneterek daha da geliştirmek. Türk sermaye piyasalarımıza portföy yönetimindeki küresel bilgi birikimimiz ve yerel derin tecrübemizi birleştirerek değer yaratmayı umuyoruz" dedi.
-"SERMAYE PİYASASI KANUNU VE DÜZENLEMELER DEĞİŞİM SÜRECİNDE"-
Türkiye'de sermaye piyasalarına yapılan yeni düzenlemelere de işaret eden Gordon, "Türk fon yönetimi endüstrisi yeni Sermaye Piyasası Kanunu ve takip eden düzenlemeler ile önemli bir değişim süreci içinde. Türk Sermaye Piyasalarındaki gelişmelerden yararlanıp en iyi uygulamalarla yatırımcılara değer yaratarak faaliyetlerimizin büyümesini hedefliyoruz" şeklinde konuştu. Ashmore Portföy Yönetim'in Tükiye'de, 23 Mayıs itibariyle 367.7 milyon TL'lik bir varlığı yönettiğini açıklayan Gordon, müşterilerinin yüzde 98'inin yerli ve yabancı kurumsal yatırımcılardan oluştuğunu söyledi. Ashmore'un TL cinsinden borçlanma hisse senedi işlemleri ve nakit yönetimine yatırımların, uzmanlık alanı olduğuna söyleyen Gordon, yönetilen portföylere göre dağılımı bakıldığında, yatırım fonlarının yüzde 15.25, yurt dışı fonların yüzde 69.77, emeklilik fonlarının yüzde 7.12, özel portföy yönetiminin yüzde 7.86 olduğunu açıkladı. Gordon, "Yönetilen portföyün içeriğine bakıldığında, üçte biri hisse senedi, yarıya yakını sabit getiriden oluşuyor. Bunun içinde de tahvil bono, hazine bonosu dahil. Likid fonlar ise yüzde 3'ünü oluşturuyor" dedi.
-ASHMORE, BES YÖNETİMİNE TALİP -
Türkiye'de kurumsal yatırımcılara daha fazla hizmet vermek istediklerini, bunların başında da emeklilik fonları olduğunu söyleyen Gordon, hükümetin yüzde 25 katkı sağladığı bireysel emeklilik fonlarının yönetimine de talip olduklarını açıkladı. - İstanbul