Atalay: 'Demokratik Açılım Sürecini Sabırla Yürütmeliyiz'
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Demokratik Açılım Sürecini Yönetmenin Dayanıksız İnsanların, Dayanıksız Yapıların İşi Olmadığını Belirtti.
İçişleri Bakanı Bakanı Beşir Atalay, demokratik açılım sürecini yönetmenin dayanıksız insanların, dayanıksız yapıların işi olmadığını belirterek, "Hain suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Ama sabırla bu süreci yürütmeniz gerekir" dedi. Polis Akademisi Başkanlığı tarafından düzenlenen 2'nci Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Sempozyumu, Antalya'daki Ramada Plaza Otel'de başladı. Perşembe günü sona erecek sempozyumun açılış oturumunda konuşan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, toplumsal olayların önce iyi bir analiz ve teşhise gereksinim duyduğunu söyledi. Ancak bunun üzerine sağlam stratejiler kurabileceğini kaydeden Bakan Atalay "Terör beladır. Dili, ırkı yoktur. Ülkesi yoktur. Terör, her yerde bir anlamda kan gözyaşı demektir. İnsana karşı tutum demektir. Terör sadece belli bir coğrafyayı belli bir toplumu tehdit eden bir tehlike de değildir. Tüm insanoğlunu tehdit eden bir olgudur" dedi.
Küreselleşmenin bu kadar hızlandığı bir dünyada "Bana dokunmayan terör bin yaşasın" şeklinde bir yaklaşımın tehlikeli olacağı uyarısında bulunan İçişleri Bakanı Atalay, terör konusunda çok etkin işbirliği gerekliliğinin altını çizdi. Zaman içinde "Bana zararı olmadıkça teröre karşı çok fazla hassasiyet de göstermemem" diyen ülkelerin olduğunu belirten Bakan Atalay, "Ne zaman ki terör kendilerini de vurmuştur o zaman ne kadar büyük bir bela olduğunu görmüş ve bu konuda hassasiyetleri artmıştır" dedi. Terör konusunda uluslararası hassasiyetin giderek yükseldiğinin altını çizen Bakan Beşir Atalay, "Terör, herşeyden önce özgürlüklerin düşmanıdır. Özgürlükler kısıtlandıkça bir anlamda da hedefine ulaşır. Buna en açık örnek Amerika Birleşik Devletleri'nde 9/11 olayları olarak bilinen terör saldırısından sonra küresel ölçekte özgürlüklerin dengesinin ne kadar özgürlükler aleyhine bozulduğunu da hepimiz görüyoruz" diye konuştu.
Türkiye'nin 11 Eylül saldırısı sonrası terörle mücadeledeki durumunun özel olarak incelenmeyi hak ettiğini savunan İçişleri Bakanı Beşir Atalay, dünyada özgürlükler, en özgürlükçü ülkelerde kısıtlanmaya başlarken Türkiye'nin özgürlüklerin daha da genişletildiği bir dönemi yaşadığını söyledi. Bakan Atalay, özellikle AK Parti hükümetleriyle başlayan 2002 dönemi ve Avrupa Birliği (AB) uyum süreciyle birlikte Türkiye'de demokratikleşmenin en hızlı adımlarının atıldığı dönemi yaşadığına dikkati çekti.
İLK DEFA BAŞBAKAN İFADE ETTİ
AK Parti hükümetleriyle Türkiye'de sorunun iki temel boyutu olduğunun ilk defa kabul edildiğini dile getiren Bakan Atalay, birinci boyutta eli silahlı gruplarının devlete karşı yasadışı şiddet eylemlerinde bulunmasını içeren terör sorunu olduğunu söyledi. Bakan Atalay, ikinci boyutu ise terör sorununu doğuran ve daha çok sosyokültürel dinamiklerden beslenen kimi zaman 'Kürt sorunu', kimi zaman 'Güneydoğu sorunu' şeklinde ifadesini bulan sorunun oluşturduğunu söyledi.
İçişleri Bakanı Atalay, bu iki boyutu siyasi söylemde ilk defa ifade edenin AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Bu tespitin ardından meselenin sorunun iki boyutunu ve ilişkiyi doğru anlayabilmek olduğunun altını çizen İçişleri Bakanı Beşir Atalay, şöyle devam etti:"Terörü meselenin özü olarak görmek ve terör ortadan kalktığında yaşadığımız sorunlarını tümünün çözüleneceğini sanmak bazen yanlış önlemlere götürebilmektedir. Bu terörün ihmal edileceğini anlamını asla taşımaz. Belki sorunlardan birisi yıllardır güvenlik paradigması içinde algılanmasıdır. Bu durum biraz daha öncesi siyasi iktidarların sorunun çözümünü tamamen güvenlik bürokrasisine havale etmelerinden kaynaklanmaktadır. Böyle olunca meselenin tek çözümü olarak güvenlik tedbirleri düşünülmüştür. Zira bir Çin atasözünde çok iyi ifade edildiği gibi 'Elinizdeki tek alet çekiçse herkesi çivi olarak görürsünüz'. AK Parti hükümetleri olarak, biz bu siyasetin kolaycılık olduğunu, sorunu çözmekten ziyade içinden çıkılmaz hale dönüştüğünü gördük ve farklı bakışlar geliştirmeye başladık."
Türkiye'nin uzun yıllar terörle mücadele ettiğini fakat terörün beslendiği ortam ve koşullar ortadan kaldırılmadan kesin sonuca ulaşmanın mümkün olmadığını dile getiren Bakan Atalay, terörle mücadele temel vizyonlarını insan odaklı güvenliğin özgürlükler ve demokrasi ekseninde sağlanmasının oluşturduğunu söyledi.Demokratik açılım sürecini başlattıkları andan itibaren toplumun tüm kesimleriyle sorunun çözümüne ilişkin görüşmeler yaptıkları ve yapmaya devam ettiklerini kaydeden Bakan Atalay, toplumun bazı marjinal kesimleri hariç tamamının bu sorunun çözümünü istediğini ve bu konuda samimiyet ve anlayışı oluştuğunu kaydetti.
"SEÇİM ORTAMINDA GÜNDEM ANAYASA OLACAK"
12 Eylül'de referandumla gerçekleştirilen Anayasa değişikliğiyle Türkiye'de yeni demokratik ve sivil anayasa çalışmasının yolunun açıldığını kaydeden Bakan Atalay, "Yeni seçim ortamında kampanyanın ana gündeminde anayasa olacak. Bütün partiler bu konuda hazırlığını yapıyor. Yeni anayasa adeta pek çok sorunun çözümü için bir umut kapısı, bir ufuk gibi oldu" diye konuştu.
Terörün 3S olarak adlandırdığı 'sabır', 'samimiyet' ve 'sebat' formülüyle çözülmesi gerektiğini kaydeden Bakan Atalay, "Terör lordları çatışmaların durmasını huzur ve barışın hakim olmasını istemezler" dedi. Bakan Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:"Başlatılan demokratikleşme sürecini her türlü olumsuzluklara rağmen sonuna kadar götürmek gerekiyor. Bu süreçte inişler çıkışlar, yol kazaları, hatalar olabilir ama bu sürecin tabiatında vardır. O zorukları bilmek ve sabırlı olmak gerekir. Dayanıksızsanız bu yola çıkmamanız gerekir ve de bu tür sorumlulukları üstlenmemek gerekir. Çok kararılı, dayanıklı olmanız gerikir. Hem bunu yürüten siyasi mekanizmalar hem de sorumluğu alan kişiler olarak. Çok fazla eleştiri alırsınız. Hain suçlamalarıyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Ama sabırla bu süreci yürütmeniz gerekir. ve tabii siyasi iktidar için riskler taşır."
KARDEŞLİĞİ PEKİŞTİRMEMİZ GEREKİYOR
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, açılış oturumunun ardından sempozyumun yapıldığı otelden ayrılarak Antalya İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yenilenen Demircikara Polis Merkezi'nde incelemelerde bulundu. Bakan Atalay incelemelerinin ardından AK Parti Antalya İl Başkanlığı'na geçti. Burada partililere seslenen Bakan Atalay, "Dünyanın en önemli sorunlarından biri terör sorunudur. Terör konusunda Türkiye'nin uluslararası konumu ve iç şartlarından kaynaklanan kendine özgü sorunları da vardır. Ülkemizin geleceği, birlik ve bütünlüğümüz için çok önemli bir konu. Vatandaşlarımızın kardeşliğini pekiştirmemiz gerekiyor. Ülkemizin her köşesinde bu kardeşliği pekiştirecek olan AK Parti'nin ruhudur. Çünkü AK Parti Türkiye'nin bütünlüğünün kardeşliğinin adeta sigortası, garantisidir. Terörü sonlandırmak, bu tür sorunları bitirmek, Türkiye'yi daha da güçlendirmek bizim görevimiz" diye konuştu. İçişleri Bakanı Atalay, partide Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın grup toplantısının bir bölümünü izledi.
-KUTU
DİĞER KONUŞMACILAR
Antalya'daki 2. Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Sempozyumu'nun açılış oturumunda konuşan Uluslararası Terörizm ve Sınıraşan Suçlar Araştırma Merkezi (UTSAM) Müdürü Suleyman Özeren, terör ve organize suç örgütlerinin konjenktürel değişimlere eylem ve söylem düzeyinde ayak uyduran en önemli yapılar olduğuna dikkat çekerek terörizmle mücadelede küresel bölgesel ve yerel mücadele stratejilerinin geliştirilmesinin önemine değindi. Özeren, "Bu örgütler gelişen teknoloji ve artan bilgi birikimine pararlel olarak kendilerini yinelemekte ve formasyon değiştirmektidirler" dedi.
Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Zühtü Arslan, terörün bir sebep olmaktan ziyade sonuç olduğunu söyledi. Özellikle etnik kökenli veya dini motifli terörün en önemli sebebinin farklılık hissi olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, "Terör bunun bir sonucudur. Kendisini farklı hisseden toplum kesimleri dışlanmış ve baskı altında hissetklerinde farklı yollara girebiliyor. Bu da karşımıza etnik veya dini motifli terör olgusunu karşımıza çıkıyor" dedi.
Emniyet Genel Müdürü Oğuz Kağan Köksal, dünyada terör ve sınır aşan suçların artık sadece bir ülkeyi ilgilendirmekte veya bir ülkenin sorunu halinde değil adeta insanlık suçu halen gelmeye başladığını söyledi. Terör ve sınır aşan suçlarını bir çok noktada kesiştiğini belirten Emniyet Genel Müdürü Köksal, "Türkiye'de karşımıza iki mesele çıkıyor. Terör ve terörden istifade edenler. Sınırı aşan suçlar ve bu suçlardan rant sağlayanlar. Terörden rant sağlayan insanlar varsa terörün birden bitmesi mümkün değil. Suç artık bir yerde başlayıp bir yerde bitmiyor. Bir yerde başlıyor, bir yerde devam ediyor, başka bir yerde noktalanıyor. Bu uzun sürecin içinde mücadele kolay olmuyor. İnsanların kurumların ve zarar görenlerin bir araya gelip birlikte mücadele etmesi gerikiyor" diye konuştu.
NATO Terörle Mücadele Dairesi Başkanı Sabri Ergen, terörizmle mücadelenin bugün tek bir ulusun, tek bir uluslararası kuruluşunun kapasitesini aşmakta olduğuna dikkat çekti. NATO olarak terör ve terörizmle mücadelede askeri yöntemlerle başarı elde edilemeyeceğini yakından bildiklerini ifade eden Ergen, bu nedenle çok boyutlu bir işbirliğini desteklediklerini açıkladı.