Aziz Kocaoğlu: "İzmir'in Tozunu Silktik"
Aziz Kocaoğlu: "İzmir'in tozunu silktik" "Artık İzmir'in kalkınması, büyümesi, refah düzeyinin artması engellenemez" "6306 sayılı yasayı mülkiyete tecavüz yasası olarak değerlendiriyorum" "6306 sayılı yasayı İzmir'de kullanmayacağız"İZMİR - Ege Ekonomik Forumu'nda konuşan İzmir Büyükşehir...
Aziz Kocaoğlu: " İzmir'in tozunu silktik"
"Artık İzmir'in kalkınması, büyümesi, refah düzeyinin artması engellenemez"
"6306 sayılı yasayı mülkiyete tecavüz yasası olarak değerlendiriyorum"
"6306 sayılı yasayı İzmir'de kullanmayacağız"
İZMİR - Ege Ekonomik Forumu'nda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "Yerel kalkınma modeli ile çıktığım yolda emin adımlarla ilerliyorum. Bütün rakamlar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. İzmir'in tozunu silktik. Artık İzmir'in kalkınması, büyümesi, refah düzeyinin artması engellenemez. Ne yapılırsa yapılsın. O dar boğaz geçildi" dedi.
Ege'nin enerji, lojistik ve turizm üssü olması ve sorunlara çözüm önerileri getirmek amacıyla Ege Ekonomiyi Geliştirme Vakfı tarafından ilk kez İzmir'de Ege Ekonomik Forumu düzenlendi. Forumun ikinci gününde konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, "İzmir bir müddet bir durağanlık yaşadı. Durağanlıktan kastımız potansiyelinin altında bir büyüme yaşadı. 1970-2010 yılları arasında. Dolayısıyla İzmir'in, Ege'nin lider kenti olması da sorgulanmaya başladı. Göreve geldiğimizde bir yol haritası yaptık. İzmir modeli; yerelde kalkınma. Yerel dinamikler ve belediyeler öncülüğünde bir kent nasıl kalkınır, ekonomisi nasıl büyür, bunun kitabını yazdık. Yerel kalkınma modeli ile çıktığım yolda emin adımlarla ilerliyorum. Bütün rakamlar doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. İzmir'in tozunu silktik. Artık İzmir'in kalkınması, büyümesi, refah düzeyinin artması engellenemez. Ne yapılırsa yapılsın. O dar boğaz geçildi" diye konuştu.
"Ufuk açtık"
Yerelde kalkınma modelini hazırladıkları stratejik plan üzerinde sürdürdüklerini kaydeden Kocaoğlu, şu bilgileri verdi: "Birçok eleştiri aldık ama şu eleştiriyi almadık; 'sizin yaptığınız yol haritasındaki öncelik sıralamasında hata var.' Adım adım bütçemizi, durumumuzu toparlayarak o yol haritasına sadık kalarak çalışıyoruz. Türkiye'de ilk defa bir yerel yönetim, bir büyükşehir belediyesi, belediyenin yapması gereken görevlerin dışında bir ufuk açtı. Büyükşehir, 'kentin kalkınmasına, yaşam standardının yükselmesine, ben talibim' diye yola çıktı. Bu Türkiye'de ilktir. Bir diğer ilk, kırsalda yaptığımız çalışmalardır. Hiç kimsenin düşünmediği şekilde üretim yollarını, arazi yollarını, yayla yollarını, tarım yapılan arazi yollarını asfaltladık. Bugün İzmir'in kırsalında arazi, yayla ve üretim yollarının yüzde 95'inin asfaltlanması tamamlandı. bugün bütün üreticilerimiz arazilerine asfalt yoldan gidiyor. Ürünler tozdan topraktan kurtulduğu ve kalite artığı gibi kışın da arazilerine girip tarım üretimi yapıyorlar."
"Mülkiyete tecavüz yasası"
Konuşmasında kentsel dönüşüm hakkında da sert eleştirilerde bulunan Kocaoğlu, şu ifadelere yer verdi: "Kentsel dönüşümden herkes farklı şey anlıyor. Kentsel dönüşümün ne olduğu konusunda Türkiye'de bir kafa karışıklığı var. TOKİ, Bakanlık vesaire, bir araziyi imara açıyor. 'Kentsel dönüşüm yapıyorum' diyor. Oraya site yapıyor, bina yapıyor, satıyor. Buna 'kentsel dönüşüm yaptım' diyor. Bu kentsel dönüşüm değil. Ha TOKİ yapsın, ha bir inşaat firması yapsın. İnşaat yapıyor, satıyor, para kazanıyor. Bu konut üretimidir. Kentsel dönüşümle alakası yoktur. Son çıkan 6306 sayılı yasayı mülkiyete tecavüz yasası olarak değerlendiriyorum affınıza sığınarak. 1999'dan önce yapılan dayanıksız bütün bina yıkılıyor, bina yapılıyor. Biz de kentsel dönüşüm yapıyoruz. Buradaki tapu sahipleriyle birebir görüşüp, proje yapıp yüzde 100 mutabakatla müteahhit ve mal sahiplerini karşı karşıya getirmeden işi yapıp bitiriyoruz. Zor bir iş ama kimsenin mağdur olmadığı bir iş. 6306 sayılı yasayı burada olduğumuz müddetçe İzmir'de kentsel dönüşümde kullanmayacağız."
" İstanbul'dan İzmir'e beyin göçü"
Kocaoğlu, eskinin aksine artık İstanbul'dan İzmir'e beyin göçü olduğunu da söyleyerek, "Eskiden 'İzmir'den beyin göçü veriyoruz' diye hep konuşulurdu. Şu anda İzmir beyaz yakalı göç almaya başladı. Verilere göre 2016'da İstanbul'dan İzmir'e 16 bin küsur beyaz yakalı insan yerleşmek üzere taşındı. Daha da gelmek isteyenler var. İzmir bu anlamda da Türkiye'nin yaşanabilecek, nefes alınacak, özgürce yaşanabilecek, ötekileştirilmeyecek bir şehir. Enteresan olaylarla karşılaşıyoruz ama İzmir bu ev sahipliğini, bu yaşam felsefesini bu kadar göç almasına rağmen nasıl sürdürüyor sorusunun cevabı, İzmir'in kanaat önderlerinde ve daha önemlisi İzmir'in kadınlarında" dedi.
"Üç yılda tüm borçları ödedik"
İzmir'in yaşam biçimini koruyarak büyümeyi yeğlediğini ifade eden Kocaoğlu, "Rantı değil, kentin yaşam biçimini örnek aldık. Tüm planlamalarda biz gücümüzün yettiği kadar, hukukun el verdiği kadar kentin bozulmadan büyümesini sağlamaya çalışıyoruz. Davalaşıyoruz, plan baskısı aldığımızda. Biz üç borçlu kentten biriydik. Üç yılda tüm borçları ödedik. Bu çabalarımız sonucunda belediyemiz şu anda üç senedir 3A notuyla değerlendiriliyor. Türkiye'nin kredi notu en yüksek devlet kurumlarının başında geliyor. Kendi gücümüzle dünya piyasasından krediler alarak büyük yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Eğer yatırımın geriye dönüşü olacaksa bunu kredi ile yapıyoruz.
Kocaoğlu, konuşmasında İzmir Büyükşehir Belediyesinin yatırımlarını da anlattı. Kocaoğlu'nun konuşmasının ardından Ege Ekonomik Forum'un panellerine geçildi.