Babacan: Özelleştireceğimiz Bir Miktar Daha Kuruluş Var

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, devletin son 10 yılda üretim, ticaret ve sanayinin önemli ölçüde dışına çıktığını belirterek, "Elimizde bir miktar daha özelleştireceğimiz kuruluş var, bunlar da kademe kademe belli bir program çerçevesinde"...

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, devletin son 10 yılda üretim, ticaret ve sanayinin önemli ölçüde dışına çıktığını belirterek, "Elimizde bir miktar daha özelleştireceğimiz kuruluş var, bunlar da kademe kademe belli bir program çerçevesinde gerçekleşiyor" dedi Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, devletin son 10 yılda üretim, ticaret ve sanayinin önemli ölçüde dışına çıktığını belirterek, "Elimizde bir miktar daha özelleştireceğimiz kuruluş var, bunlar da kademe kademe belli bir program çerçevesinde gerçekleşiyor" dedi.


Babacan, Galata İş Melekleri Yatırımcı Buluşması Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, 2009 yılından bu yana, geçen dört yılık sürede fazlar değiştirerek devam eden bir kriz ortamında olunduğunu söyledi. Euro Bölgesi'nde birçok büyük bankanın ve ülkenin çöküşünün şimdilik önlendiğini dile getiren Babacan, "Kriz ortamındayız diye özellikle vurguluyorum çünkü, bazen büyük bankalarını ya da büyük ülkelerin çöküşü şimdi önlendiği, belki ertelendiği için pek de problemlerin derinliğinin farkında değiliz. Ancak, yapısal açıdan baktığımızda pek çok ülkeyle ilgili pek çok sorunlar halen çözülebilmiş değil" dedi.


-"BÜYÜK ÜLKELER VE BANKALAR İÇİN RAHAT BİR ORTAM VAR, BUNUN GETİRECEĞİ AHLAKİ RİZİKO HEPİMİZİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN BİR KONU"-


Özellikle gelişmiş ülkelerde borç stokunun hızla arttığını ve bankacılık sisteminin henüz bünyesini sağlamlaştırılamadığının altını çizen Babacan, merkez bankalarının görülmemiş boyutta para basmak suretiyle sağladığı likiditeyle, büyük ülkelerin ve finans kuruluşlarının çökmesinin önlenmesine çalışıldığını kaydetti. Küçüklere geldiğinde ise durumun değiştiğine işaret eden Babacan, "Küçüklerle ilgili baskı, oldukça zor politikalar veya tabiri caizse "fişi kolayca çekivermek' yeterli. Ancak, küresel ölçüde sistemik sorun çıkartabilecek bankalar ve ülkeler için şu anda nispeten rahat bir ortam var. Tabii bunun getireceği adaletsizlik, uzun vadede bunun getireceği "ahlaki riziko, hepimizin dikkat etmesi gereken bir konu" diye konuştu.


-"KÜÇÜK İLE BÜYÜK EKONOMİLER ARASINDA ADALET DENGESİ BOZULMUŞ REKABET GÖRECEĞİZ"-


Bundan sonraki dünyada, küçük ekonomiler ile büyük ekonomiler arasında "adalet dengesi bozulmuş" bir rekabet görüleceğini savunan Babacan, "Yine büyük finans kuruluşları ile küçük finans kuruluşları arasında adalet dengesi bozulmuş bir rekabet göreceğiz. Böylesi bir ortamdayız şu anda" değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye'de ise girişimcilik nereye gidiyor diye bakıldığında ise bir çok şehirdeki işletmelerin hacmin ve ihracatlarının büyüdüğünü, küresel çapta iş yapmaya başladıklarını söyleyen Babacan, "Biz Türkiye'de şunu çok çok önemsedik. Fırsat eşitliği. İş yapma konusunda ve yatırım konusunda ayrıcalıkların, korunmuş alanların ortadan kalkması. Hiç kimsenin üzerinde bir baskı, bir sınırlama, bir tavan hissetmemesi. Bir ülkede rekabet ortamı ne kadar iyi işlerde, insanlar kendi iş yapmaları açısından ne kadar kendilerini güçlü hissederlerse, o ülkede girişimcilik o kadar hızlı ilerlemekte" dedi.


-"DEVLETİN EN ÖNEMLİ FONKSİYONU ADİL REKABET ORTAMI OLUŞTURMAK"-


Türkiye'de, kuralları belirlenmiş, regülasyonu akıllı bir şekilde yapılmış serbest piyasa ekonomisin çok faydalarını gördüklerine belirten Babacan, "Devlet olarak pek çok konunun artık dışına çıktı. Biz devletin en önemli fonksiyonunun, adil şartlarda bir rekabet ortamının oluşturulması olarak görüyoruz. Yani ülkede girişimciler için bir fırsat eşitliği oluşturacak ortam" diye konuştu. Bu ortamı oluşturmanın kolay olmadığını, yılların alışkanlıklarının bulunduğunu ifade eden Babacan, ancak iş dünyasıyla barışık bir hükümet yaklaşımı olduktan sonra başarının da arkasından geldiğini kaydetti.


Babacan, bir çok ülkede alt yapı yatırımlarıyla ilgili ciddi sorunlar bulunduğunu, hükümet olarak kendilerinin alt yapı yatırımlarını hep kamu-özel ortaklığı ile gerçekleştirdiklerini söyledi. Alt yapının artık özel sektör eliyle oluşturulmasını istediklerinin altını çizen Babacan, "Pek çok büyük projemizi de bu kamu özel ortaklığı sistemiyle gerçekleştiriyoruz" dedi.


-"ÖZELLEŞTİRECEĞİMİZ BİR MİKTAR DAHA KURULUŞ VAR"-


Devletin, son 10 yılda pek çok alanın dışına çıktığına işaret eden Babacan, "Devlet artık, üretimin, sanayinin, ticaretin dışına çıkmış durumda önemli bir ölçüde. Bir miktar daha özelleştireceğimiz kuruluş var elimizde ancak, bunlar da kademe kademe belli bir program çerçevesinde gerçekleşiyor. İşte devletin, bir bakıma sistemin dışına kendini çekmesi de özellikle ticaret açısından girişimcilerimize geniş bir alan açmakta" dedi.


-"DEVLETİN GÖLGE ETMEDİĞİ BİR İŞ ORTAMI ARZU EDİYORUZ"-


Babacan, Türkiye'de toplam vergi gelirleri ve devletin toplam harcamasının, milli gelirin yüzde 27'sini oluşturduğunu belirterek, "Bu OECD ortalamalarının oldukça altında bir oran. Yüzde 50'nin üzerinde olan çok sayıda gelişmiş ülke var. Yani devletin ağırlığı toplam ekonomide çok fazla. Biz şuna inanıyoruz: Eğer ekonomik aktiviteyi yapan, yatırımı yapan, parayı harcayan özel sektörse, o ekonomideki toplam verimliliği artırıyor. Devletin çok vergi toplayıp, çok harcama yaptığı ekonomilere baktığınızda, ciddi yapısal sorunlar görüyoruz o ülkelerde. ve biz bunun böyle kalmasını arzu ediyoruz. Devletin kurallarını koyduğu, ancak gölge etmediği bir iş ortamı" diye konuştu.


-"TABLET İHALESİNİ BİRKAÇ HAFTADA SONUÇLANDIRMAYI PLANLIYORUZ"-


Konuşmasında Fatih Projesi'ne de değinen Babacan, beşinci sınıftan 12'inci sınıf öğrencilerine kadar tablet bilgisayar sağlanacağını, ilk etapta yaklaşık 10 milyon adet, arkasından da her yıl 2.5 milyon adet devlet olarak bunları istisnasız tüm öğrencilere ücretsiz dağıtacaklarını açıklayarak, "Bunun da ihale süreci başladı. Birkaç hafta içinde neticeyi almayı, sonuçlandırmayı planlıyoruz" dedi. - Ankara

Kaynak: ANKA