Bağış, İsveç Yabancı Gazeteciler Derneği Heyetini Kabul Etti

Son Güncelleme:

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, piyanist Fazıl Say'ın hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin, "Biz ne sayın Fazıl Say'ın ne de herhangi başka vatandaşımızın söyledikleriyle ya da düşündükleriyle yargılanmasından mutlu olmayız."

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen

Bağış, piyanist Fazıl Say'ın hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin, "Biz ne

sayın Fazıl Say'ın ne de herhangi başka vatandaşımızın söyledikleriyle ya da

düşündükleriyle yargılanmasından mutlu olmayız. Keşke sayın Say da insanların

kutsallarını önemseyip, onlara saygıyla yaklaşsaydı da bu dava süreci hiç

başlamamış olsaydı" dedi.


Bağış, bakanlığının Ortaköy'deki ofisinde İsveç Yabancı Gazeteciler Derneği

heyetini kabul etti.


AB'nin bir parçası olmak için başvuruda bulunduğu 1959 yılı ile

karşılaştırıldığında, Türkiye'nin şu anda daha başarılı, daha fazla kendine

güvenen, daha şeffaf bir ülke olduğunu dile getiren Bağış, "Bu, Türkiye'nin

mükemmel olduğu anlamına gelmez, hala eksiklerimiz var ama bugünün Türkiye'si

dünün Türkiye'sinden çok daha iyi ve yarının Türkiye'si bugünün Türkiye'sinden

çok daha iyi olacak" diye konuştu.


Bağış, soruları yanıtlarken, haziran ayında "Bölgesel Politika" faslının

açılmasını umduklarını ifade etti.


Kıbrıs'ın Avrupa için, Türkiye için olduğundan daha büyük bir problem teşkil

ettiğini belirten Bağış, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda iyimser olduğunu dile

getirdi.


Türkiye'nin AB'den adil bir müzakere süreci beklediğini vurgulayan Bağış,

"Türkiye ne zaman AB'nin dönem başkanı olur?" sorusuna, "2023, Türkiye'nin AB

dönem başkanlığı için çok anlamlı bir yıl olur" yanıtını verdi.


-"Ne Türkiye'nin imajı ne AB sürecimiz için çok hayırlı olmamıştır"-


Bağış, piyanist Fazıl Say'ın hapis cezasına çarptırılmasını

değerlendirirken, 3. Yargı Paketi sayesinde 33 bin 500 tutuklunun tahliye

edilerek davalarının görülmesinin sağlandığını, 4. Yargı Paketi'nin, Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesi'nde Türkiye aleyhinde açılmış dava sayısını azaltmaya yönelik

olduğunu belirtti.


Türkiye'nin kendi imajıyla ilgili adımları atarken, bu tür münferit olayla

özellikle uluslararası medyada anılmanın Türkiye açısından da sanatçılar

açısından da yargının dışarıya verdiği mesaj açısından da hoş olmadığı görüşünü

dile getiren Bağış, şöyle konuştu:


"Daha evvel de söylemiştim. 'Keşke yargımız bu sanatçının attığı adımları

saçmalama özgürlüğü çerçevesinde değerlendirseydi' diye bir mesajım olmuştu.

Burada, AB'nin de birliğe üye ülkelerin de Türkiye'deki demokratikleşme reform

adımlarını teşvik edici olması gerekir. Münferit yargı kararı üzerinden

Türkiye'ye yüklenmek, ağır eleştiriler getirmek çok doğru olmasa gerek.


Biz ne sayın Fazıl Say'ın ne de herhangi başka vatandaşımızın

söyledikleriyle ya da düşündükleriyle yargılanmasından mutlu olmayız. Keşke sayın

Say da insanların kutsallarını önemseyip, onlara saygıyla yaklaşsaydı da bu dava

süreci hiç başlamamış olsaydı. Zaten millet kendi vicdanında yargılamasını,

değerlendirmesini yapıyor. Şu anda içinde bulunduğumuz durum ne Türkiye için ne

sayın Fazıl Say için ne Türkiye'nin imajı için ne AB sürecimiz için çok hayırlı

olmamıştır."


Bağış, demokrasilerde yargı kararlarının bağımsız olduğunu, yasama veya

yürütmenin yargı üzerinde tahakkümü olamayacağını ancak süreci takip edeceklerini

vurgulayarak, "Ümit ediyorum ki Türkiye, bu süreçten en doğru mesajları vererek

çıkacaktır. Bu davadan alınması gereken mesaj, herkesin birbirine saygılı olmayı

öğrenmesidir. Kimse kimsenin kutsalına, kimse kimsenin değerlerine hakaret

etmesin, herkes birbirinin kutsalına saygı göstermeyi öğrensin ve Türkiye de AB

standartlarında bir ülke olma yolunda ilerlemeye devam etsin" diye konuştu. - ISTANBUL

Kaynak: AA