Bakan Güler İzmir'de

Son Güncelleme:

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "Botaş Zarar Ediyor Diyorlar. Botaş'ın Zarar Ettiği Falan Yok. Sadece Alacaklarını Toplayamadığı İçin Sıkıntı Çekiyor" Dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, "BOTAŞ zarar ediyor diyorlar. BOTAŞ'ın zarar ettiği falan yok. Sadece alacaklarını toplayamadığı için sıkıntı çekiyor" dedi.


Bakan Güler, İzmir İşadamları Derneği'nin (İZİAD) organize ettiği " Türkiye'nin Güncel Enerji Politikaları ve Alternatif Enerji Kaynakları" başlıklı konferansa katıldı. Tepekule Kültür ve Sergi Merkezi'nde gerçekleştirilen konferansa Bakan Güler'in yanı sıra İzmir Vali Yardımcısı Mustafa Aydın, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bürokratları, Ege ve Batı Akdeniz Sanayici ve İşadamları Federasyonu (ESİDEF) Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Davulcuoğlu, İZİAD Başkanı Reşit Karabulut ile çok sayıda sanayici ve işadamı katıldı. Hidroelektrik enerjisi, hidrojen, biyoenerji, rüzgar enerjisinin çevreye olan yararlarının ele alındığı konferansta bir konuşma yapan Bakan Güler, Türkiye'nin enerji kaynakları açısından potansiyelini ve enerji projelerini anlattı. BOTAŞ'ın zarar ettiğine yönelik söylemlere de cevap veren Bakan Güler, böyle bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, şunları söyledi:


"BOTAŞ zarar ediyor diyorlar. BOTAŞ da tenkitlere cevap veriyor. Halbuki BOTAŞ'ın zarar ettiği falan yok. BOTAŞ zarar filan etmedi. BOTAŞ sadece alacaklarını toplayamadığı için sıkıntı çekiyor. Şimdi onu da hallediyor. Dünyanın sayılı başarılı kuruluşlarından bir tanesi. Ama biz genellikle milli kuruluşlarımıza da acımasızca hücum edebiliyoruz." Ege Bölgesi'nin enerji bakımından büyük zenginliklere sahip olduğunu ifade eden Bakan Güler, işadamlarını enerji konusunda yatırım yapmaya çağırdı. Bakanlık olarak bütün jeoloji haritalarını çıkardıklarını belirten Bakan Güler, "Rüzgar haritasını hazırladığımız gibi, jeotermal haritasını hazırladığımız gibi Türkiye'nin bütün maden zenginliklerini, jeoloji haritaları ile birlikte hazır ettik. Bunları anlatmamın sebebi şu. Bu haritalara bakıp yapacaksınız, şirketlerinizi kuracaksınız. Maden mühendisi, jeolog, bunları MTA alın, MTA da size yardımcı olur. Sondaj makineleri de gelişmiş olsun, kazın delin, yerin altına inin. Atatürk 'İstikbal göklerdedir' demiş. Biz de 'İstikbal derinlerdedir' diyoruz. Türkiye'nin ortalama sondaj kalınlığı 180 metre. MTA'nın yaptığı oran 180 metre. AB'nin rakamı bin 200 metre. 180 metreye kazarsan bulacağın maddeyle madenle bin 200 metre derine inersen bulacağın çok daha farklı. Dolayısıyla çalışınca kazanıyorsun" dedi.


"KOLLARI SIVAYIN, YATIRIM YAPIN" Jeotermalin çevreyi kirletmeyen bir kaynak olduğuna dikkat çeken Bakan Güler, jeotermalin avantajlarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Jeotermaldeki buharı tekrar tekrar kullanırsın. Allah böyle bir imkan vermiş bize. Bazı yerlerde kızgın kayalar var. Ege Bölgesi'ne büyük önem verdik. Balçovası'ndan Aydın'a kadar, Denizli'ye kadar Afyon dahil jeotermali muhteşem bir yer. Sizler de kolları sıvayacaksınız, bu işlere gireceğiz. Doğalgazla da yarışacak jeotermal aynı zamanda. Bu bakımdan size bu çalışmaları anlatıyorum. Bir de güneş enerjisi var. O da ayrı bir zenginlik tabii." Yenilenebilir enerji yasası ile Türkiye'nin elinin altında bulunan ama es geçilen kaynakları kullanıma sunduklarını söyleyen Bakan Güler, bu fırsatların değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Güler, "Su ve güneş enerjisi boşa harcanıyordu. Bunun yanında dalga enerjisi, hidrojen enerjisi, biyodizel ve bioetonol enerjisini yasa ile düzenleyerek, enerjide yanlış yöne giden trenin raylarını sökerek başka bir yöne taşıma hamlesi başlattık. İşadamları yeni olan bu sektöre girip para kazansın. Geleneksel olan tekstil ve otomotiv gibi sektörlerde önemli mesafeler alındı. Enerji sektörüne de şirketler girmeli" diye konuştu.


Enerjinin tüm dünyada çok önemli bir kaynak haline geldiğini ifade eden Bakan Güler, enerjinin hayatın her alanına yayıldığını söyledi. Uluslararası anlaşmalara ve bu anlaşmaların bağlayıcılığına da değinen Bakan Güler, "Şimdi enerji çok farklı boyut kazandı. Bunun içinde enerji diplomasisi, ülkeler arası yakın ilişkiler var. Dış politikanın önemli konularından biri. Sanayimiz, hayatımız enerjiyle çok yakın ilişki içinde. Maliyet yükseldiği zaman rekabet gücünüzü kaybediyorsunuz. Enerji hukuku var. Bir anlaşma yaptığınız zaman 30 seneniz gidiyor. Bunlar öyle anlaşmalar ki Anayasa'yı değiştirebiliyorsunuz, ama yaptığınız uluslararası anlaşmayı değiştiremiyorsunuz. İmzayı çaktığınız zaman doğru yaparsanız size, yanlış yaparsanız çocuklarınızdan, torunlarınıza kadar etki ediyor" dedi.


(EY-CC-CC-Y)

Kaynak: İHA