Bakan Tekin: 15 Temmuz'un sorumluluğu güçlü toplumsal bilinç

Son Güncelleme:

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 15 Temmuz'un bıraktığı en büyük sorumluluğun ihanetlere izin vermeyecek güçlü bir toplumsal bilinç oluşturmak olduğunu belirtti. Şehitleri rahmetle anan Tekin, eğitimle bu bilincin güçleneceğini vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, " 15 Temmuz'un bize bıraktığı en büyük sorumluluk, benzeri ihanetlerin yeniden hayat alanı bulmasına imkan vermeyecek güçlü bir toplumsal bilinç oluşturmaktır." ifadesini kullandı.

Tekin, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında, 15 Temmuz 2016 gecesi, tarihin en karanlık ihanetlerinden biriyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti.

Milletin inancını, vicdanını ve güvenini istismar ederek devletin kılcal damarlarına kadar sızan FETÖ'nün, o gece millet iradesini, demokrasiyi ve Cumhuriyet'i hedef aldığını aktaran Tekin, "Ancak hesap edemedikleri bir hakikat vardı, bu millet, söz konusu vatan olduğunda iradesini hiçbir güce teslim etmez." değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Tekin, tarihin acı imtihanlarının millete büyük bedeller ödettiğini, fakat her imtihanın, demokrasi şuurunu daha da güçlendirdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bu sebeple 15 Temmuz gecesi aziz milletimiz, milli iradesine yönelen saldırıya karşı tereddütsüz ayağa kalkmış, FETÖ'nün ihaneti karşısında darbeci anlayışa bir daha asla hayat hakkı tanımayacağını bütün dünyaya göstermiştir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 15 Temmuz gecesi vatanına, bayrağına ve devletine sahip çıkmak için canını ortaya koyan aziz milletimiz, milli iradeyi her türlü vesayetin üzerinde gören köklü bir hürriyet idrakine sahiptir. Milletin emanet ettiği silahları yine millete çeviren hainlere karşı gösterdiği vakur direniş, bu idrakin tarihe düşülmüş en güçlü notlarından biri olmuştur. O gece meydanları dolduran her bir yürek, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde istiklalimizi yeniden mühürlemiş, milletimizin cesareti, tarihimizin unutulmayacak sayfalarında ebedi yerini almıştır."

Milletin kara bir geceden demokrasinin şafağına bir kez daha adım atarken o gece evine dönemeyen her bir şehidin, ardında büyük bir acı, bir ömür boyu dinmeyecek özlem, yarım kalmış nice hayal ve milletin ortak hafızasına emanet edilmiş büyük bir fedakarlık bıraktığını anımsatan Tekin, "Aradan geçen yıllar takvimlerden eksildi fakat bazı bekleyişlerin, bazı hasretlerin ve bazı duaların zamanı hiç değişmedi." ifadesine yer verdi.

"Milletleri ayakta tutan, ortak acılarını hatırlarken birbirlerine daha sıkı sarılabilmeleridir"

Tekin, 15 Temmuz'un millet ile devlet arasındaki sarsılmaz bağın yeniden bütün açıklığıyla tecelli ettiği tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Muhannetlere karşı o gece ortaya çıkan irade, Türkiye Yüzyılı'nı inşa edecek ilham kaynaklarından biri olmayı sürdürmektedir." açıklamasında bulundu.

15 Temmuz'un üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatan Tekin, şu ifadeleri kullandı:

"O gece nice anne sabaha kadar dua etti, nice çocuk pencereden babasının yolunu gözledi, nice aile bir telefonun çalmasını ömür boyu unutamayacağı bir sessizlik içinde bekledi. O çocukların bir kısmı bugün üniversite sıralarında, bir kısmı çalışma hayatında fakat bazı çocuklar büyürken babalarının sesini hatıralardan öğrendi. Bazı anneler evlatlarının adını her sabah aynı sükunet, aynı özlem ve aynı gururla anmaya devam etti. Nice evde aynı fotoğrafa bakıldı, aynı isim hürmetle anıldı, aynı dua gözyaşıyla edildi. Millet olmanın anlamı, işte o hasreti paylaşabilmektir. Milletleri ayakta tutan, ortak acılarını hatırlarken birbirlerine daha sıkı sarılabilmeleridir."

Tekin, her 15 Temmuz'un yıl dönümünde kendilerine "O gece milletimizin gösterdiği fedakarlığa layık bir gelecek inşa edebiliyor muyuz?" sorusunu sorduklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Eğitimden kültüre, hukuktan bilime kadar attığımız her adımda bu sorumluluğun ağırlığını omuzlarımızda hissediyoruz, adımlarımızı bu emanete layık biçimde atmaya ant içiyoruz. 15 Temmuz'un bize bıraktığı en büyük sorumluluk, benzeri ihanetlerin yeniden hayat alanı bulmasına imkan vermeyecek güçlü bir toplumsal bilinç oluşturmaktır. Bu bilinç, hukuku, demokrasiyi, milli iradeyi ve ortak değerlerimizi kararlılıkla koruyabilen nesiller yetiştirmekle güçlenecektir. Eğitim, bu bakımdan en stratejik alanlarımızdan biridir.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli de bu tarihi tecrübeden süzülen idrakin eğitim alanındaki en somut tezahürüdür. Modelimiz bilgiyi erdemle, aklı vicdanla, yetkinliği karakterle buluşturan, milli ve manevi değerlerini özümsemiş, muhakeme kabiliyeti yüksek, iradesini başkasına teslim etmeyen nesiller yetiştirmeyi esas almaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı olarak hedefimiz, iyi insan yetiştirmek, hakikati ayırt etme basiretine sahip, sorgulayan ve anlamlandıran, öz güveni yüksek, iradesini ve vicdanını hür tutan nesillerle ülkemizin geleceğini daha sağlam temeller üzerinde yükseltmektir."

15 Temmuz'da tecessüm eden direniş ruhunun, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında zulme, işgale ve haksızlığa karşı onurunu korumaya çalışan bütün mazlum halkların mücadelesini anlamaya da ışık tuttuğunun altını çizen Tekin, Gazze başta olmak üzere Filistin'de ve daha birçok bölgede insanlık onurunu savunanların ortaya koyduğu vakur duruşun, adaletin, haysiyetin ve özgürlüğün evrensel değerler olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

Bakan Tekin, "Nerede bir mazlum varsa onun hukukunu gözetmeyi, nerede bir zulüm varsa ona karşı hakkın ve adaletin yanında durmayı medeniyetimizin bize yüklediği ahlaki bir mesuliyet olarak görüyoruz. Türkiye Yüzyılı, güçlü kurumların, güçlü toplumun ve güçlü insan kaynağının omuzlarında yükselecektir. Bu topraklarda asırlardır sarsılmadan taşınan istiklal emanetini aynı kararlılıkla geleceğe ulaştıracak, çocuklarımıza huzurun, güvenin ve güçlü bir devlet geleneğinin hakim olduğu bir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışacağız. Bizlere emanet edilen vatanı, uğruna can verenlerin hatırasına layık bir bilinçle korumak ve yüceltmek boynumuzun borcudur." ifadelerini kullandı.

15 Temmuz gecesi canını ortaya koyarak sokaklara ve meydanlara koşan, vatanına, bayrağına, hürriyetine ve evlatlarının geleceğine sahip çıkan milletin her bir ferdine teşekkür eden Tekin, "Şühedamızı rahmet, minnet ve şükranla anarken muhterem ailelerine sabır ve metanet, gazilerimize sağlık, afiyet ve bereketli ömürler niyaz ediyorum. Rabb'im bizlere 15 Temmuz gecesi uğruna can verilen bu aziz vatanın emanetini hakkıyla taşımayı, şehitlerimizin fedakarlığına layık olmayı ve gazilerimizi daima hayırla yad etmeyi nasip eylesin. Birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim kılsın. İnanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti, köklü devlet geleneği ve sarsılmaz istiklal iradesiyle yarınlara aynı inanç ve aynı kararlılıkla yürümeyi sürdürecektir." açıklamasını yaptı.

Kaynak: AA