Bakanlar Kurulu Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç: (4) "(Lübnan'da kaçırılan iki Türk pilotun durumu) Ümit ediyorum ki onlar da bugünü bilmem ama en yakında zamanda kendilerine kavuşacağız. Güvenli bir şekilde arkadaşlarımıza ulaştık, nerede oldukları da az çok biliniyor. Hayatta olduklarını, huzur ve rahat içinde olduklarını biliyoruz" "(AK Parti hakkındaki kapatma davası) Şimdi 30 tanenin de delil olmaktan çıkması halinde bu kararın yok kabul edilmesi veya eski kararın tamamen tersine yeni bir karar tesis edilmesi mümkün olabilir mi? Şahsi düşüncemi söylüyorum: Boşa atılacak bir iddia değil, üzerine hukukçuların çalışması gerekir"

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Lübnan'da kaçırılan iki Türk pilotun durumuna ilişkin, "Ümit ediyorum ki onlar da bugünü bilmem ama en yakında zamanda kendilerine kavuşacağız. Güvenli bir şekilde arkadaşlarımıza ulaştık, nerede oldukları da az çok biliniyor. Hayatta olduklarını, huzur ve rahat içinde olduklarını biliyoruz" dedi.


Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


" Mısır'da yaşayan Türklerin güvenlik durumuna ilişkin değerlendirme yapıldı mı, onların tahliyesi gündeme gelebilir mi?" sorusunu Arınç, "Şu anda o aşamada değil. 7 bin civarında büyükelçilik ve konsolosluklarımıza kayıtlı vatandaşımız olduğu biliniyor. Bunların bir kısmının öğrenci olduğunu biliyoruz. Bir kısmının işadamı, yatırımcı olduğunu biliyoruz ama yerleşik olarak 5 bin civarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının İskenderiye'de, Kahire'de, az çok da Luksor'da yaşadıklarını biliyoruz. Bunlar acil bir durum gerektirdiğinde, Allah saklasın, en yakın zamanda tahliye edilebilecek durumda. Bunun köprüsü, bunun hazırlıkları her şeyiyle mükemmel şekilde planlanmış durumda. Ama şu anda vatandaşlarımıza yönelik bir endişe veya bir şüphe veya bir beklenti içerisinde değiliz" diye yanıtladı.


Arınç, soru üzerine, Lübnan'da kaçırılan iki pilotun durumuna ilişkin de şunları söyledi:


"Ümit ediyorum onlar da bugünü bilmem ama en yakın zamanda kendilerine kavuşacağız. Çalışıyoruz. Dışişleri Bakanlığımız da bir açıklama yaptı bildiğim kadarıyla. Biz de şüphesiz iki arkadaşımızın, 10 gün oldu bildiğim kadarıyla. 10 gün içerisinde kendileriyle hep ilişki kurulmaya çalışıldı. Ama Lübnan'da bildiğiniz gibi hükümetin veya güvenlik güçlerinin ulaşamadığı veya bir anda elde edemediği sonuçlar var. Biz bunu her yolu denemek suretiyle güvenli bir şekilde arkadaşlarımıza ulaştık. Nerede oldukları da az çok biliniyor. Hayatta olduklarını, huzur içinde, rahat içinde olduklarını biliyoruz. Ümit ederiz sağ salim kendilerine en kısa zamanda kavuşacağız" diye konuştu.


Arınç, "Dün BDP heyeti İmralı'ya gitmişti ve Abdullah Öcalan'ın açıklamalarını kamuoyuyla paylaştılar. Öcalan, konumunun araçsal olmaktan stratejik konuma evrilmesi gerektiğini söyledi. Bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz" sorusunu cevaplarken, "Bu heyet zaman zaman gidiyor, kaçıncısı oldu farkında değilim, herhalde 10'u geçmiş olmalı. Geldiklerinde de bir şeyler söylüyorlar. Doğrusu onları takip etmek, yorumlamak, cevap vermek noktasında veya bu mevkide değilim. Gerekli olanlar buradan mesajları çıkarırlar, bunları analiz ederler ve değerlendirirler. Ben bir şey söylemek durumunda değilim" diye konuştu.


-"Yeniden gözden geçirilmesi gerekir iddiası, boş bir iddia değil"-


" AK Parti'ye açılan kapatma davasında irticai eylemlerin odağı olmakla suçlanmıştı ancak Ergenekon davasında bu delillerin uydurma olduğu ortaya çıktı. Bu konuyu AK Parti'nin tekrar mahkemeye taşıyacağı ifade ediliyordu. Bu konuda bilgi verir misiniz?" sorusu üzerine Arınç, şunları kaydetti:


"AK Parti hakkında verilen kararın dayanağı, bazı bilgi veya belgelerin veya delil olarak sayılan haberlerin veyahut da kağıtların diyelim, bunların aslının olmadığı, düzmece olduğu, bunların bir şekilde elde edildiği veya temin edildiği, bugün ciddi biçimde tartışılması lazım. Çünkü o günleri yaşayan bir insan olarak size söylemem gerekir ki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının alelalecele iktidarda olan bir parti hakkında açtığı davada bütün deliller 400 tane kağıt parçasından ibaretti. Bu 400 tane kağıt parçası da internet siteleri ile belli veya bilemediğimiz bazı gazetelerde son sayfa haberleri olarak yayınlanmış, doğruluğu şüpheli olan pek çok medyaya yansımış haber diyelim.


İnternet andıcı varsa ve gerçekliği kabul edildi. Başka düzmece delilllerle bu partinin kapatılmak istendiği belli senaryoların içerisinde tartışılmışsa ki bu da bir mahkeme kararıyla neredeyse ortaya çıktı. Bizim hukukumuzda mahkeme kararına dayanak teşkil eden veya delil olarak değerlendirildiği halde sonradan bunların delil olarak çıkarılması, bir yargılamanın iadesi sebebidir. Dolayısıyla yüksek mahkeme de olsa onun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları ve diğer kararlar muhaccesinde yeniden gözden geçirilmesi gerekir düşüncesi, iddiası boş bir iddia değil."


Ancak bunu Bakanlar Kurulu'nda görüşmediklerini bildiren Arınç, "Bunun belki görüşüleceği yer Merkez Yürütme Kurulu'dur. Bu akşam toplanıyor. Veya Merkez Karar Yönetim Kurulu'dur, o da perşembe günü toplanıyor. Sanki ben Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısında bu konu görüşülebilir diye düşünüyorum, görüşülmesi gerekir" dedi.


Arınç, sözlerine şöyle devam etti:


Çünkü o davada bildiğiniz gibi mahkeme 6'ya 5 gibi bir oy çokluğuyla, 400 tane gazete kupürünün 370 tanesini çöp sepetine atmıştı, 'Bunlar delil bile değil, bunların hepsi yalan' demişti, o mahkeme dahi. 30 tanesini de delil olarak kabul etmiş ama bunların bir parti kapatmaya yetecek güçte olmadığını söyleyerek, Hazine'den alınan yardımın galiba yarısını kesmişti. Yani tekrar Hazineye intikal etmesini temin etmişti, 20 milyon civarında. Bu bir cezadır şüphesiz. Yüksek Mahkemenin kararıdır. Şimdi 30 tanenin de delil olmaktan çıkması halinde bu kararın yok kabul edilmesi veya eski kararın tamamen tersine yeni bir karar tesis edilmesi mümkün olabilir mi? Şahsi düşüncemi söylüyorum:  Boşa atılacak bir iddia değil, üzerine hukukçuların çalışması gerekir. Anayasa hukukçularının bu konuda mütalaa hazırlaması gerekir. Partimiz de siyasi bir değerlendirme yapar. Sonunda zannediyorum bir karar verirler. Bu da partinin en yüksek karar ve yönetim organı olan MKYK'da görüşülecek bir konu olmalı."


- Ankara

Kaynak: AA