Bakanlar Kurulu Toplantısı
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Bayırbucak bölgesinde, Türkmenlere karşı son derece acımasız saldırı bir müddettir devam ediyor.
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, "Bayırbucak bölgesinde, Türkmenlere karşı son derece acımasız saldırı bir müddettir devam ediyor. Bu olayları yakinen takip ediyoruz. Oradaki Türkmen kardeşlerimizin hiçbir şekilde bu süreçlerde yalnız olmadığının bir kere daha bilinmesini ifade etmek isterim. Her türlü siyasi, askeri gelişmeyi yakinen takip ediyoruz" dedi.
Kurtulmuş, Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, terör olayları nedeniyle sokağa çıkma yasağı ilan edilen yerleşim birimlerindeki öğrencilerin alamadıkları eğitimin telafi edilmesine yönelik çalışma başlatıldığını belirterek, Diyarbakır, Şırnak ve Mardin'de eğitimine devam edemeyen öğrencilerin seçtikleri okullarda bugünden başlayarak, 5 Şubat'a kadar sürecek telafi eğitimi alacağını söyledi.
Telafi eğitimi için her öğrencinin velisinden izin alındığını dile getiren Kurtulmuş "Bu öğrencilerimizin velilerinden, ailelerinden izin alınmasıyla birlikte öğretmenleri de kendileriyle birlikte başka okullara yani pansiyon imkanı bulunan okullara nakledilmiş ve bugün itibarıyla yaklaşık 15 bin öğrencimizin eğitimine başlamıştır. Yarın bu sayı daha da artacak. Bu süreç içinde hem ailelere, hem velilere göstermiş oldukları bu destek dolayısıyla çok teşekkür ediyoruz, ayrıca öğretmenlerimize bu zor dönemde öğrencilerini yalnız bırakmadıkları için yürekten teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Kurtulmuş, sokağa çıkma yasağı ilan edilen bölgelerdeki hem öğrenciler hem öğretmenler için rehberlik ve psikolojik imkanların da sunulacağını bildirdi.
-"Bayırbucak Türkmenlerine yönelik saldırıları yakinen takip ediyoruz"
Bakanlar Kurulu'nda dış politika ve yakın coğrafyadaki önemli gelişmelerin de ele alındığını ifade eden Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Bunlardan bir tanesi, Bayırbucak bölgesinde Türkmenlere karşı Rusya federasyonunun hava saldırıları, biliyorsunuz 19 Kasım'dan itibaren devam ediyor, arkasından eş zamanlı olarak rejim güçlerinin karadan yapmış oldukları harekatlarla birlikte bazı yerlerde DAİŞ örgütünden de istifade ederek rejim ile DAİŞ arasındaki işbirliğinin bir sonucu olarak da Türkmenlere karşı son derece acımasız saldırı bir müddettir devam ediyor. Bu olayları yakınen takip ediyoruz. Oradaki Türkmen kardeşlerimizin hiçbir şekilde bu süreçlerde yalnız olmadığının bir kere daha bilinmesini ifade etmek isterim. Her türlü siyasi gelişmeyi yakından takip ediyoruz, her türlü askeri gelişmeyi yakinen takip ediyoruz. Oradaki Bayırbucak Türkmenlerin ihtiyaçlarını, insani ihtiyaçlarını gidermek için de yoğun bir seferberlik içinde insani yardımları koordine ediyor, oradaki kardeşlerimizin mağdur olmamaları için elimizden geleni yapıyoruz. Ümit ederiz ki Suriye'de çok kısa süre içinde sağlanacak barışta oradaki Bayırbucak Türkmenleri de kendilerine has güçlü yerlerini alacaktır ve orada Bayırbucak Türkmen kardeşlerimizin hakkı hukuku bu süreçte korunacaktır."
Kurtulmuş, toplantıda, Başbakan Davutoğlu'nun da geçen hafta gerçekleştirdiği İngiltere, Davos ve Berlin ziyaretlerinde yaptığı görüşmeler, oradaki toplantıların içeriği ve bu toplantılar sırasında Türkiye'nin elde ettiği mesafeyi paylaştığını ifade etti.
-Cenevre'de planlanan Suriye görüşmeleri
Dış politika çerçevesinde önemli bir gelişmenin Suriye koalisyonunun içinde olacağı muhalefetin bundan sonraki Suriye ile ilgili barış görüşmelerindeki pozisyonu olduğunu ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Bildiğiniz gibi biz Suriye ulusal muhalefetinin tamamıyla rejim karşıtı güçlerden oluşmasının tarafındayız. Böyle bir görüşü ısrarla bütün uluslararası kamuoyuyla paylaşıyoruz, dostlarımızla paylaşıyoruz ve bütün dünya ülkeleriyle paylaşıyoruz. Çünkü maalesef 5 yıldır devam eden Suriye'deki bu kirli savaş, zaman zaman tarafların birbirine karıştığı, birbirleriyle rakipmiş gibi zannedilen gurupların birbirlerine ne kadar destek olunduğu ortaya konmuştur. Örneğin Rusya Federasyonu, Bayırbucak Türkmenlerine yapılan bu hava saldırıları içerisinde DAİŞ ile mücadele görüntüsü içinde bunları yapmış ama maalesef bizim elimizdeki bilgilere göre çok az saldırısını DAEŞ mevzilerine karşı yapmıştır. Yine aynı şekilde DAİŞ, rejim ile muhalif olduğu iddiasıyla hareket etmekte ama sahada fiilen birçok yerinde rejim güçleriyle işbirliği içinde hareket ettiği müşahede edilmektedir. Dolayısıyla masada iki taraf olmalıdır, bir tarafta muhalefet olmalıdır. Muhalefetin açık özelliği de Suriye'deki mevcut Esed rejimine karşı olan unsurlardan oluşmalı, rejimle işbirliği yapan unsurların ise hiçbir şekilde bu masada muhalifleri temsil eden tavır içinde olmamaları gerekir. Türkiye'nin pozisyonunun bu olduğunu her vesileyle ifade ediyoruz, bundan sonra da ifade etmeye devam edeceğiz."
Bir diğer önemli gelişmenin de Libya'daki ulusal birlik hükümetinin kurulmuş olması olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "Başbakan Mustafa başkanlığındaki hükümetin hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz. Libya'da Kaddafi sonrasında maalesef çok acı şekilde devam eden bölünme ve parçalanmaların önlemesini, adı üstünde ismiyle müsemma bir şekilde ulusal birliği sağlayacak bir hükümet olmasını, Türkiye olarak yürekten temenni ediyoruz" ifadesini kullandı.
Kurtulmuş, toplantıda Antalya'da geçtiğimiz günlerde gerçekleşen hortum felaketi nedeniyle özellikle zarar gören seracıların durumunun de ele alındığını belirterek, "Sayın Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız, Bakanlar Kurulu'nu bilgilendirmiştir, görüşlerini paylaşmıştır. Bu çerçevede, zarar gören bütün Demre ve Antalyalı üreticilerimize geçmiş olsun diyoruz, bütün Antalyalı kardeşlerimize de buradan Bakanlar kurulu adına geçmiş olsun dileklerimizi ifade ediyoruz" diye konuştu.
-"PYD'nin muhalefet koalisyonunun içinde yer almasına kimse razı olmaz"
Numan Kurtulmuş, gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Kurtulmuş, "Cenevre görüşmelerine PYD'nin davet edilmesi, bu konuya ilişkin Dışişleri Bakanından açıklama geldi ama sizden de değerlendirme alabilir miyiz" şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:
"Suriye'de çok taraf var. Suriye'de dediğim gibi birbirine karşıymış gibi zannedilen ama birbiriyle işbirliği içerisinde olan taraflar var. Örneğin PYD ile zaman zaman rejim güçlerinin işbirliği içinde olduğu, aynı şekilde rejim güçlerinin DAİŞ ile işbirliği içinde olduğu her halde gizli kapaklı unsur değildir. Dolayasıyla biz burada çok açık şekilde şunu söylüyoruz, bir taraf rejim güçleri ve işbirlikçileri, diğer tarafta ise rejime muhalif olan Suriye ulusal muhalefeti yer almalıdır. Dolasıyla PYD'nin, DAİŞ'in ve benzer örgütlerin, başka hangi örgütler varsa bu örgütlerin Suriye'de ulusal koalisyonun, muhalefet koalisyonunun içinde yer almasına kimse razı olmaz. Başta 5 senedir Suriye'ye karşı mücadele eden Suriye rejiminin bu gaddar barbar saldırılarına karış ayakta durmaya çalışan Suriye ulusal muhalefeti buna rıza göstermez. Dolayısıyla böyle bir muhalefet tarafından bunların oturmasını teklif etmek herhalde olmazı ortaya koymaktır.
Evet zor bir süreç, ümit ederiz ki en kısa süreçte Cenevre toplantısı, barış masası toplantısının bir geçiş sürecinden sonra Suriye'de bir barış süreci olsun. Biz bunu başından beri söylüyoruz ama bu barış mutlaka şerefli ve Suriye'deki insanların 5 senedir inim inim inleyen Suriye'nin geniş halk kitlelerinin rıza gösterebileceği bir barış olsun. Bu rıza gösterecek barışın olabilmesinin temel koşulu da Suriye'de rejime muhalif güçlerin masanın bir tarafından rejimin yanında olan güçlerin de masanın öbür tarafında oturmasıdır. Bu eşyanın tabiatı gereğidir, doğal olan taraf budur. Dolaylısıyla bu görüşümüzü her platformda dile getirmeye devam ediyoruz. "
(Sürecek)