Başbakan Erdoğan(2/son): Biz Hizmet İktidarıyız, Onlar İdeolojinin Deli Gömleği İçinde Hayat Sürüyor
AK Parti Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hizmetin başka, ideolojinin başka şey olduğunu belirterek, "Bunların hayatlarında, tarihlerinde hiçbir zaman dayanışma, paylaşma olmadı AK Parti Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,"...
AK Parti Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hizmetin başka, ideolojinin başka şey olduğunu belirterek, "Bunların hayatlarında, tarihlerinde hiçbir zaman dayanışma, paylaşma olmadı AK Parti Genel Başkanı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hizmetin başka, ideolojinin başka şey olduğunu belirterek, "Bunların hayatlarında, tarihlerinde hiçbir zaman dayanışma, paylaşma olmadı. İstanbul'un, Ankara'nın o zengin semtlerinden çıkıp Anadolu'nun, Trakya'nın nabzını tutmak, bunların siyasetinde kendisine hiçbir zaman yer bulmadı. Biz hizmet iktidarıyız, onlar ideolojinin deli gömleği içinde hayat sürüyor" dedi.
Başbakan Erdoğan, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, halkımız tüm gerçekleri bildiğini vurgulayarak, "Seçim ekonomisini AK Parti iktidarı yapmaz bunu biliyorlar; çünkü seçim ekonomisi başka bir şeydir. Bizim sosyal devlet anlayışıyla yaptıklarımızı bunlar "seçim ekonomisi' diye vatandaşa anlatıyorlar. Bu ne tür bir anlayıştır? Biz ne diyoruz? Türkiye Cumhuriyeti demokratik, sosyal, laik bir hukuk devletidir. Sosyal devlet anlayışını, bizden önce gelenler yerine getirdiler mi? Hayır, getirmediler; ama biz getiriyoruz. Bizim hükümet olarak, kurumlarımız aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza sağladığımız yardım, sosyal devlet olmanın bir gereğidir. Bizdeki muhalefet maalesef bu ayrımın farkına varabilecek bir muhalefet değil" diye konuştu.
-"MİLLETİM MAKARNAYA, KÖMÜRE OYUNU SATMAYACAK KADAR ONURLU, ŞEREFLİ"-
Sosyal devletin "bir yandan ekonomiyi büyütüp işsize iş üretirken, diğer yandan ihtiyaç sahibini bulan ve ona elini uzatan devlet" olduğunu söyleyen Erdoğan, şunları ifade etti:
"2002 sonunda Türkiye'de çalışan sayısı 21 milyondu. Şu anda Türkiye'de çalışan sayısı 26 milyon kişidir. Yani 11 yıl içerisinde hem nüfusumuz arttı hem de 5 milyon kişiye iş ürettik. Artan nüfusa rağmen, bir yandan işsizlik oranını sabit tutarken, aynı zamanda nüfusa yeni katılanlara da iş imkanı sağladık. 11 yıl içinde 20 milyar TL tutarında doğrudan sosyal yardım gerçekleştirdik. Sosyal yatırımları da buna dahil ettiğimizde, 11 yılda 110 milyar TL sosyal harcama yaptık. Kimsesizleri bulduk, ellerinden tuttuk; yaşlıları, hastaları, engelli kardeşlerimizi bulduk. Gazilerimize, şehit ailelerimize, çocuğu askerde olanlara, dul kalan kardeşlerimize, yoksul ailelere, sağlıkta desteğe ihtiyacı olan kardeşlerimize el uzattık. Onların tebessüm edebilmesi için devletin tüm imkanlarını seferber ettik. Benim engelli kardeşimin, gazi kardeşimin, şehit annesinin, babasının, çocuğunun devletten aldığı her kuruş anasının ak sütü gibi helaldir. Benim milletim bir paket makarnaya, bir çuval kömüre, bir kilo pirince oyunu satmayacak kadar onurludur, gururludur, şereflidir. Sosyal devlet kime ne veriyorsa, onun hakkı olduğu için veriyor. Kim devletten ne alıyorsa, hakkı olduğu için alıyor."
-"EY KILIÇDAROĞLU BUNU DA ÖĞREN"-
Erdoğan, hizmetin başka, ideolojinin başka şey olduğunu belirterek, "Bunların hayatlarında, tarihlerinde hiçbir zaman dayanışma, paylaşma olmadı. İstanbul'un, Ankara'nın o zengin semtlerinden çıkıp Anadolu'nun, Trakya'nın nabzını tutmak, bunların siyasetinde kendisine hiçbir zaman yer bulmadı. Biz, bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da asla seçim ekonomisine tenezzül etmeyeceğiz. Biz seçim yaklaşınca temel atanlardan, sandık kapanınca o temeli unutanlardan değiliz. Biz, başladığımız gibi devam ediyoruz. Durmak yok, yola devam. Hizmet başka, ideoloji başka şey. Biz hizmet iktidarıyız, onlar ideolojinin deli gömleği içinde hayat sürüyor" dedi.
"Kirli bir elin gençler üzerinden Türkiye'yi nasıl karıştırdığının, Türkiye'ye gençler üzerinden ne ağır bedeller ödettiğinin" bugünün gençlerine aktarılması gerektiğini söyleyen Erdoğan, şunları ekledi:
"Gençlere nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi anlatmak zorundayız. 27 Mayıs öncesinde gençlerin nasıl sokağa döküldüğünü, nasıl kullanıldığını, ardından da nasıl paçavra gibi kenara atıldığını anlatmak durumundayız. 12 Eylül öncesinde gençlerin nasıl birbirine düşürüldüğünü, nasıl birbirine kıydıklarını, 12 Eylül'ün ardından da nasıl idam edildiklerini onlara hatırlatmak zorundayız.
Bizim heyecanla yaptığımız sessiz devrimleri dahi gençlere anlatmak zordur. 2003'ten beri, okulda sırasının üzerinde ders kitaplarını bulan gençlere o eski kitap kuyruklarını anlatmak zordur. O gençler, o sıraların üzerinde hep kitap vardı zannediyorlar; ama o kitaplar yoktu yavrum. Biz o kitapları alabilmek için kırtasiye dükkanının kapılarında çok bekledik. Kitapların 1-2 tanesini bulabilsen diğerlerini bulamazdın. Ama şimdi birinci hamurdan kitaplar sıranızın üzerinde sizleri bekliyor. Şimdi artık akıllı tahtalara geçiyoruz, sizleri bunları taşımaktan kurtarıyoruz. İşte sosyal devlet bu, ey Kılıçdaroğlu bunu da öğren." (ANKA/SON)
(AYÇ/ÖZK) - Ankara