Başbakan Erdoğan (4): Muhalefet Boşluğu Var

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin, kitlelerin arkasına takıldığını ve nerede bir muhalif eylem varsa, içine, içeriğine, ilkesine, ideolojisine bakmadan oraya adeta çöreklendiğinin görüldüğünü savunarak, "Ne yazık ki Türkiye'de, böyle"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin, kitlelerin arkasına takıldığını ve nerede bir muhalif eylem varsa, içine, içeriğine, ilkesine, ideolojisine bakmadan oraya adeta çöreklendiğinin görüldüğünü savunarak, "Ne yazık ki Türkiye'de, böyle çok ciddi bir muhalefet boşluğu yaşıyoruz" dedi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefetin, kitlelerin arkasına takıldığını ve nerede bir muhalif eylem varsa, içine, içeriğine, ilkesine, ideolojisine bakmadan oraya adeta çöreklendiğinin görüldüğünü savunarak, "Ne yazık ki Türkiye'de, böyle çok ciddi bir muhalefet boşluğu yaşıyoruz" dedi.


Erdoğan, açıklanan Haziran ayı ihracat rakamlarına değinerek, "Dünyadaki bütün olumsuzluklara rağmen iyi yoldayız. Her geçen gün daha iyiye doğru gidiyoruz" değerlendirmesinde bulundu. 2002 yılı sonunda 36 milyar dolar olan yıllık ihracatın, 2012 yılı sonunda 4 kat artış kaydederek 152.5 milyar dolara ulaştığını söyleyen Erdoğan, ihracatçıları, "Sizler Türkiye'ye inanıyorsunuz, inandığınız güvendiğiniz, ekonomiyi bu seviyelere taşıdığınız için hepinize minnettarlığımı ifade etmek istiyorum. Özellikle 2023 hedeflerimize verdiğiniz destek için müteşekkiriz" dedi.


-"BİZZAT ŞAHSIM, DESTEKÇİNİZ OLMAYA DEVAM EDECEĞİM"-


Türkiye ihracatının geçen 10 yılda 4 kat arttığını, önümüzdeki yıl 10 yılda ise üç kart artacağına yürekten inandığını dile getiren Erdoğan, "Siz bunu yaparsınız. Ben bunu biliyorum. ve bunu başarmanız için de elimizden ne gerekiyorsa onu yapmaya devam edeceğiz. Bizzat şahsım, aynı şekilde yanınızda olmaya, sorunlarınızı istişare edip, ortak çözümler üretilmesi konusunda her zaman destekçiniz olmaya devam edeceğim. Hükümet olarak sizin de emeklerinizle inşallah 500 milyar dolara kararlılıkla ilerleyecek ve Türkiye'ye bu hedefi kucaklaştıracağız" dedi.


-"IMF'YE BORÇ DEFTERİNİ KAPATTIK"-


Türkiye'nin kararlı ve emin adımlarla geleceğe doğru ilerlerken, uluslararası çevrelerdeki görünümü ve algısının da çok ciddi şekilde değiştiğini ifade eden Erdoğan, IMF'ye kalan 400 milyon dolarlık son borç diliminin de ödendiğini ve IMF'ye borç defterinin kapatıldığını söyledi. IMF'ye şuanda 5 milyar dolara kadar borç verme konusunda görüşmelerin devam ettiğine işaret eden Erdoğan, "İhtiyaçlar olursa IMF'ye bu borcu vereceğiz. Bu başarını da etkisiyle Mayıs'ta üç ayrı kedi derecelendirme kuruluşu biliyorsunuz, kredi notumuzu artırdı. Bunların içinde bir kademe artıran var, iki kademe artıran var. Borsa İstanbul, Mayıs'ta 90 bin seviyesinin üstüne çıkarak, 93 bin seviyesini görerek yeni bir rekor elde etti. Yine geçtiğimiz ay içinde gösterge faiz de yüze 4.67 seviyesini görerek, bu noktada tarihi bir rekor kırdı" diye konuştu.


-"DEV YATIRIMLARIN STARTINI VERDİK, GERİSİ GELECEK"-


Erdoğan, geçen ay nükleer enerji santrali, üçüncü havalimanı ve köprü konusunda attıkları adımlar ile dev yatırımların da startını verdiklerini belirterek, "Gerisi gelecek" açıklamasında bulundu. Bütün bu gelişmeler, yatırımların küresel finans ortamında Türkiye'nin dünyadaki konumunu farklı bir seviyeye yükselttiğini dile getiren Erdoğan, "İmajını köklü şekilde değiştirdi ve Türkiye'nin hem bölgesel, hem küresel gücünü teyit etti" dedi.


-"GÜÇLÜ BİR EKONOMİ, HUKUK VE DEMOKRASİ ZEMİNİNDE ATBAŞI İLERLİYOR"-


Konuşmasında ekonomiyi de çok yakından ilgilendiren birkaç güncel meseleye değinmek istediğini açıklayan Erdoğan, "Bir kere şunu artık hepimizi görüyoruz ve tecrübe ediyoruz. Güçlü bir ekonomi, güçlü bir hukuk ve güçlü bir demokrasi zemininde at başı ilerliyor. Türkiye'de hukukun üstünlüğü güç kazandıkça, demokrasi ileri standartlara kavuştukça, ekonomide sağlam bir zemin üzerinde güven ve istikrar zemininde ilerledi ve bu günlere ulaştı" dedi. Hukuk ve demokrasini tartışılıp askıya alındığın dönemlerde, ülke ve millet olarak çok ağır bedel ve faturaların ödendiğini dile getiren Erdoğan, hukuk ve demokrasinin üstün olduğu dönemlerde ise ülke potansiyelin açığa çıktığını kaydetti.


-"İKTİDAR KADAR MUHALEFET DE KALİTELİ, SEVİYELİ OLMAK ZORUNDADIR"-


Erdoğan, muhalefete de yüklendiği konuşmasında, demokrasinin, özellikle parlamenter sistemin, tek başına iktidarın varlığı ile ilerleyecek bir sistem asla olmadığını vurguladı. Erdoğan, şöyle devam etti:


"İktidarın güçlü, çalışkan, kaliteli olması demokrasinin ileri standartlara ulaşabilmesi ve iyi işleyebilmesi için asla ve asla yeterli değildir. Sistem içinde en az iktidar kadar, muhalefet de güçlü olmak zorundadır. En az iktidar kadar muhalefet de kaliteli, seviyeli olmak zorundadır. En az iktidar kadar muhalefet de çalışkan olmak, çözüm üretmek, proje üretmek zorundadır. Bakın, eğer muhalefet iktidarın seviyesine ulaşamazsa, en azından yaklaşamazsa, o zaman muhalefet görevi son derece sağlıksız, hukuksuz ve anti demokratik şekilde başka odakların eline geçer. Aşırı uçların eline geçer. İktidar nasıl boşluk kabul etmezse muhalefet de boşluk kabul etmez. Ancak biz, ne yazık ki Türkiye'de, böyle çok ciddi bir muhalefet boşluğu yaşıyoruz."


-"BİZDE MUHALEFET KİTLELERE TAKILIYOR, ÇÖREKLENİYOR"-


Erdoğan, muhalefete yönelik eleştirilerini sürdürürken, seçmenin, oy verdiği partinin, kaliteli ve seviyeli muhalefet etmesini, alternatif proje üretmesini istediğini belirtti. Bunu göremediği zaman da bir çaresizlik, sıkışmışlık yaşadığını ve kendince çıkış yolları aramaya başladığını savunan Erdoğan, "Bizde muhalefete lütfen şöyle bir bakıverin. Normalde kitleler oy verdikleri, gönül verdikleri partiler arkasından giderler. Ama bizde muhalefetin kitlelerin arkasına takıldığını, oradan oraya savrulduğunu nerede bir muhalif eylem varsa, içine, içeriğine, ilkesine, ideolojisine bakmadan oraya adeta çöreklendiğini görürsünüz" eleştirisinde bulundu.


-"ATTIĞIMIZ HER ADIM SORGSUZ SUALSİZ LOKAL TEPKİLERLE KARŞILAŞIYOR"-


Türkiye'de belli meselelerde gerilimin arttığını, gerilimi daha da artırabilmek için çok ciddi tahriklerin yapıldığını gördüklerini ve şahit olduklarını söyleyen Erdoğan, "Hükümet olarak, attığımız her adım içeriğine, gayesine, hedefine bakılmadan sorgusuz ve sualsiz bir şekilde lokal tepkilerle karşılaşıyor" değerlendirmesinde bulundu.


-"MİLLET TERCİHİNİ SANDIKTA YAPAR"-


Erdoğan, 76 milyonun tamamına bir şeyi özellikle hatırlatmak istediğini ifade ederek, "Türkiye, parlamenter sistemin bütün kurum ve kurallarıyla işlediği bir ülkedir. Hem de tıkır tıkır işlediği bir ülkedir" dedi. Bu milletin önüne dört yılda bir sandık geldiğini ve milletin, takdirini sandıkta yaptığını vurgulayan Erdoğan, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olması ilkesinin de ancak ve ancak bu şekilde tezahür edildiğini kaydetti.


-"BU ÜLKEDE AZINLIK, ÇOĞUNLUK ÜZERİNDE DAYATMALAR YAPAMAZ"-


Bunun dışındaki her yolun antidemokratik, hukuksuz, gayrimeşru olduğunu söyleyen Erdoğan, "Bunu hiç kimse farklı yollara çekmesin. Çoğunluğun oyunu alarak iktidara gelen hükümetin, sınırsız yetkilerle donatılmış olduğunu, sorumsuz olacağını, dilediği ne varsa onu yapabileceğini asla iddia etmiyorum. Hükümet, belli bir çevrenin oyunu alarak iş başına gelse de bütün ülkenin, bütün milletin, 76 milyonun tamamının hükümetidir ve bu hassasiyetle hareket etmelidir. Bu bizim ilkemiz. Yani, çoğunluğun azınlığa dayatmalar yapması, baskı kurması, azınlığı ezmesi, onların tercihlerine kulak tıkaması diye bir şeyi biz bugüne kadar kabul etmedik. Bundan sonra da kabul etmeyiz. Ancak, burada şunu da hemen belirtmek durumundayım. Çoğunluk, nasıl ki azınlık üzerinde baskı kuramazsa, azınlık da bu ülkede artık çoğunluk üzerin baskı kuramaz, dayatmalar yapamaz, tercihler dayatamaz" uyarısında bulundu.


-"BİDON KAFALI, GÖBEĞİNİ KAŞIYAN ADAM OLARAK GÖRÜLDÜ"-


Demokrasilerin, milletin oyları ile azınlığın iş başına geldiği iktidarların olmadığını söyleyen Erdoğan, "Çoğunluğun iş başına geldiği iktidarlardır. Bunu yetkisi millete aittir. Bizim siyasi tarihimizde asıl hassa mesele budur" dedi. Türkiye'nin siyasi tarihinde, kendi dönemlerine kadar çoğunluğun istekleri, beklentileri, taleplerinin dikkate alınmadığını savunan Erdoğan, "Çoğunluk, yığın olarak görülmüş, gayrimümeyyiz olarak görülmüş, bidon kafalı göbeğini kaşıyan adam olarak görülmüş, tercihlerine saygı gösterilmemiştir. Sadece müdahale dönemlerinde, olağanüstü dönemlerde değil, normal zamanlarda bile siyaset üstü kurumların müdahalesiyle çoğunluğun değil, azınlığın hükmü Türkiye'ye egemen olmuştur. Bunu asla ve asla kabul etmeyiz, edemeyiz" dedi. (ANKA-DEVAM)


(HMD/ORH) - İstanbul

Kaynak: ANKA