Başbakan Erdoğan: 40 Yaşın Üstündeki Öğretmeni de Alacağız

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dershane sahiplerine seslenerek, okul kurmaları durumunda hükümetin kendilerine "ucuz kredi, vergi-enerji harcamaları muafiyeti, öğrenci garantisi" gibi teşviklerde bulabileceğini belirterek, "Efendim benim elimde"...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dershane sahiplerine seslenerek, okul kurmaları durumunda hükümetin kendilerine "ucuz kredi, vergi-enerji harcamaları muafiyeti, öğrenci garantisi" gibi teşviklerde bulabileceğini belirterek, "Efendim benim elimde birikmiş öğretmenler var' diyorlar. Bugün bir gazetede onu okudum, "40 yaşın üstündekiler ne yapacak' diyor. Biz 40 yaşın üstündekini de alacağız. Hiçbir bize bahane uydurmayın" diye konuştu.


Başbakan Erdoğan, Trabzon Öğretmen Evi'nde yaptığı konuşmaya tüm öğretmenlerin Öğretmenler Günü'nü kutlayarak başladı. Öğretmeliğin sabır ve tahammülün ötesinde aşk ve sevda istediğini ifade eden Erdoğan, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Karadeniz Bölgesi'ndeki öğretmenlerin pek çok zorluğa göğüs gerdiklerini söyledi. Bir Rizeli olarak Karadeniz Bölgesinde öğretmenliğin ne kadar meşakkatli olduğunu bildiğini ifade eden Erdoğan, "Sarp dağların arasında hizmet vermenin ne denli meşakkatli olduğunun farkındayım. Bilirim onların çektiği çileleri, ortaya koyduğu gayreti bilirim" diye konuştu. Buna karşın, Karadeniz Bölgesi'nin okumaya, eğitime en fazla önem veren bölgeler arasında yer aldığını kaydeden Erdoğan, " Tonya, Maçka, Çaykara'nın köylerinden çocuklar, uzaklardan gelmiş öğretmenleri gördüler, ilk kez gördüler. Çoğu öğrenci dünyanın sandıklarından daha büyük olduğunu öğretmenleri sayesinde anladılar. Öğretmenleri sayesinde ülkeye, millete hizmet etmeyi, fedakârlığı sabrı, tahammülü öğrendiler. Büyünce öğretmen olmak istediler. Karadenizli birçok çocuk öğretmenlerinin izlerinden yürüyerek, öğretmenlerinin açtığı yoldan ilerleyerek Türkiye'nin ekonomisine, siyasetine, idaresine, sanatını, sosyal hayatına katkı sağlar hale geldiler" dedi.


-ÖĞRETMENLİK SADECE PARA SADECE MAAŞ DEĞİL-


"Karadenizli öğretmen sadece öğreten değildir, örnek alınacak, izinden gidilecek, tuttuğu ışıkta yürünecek bir rol modeldir" diyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:


"Karadeniz'de, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, o zor coğrafyalarda öğretmenlik yapanları ayrıca tebrik ediyorum. Öğretmenlik sadece para, sadece maaş karşılığı yapılan bir meslek değildir. Öğretmen sınırları son derece geniş bir yetkiye, ağırlığı çok fala mesuliyete sahiptir. Öğretmen adeta ailenin bir ferdidir. Anne ve babalar nasıl ki ebeveyn vazifelerini karşılık beklemeden yapıyorlarsa, öğretmenler de hep böyle bir şuurla vazifelerini yapmışlardır.


Toplumda ve her birimizin hayatında bu kadar müstesna yere sahip olan öğretmenlerimize haklarını teslim etmek her iktidar için en öncelikli vazifedir. Hiç kuşkusuz henüz ideali yakalamış değiliz ama çok önemli mesafe kat ettik. Türkiye büyüdükçe, Türkiye'nin şartları ve imkânları çoğaldıkça bunu en önce öğretmenlerimize, en önce eğitime yansıtmak, 11 yıl boyunca bizim gayemiz olmuştur. Eğitim, partimizin de hükümetimizin de politikaları arasında istisnasız her dönemde ilk sırada yer almıştır."


-ŞUBAT'TA 10 BİN ATAMA-


Başbakan Erdoğan, 2002'de bütçeden eğitime ayrılan payın 7,5 milyar lirayken, 2013 yılında bu rakamın 47,5 milyara yükseldiğini belirterek, "Yani eğitime ayrılan bütçeyi 11 yılda yüzde 537 artırdık" dedi. Osmanlı döneminden kalanlar ve Cumhuriyet döneminde yapılanlarla, 79 yıl için, Türkiye'deki derslik sayısının 347 bin olduğunu, son 11 yılda buna 205 derslik daha eklediklerini kaydeden Erdoğan, "Öğretmenlerimiz de ihmal etmedik. 11 yılda Cumhuriyet tarihinin rekorunu kaydederek, eğitim camiamıza 400 bin öğretmen aldık. Yılda 40 bin öğretmen eğitim camiamıza ilave ettik. Şimdi Şubat ayında, yeni atama yapacak buna 10 bin öğretmen daha ekleyeceğiz. Ağustos'ta öyle zannediyorum ki 40 bin öğretmen daha ilave edeceğiz" dedi.


Başbakan Erdoğan, şu anda 126 bin öğretmen açığı olduğunu kaydederken, "Bazıları diyor ki " e o zaman hepsini birden alın.' Bütçe var, ne yapacağız bütçeyi? Şu anda bizim 126 bin öğretmen açığımız var. Biz 126 bin öğretmen aldığımız anda, o zaman öğretmenize vermemiz gereken zammı veremeyiz. O zaman oradan kısacağız, çok düşük ücretlerle öğretmen çalıştıracağız, o da haksızlık değil mi" diye konuştu. Kendilerinin 400 bin öğretmenin atasını yaparken, ücretleri de artırdıklarını ifade eden Erdoğan, bir öğretmenin 2002 yılında ek ders ücretiyle birlikte toplam 635 lira olan maaşının, Temmuz 2013 itibarıyla bu rakamın 2 bin 437 liraya kadar yükseldiğini belirtti.


-800 BİNİ AŞKIN ÖĞRETMENİMİZ YOK FARZ EDİLİYOR-


Başbakan Erdoğan, en gelişmiş, en kalkınmış ülkelerde dahi eğitime ve sosyal güvenliğe dair ciddi sorunlar bulunduğunu, çoğu ülkenin eğitim ve sosyal güvenlik konusunda reform yapamadığını belirtirken, "Toplumla doğrudan ilgili bu alanlarda reform yapmak cesaret istiyor, kararlılık istiyor" ifadelerini kullandı. "Büyük Türkiye"nin şu andaki eğitim sistemiyle inşa edilemeyeceğini savunan Erdoğan, şunları kaydetti:


"2023 hedeflerine mevcut eğitim sisteminin aksaklıklarını muhafaza ederek ulaşamayız. Çocukların anaokulundan başlayarak adeta bir yarış atına dönüştürüldüğü, üniversite bitinceye kadar hayattan koptukları bir sistem sağlıklı bir sistem değildir. Çocuklarımız oyun oynayamıyor, sohbet edemiyor, spor yapamıyor, sanata vakit ayıramıyor. Hafta içi 5 gün git-gel okul, hafta sonu 2 gün git-gel dershane. Bana Anadolu'da anneler şunu söylüyor; "Okullar varsa dershaneler niye var?' Babalar şunu söylüyor, "Davarımı sattım dershane ücreti ödedim.' En düşük dershane ücreti yılda yaklaşık 2 bin lira. Şu anda 22 bin liraya kadar çıkıyor. Fen Lisesi, Soysal Bilimler Lisesi öğrencilerinin yüzde 95'i dershaneye gidiyor. Bu benim oradaki hocalarıma saygısızlık değil mi? 800 bini aşkın öğretmenimiz yok farz ediliyor. İlkokulda, ortaokulda, lisede bu yavrularımızı hazırlayan öğretmenlerimize bana göre saygısızlık yapılıyor. Sanki bu öğretmenlerimizin bu yavrular üzerinde hiç emeği yok. Dershaneye gir, üniversite imtihanlarından neticeyi al. Ondan sonra da sırtına bir tane tişört giydir, "Bak bizim dershanenin başarılı öğrencisi.' Senin dershanenin başarılı öğrencisi değil, okulunun başarılı öğrencisi."


-DERSHANELERE TEŞVİK-


Konuşmasında dershane sahiplerine seslenen Erdoğan, şöyle devam etti:


"Eğer eğitim öğretimde bir katkınız olsun istiyorsanız ey dershane sahipleri, bir araya mı gelirsiniz, kendiniz mi, size teşvik verelim. Gidin okullarınız kurun. Sizlere ucuz kredi verelim, sizlere vergide belli oranda belli oranda muafiyet getirelim. Enerji harcamalarında muafiyet getirelim. Ve size sınıflarda öğrenci garantisi verelim. 30 öğrenci kapasiten var, 15 öğrenci açığın varsa, o 15 öğrencinin bedelini, maliyet neyse, o maliyet üzerinden biz ödeyelim. Hadi gelin samimiyseniz bunu yapalım."Efendim benim elimde birikmiş öğretmenler var' diyorlar. Bugün bir gazetede onu okudum, "40 yaşın üstündekiler ne yapacak' diyor. Biz 40 yaşın üstündekini de alacağız. Hiçbir bize bahane uydurmayın. 40 yaşın üstündekini de alacağız. Mülakatla alacağız, devletin okullarına koyacağız. Mesele bu ülkede bir fitne, bir nifak oluşmasın. Birbirimize farklı nazarlarla bakmayalım. Şu yavrularımız rahat rahat; "Ben çamurun içinde büyüdüm, toprakla ben oynaştım, kokuştum' İstiyorum ki bizim çocuklarımız da hafta sonlarında spordu, sanattı, sokaklarında, bahçelerinde, yeşilde yuvarlasın, koşsun, bir şöyle çocukluğunu da yaşasın. Çocuklar, çocukluğunu yaşamıyor. Bunları kurtarmamız lazım."


-ÖĞRETMELERİ YENİDEN MERKEZE TAŞIYACAĞIZ-


Reformların süreç içinde işleyeceğini, bıçakla keser gibi "Ben yaptım oldu' şeklide gerçekleşemeyeceğini ifade eden Erdoğan, "Öğretmenlerin dışlandığı özellikle de ana okul ile birlikte 13 yıl insana sabırla emek veren öğretmenin horlandığı sistemler, sağlıklı sistemler olamaz. Hepimizin odak noktası olan öğretmenlerimizi yeniden merkeze taşıyacağız. Eğitimde olduğu kadar eğitim reformlarında da en öncelikli dikkate alacağımız kesim öğretmenlerimizdir. Reform süreçlerini öğretmenlerimizle birlikte inşallah geleceğe taşıyacağız. 11 yıl önce bir kar tanesi olarak başlayan reformlar, şu an anda kartopu olarak ilerliyor ve ilerledikçe büyüyor" diye konuştu.

Kaynak: ANKA