Başbakan Erdoğan : Cübbeni Çıkar Siyaset Yap
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'da yaptığı konuşmasına tepki gösterdiği Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'na "Cübbeni çıkar siyaset yap" çağrısında bulundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay'da yaptığı konuşmasına tepki gösterdiği Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'na "Cübbeni çıkar siyaset yap" çağrısında bulundu. Feyzioğlu'nun Van eleştirisine de yanıt veren Başbakan Erdoğan, "Van ile ilgili tamamen yalan bir ifade kullanıyor. Biz "Van'da kiracılara ev vermedik' diyor. Bir defa konuyu bir öğren. Biz Van'da yaklaşık 18 bin konut yaptık. Bunların içinde öncelikli olan ev sahiplerine konut vermekti" dedi.
-"ANAYASA PROFESÖRÜYMÜŞ, NE OLURSAN OL..."-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin Afyonkarahisar'da yapılan 22. İstişare ve değerlendirme toplantısında, Danıştay'ın kuruluş yıl dönümü töreninde hükümeti eleştiren Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nu sert bir dille eleştirdi. Feyzioğlu'na ilişkin asıl değerlendirmeyi yarın kapanışta yapacağını belirten Başbakan Erdoğan, "Bugün güya bir hukukçuyu dinledik. Onunla ilgili değerlendirmeleri yarın kapanışta geniş bir değerlendirme yapacağım. Bunlar bu tür ne yazık ki hukuk mensubu. Anayasa profesörüymüş ne olursan ol. Eğer sen bunu sindirememişsen. Eğer sen doğru dürüst konuşmuyorsan. Bütün ifadelerini dürüstlük üzerine değil de dürüst olmayan şekilde söylüyorsan senden bir şey olmaz kusura bakma. İstersen profesör ol. Bunlarda saygı diye bir şey yok. Bir yerde davetlisiniz yasal olarak konuşma hakkın yok. Tüzükte öyle bir hak verilmiş. Danıştay başkanı 25 dakika konuşuyor. Bu beyefendi 1 saat konuşuyor. Konuyla ilgili değil tamamen baştan aşağı siyasi konuşma yapmak suretiyle orada kendine göre bir tatmin. Çıkar cübbeni sen de... Birilerinin yaptığı gibi çık bu siyaset meydanına orada kendini ispat et. Orada Cumhurbaşkanı var, yargı orada, bir kısım şakşakçılar da var onlar alkışlıyor. Bir kısmı. Hepsi değil tabi. Onlar da tatmin oluyor. Tahammül tahammül tahammül. Sen orada 1 saat konuşacaksın. Bu millet seni dinlemeye mecbur mu ya!" dedi.
Baro Başkanının Van eleştirilerine de yanıt veren Başbakan Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:
-"YALAN İFADELER KULLANIYOR"-
"Van'la ilgili tamamen yalan bir ifade kullanıyor. Biz Van'da kiracılara ev vermedik diyor. Bir defa konuyu bir öğren. Biz Van'da yaklaşık 18 bin konut yaptık. Bunların içinde öncelikli olan ev sahiplerine konut vermekti. Biz ev sahiplerine verdik artan konutları da kiracılara sattık. Orada kiracılardan konut sahibi olmak isteyenler olursa TOKİ orada konut yapmaya devam edecektir. Bunlar orada konut sahibi değildi ki! Sen nasıl hukukçusun? Zaten kiracı idiler şimdi bir başka yerde kirada oturur. Biz kimseyi açıkta bırakmadık. Devamlı aş sürekli yağdırdık. Depremden sonra beş katrilyon Van'a destek verdik ya. Bundan zerre kadar bahsetmiyorsun. Hükümetimizi utanmadan sıkılmadan yargılamaya kalkıyorsun. Müracaat ettiği kişiler belli. Kendi zihniyetinden kişiler. Gitmiş konteynerleri gezmiş. Eee.. Ya bu konteynerlerin yapılması bile önemli bir adımdır. Yarın bunları derli toplu olarak cevaplayacağım. Danıştay Başkanı dört dörtlük bir konuşma yaptı. Eleştirilerini bir edep adap içinde bilimsellik içinde verdi. Yeri geldi kendilerini de eleştirdiler. Ama ardından bu çıkıyor 1 saat konuşuyor. Bu ne edebe ne adaba sığmaz. Bunlar devlet protokolü nedir bundan da bihaber. Böyle bir şey olabilir mi?"
-"HER DARBE GRİŞİMİNİN ARKASINDA CHP VAR"-
"Darbeleri sadece askerler yapmaz, İnanın yaşadığımız her darbe, silahlı güçlerin rolü asgaridir. Bize yönelik müdahaleleri yapanlar, silahlı güçlerden ziyade, bazı yargı mensuplardır. Bazı medya kuruluşları, bazı sermaye çevreleri, bugüne kadar bazı müdahale girişiminde bunda başrol oynamışlardır. Sokağa dökülen, tahrik edilen, hatta eline silah verilen, gençler, hemen hemen her müdahalede piyon olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi, her darbe girişiminde perde arkasında, darbe mimarlığı görevini üstlenmiştir. Hepsinde vardır. Partimizin kapatılmasının arkasında yine CHP vardı. Hatta o dönemin Genel Başkanı "Ankara'da demek ki dürüst savcılar var diye açıklaması' yapmıştı. Uluslararası malum çevreler ajanları vasıtası ile demokrasiye yönelik müdahaleye destek vermişlerdi."
-"27 MAYIS DARBE GİRİŞİMİ"-
"CHP Genel Müdürü grup toplantısında bir ismi, şimdi hayatta olmayan bir Anayasa Profesörünün ismini andı Hüseyin Nail Kubalı, CHP Genel Müdürün tarihten böyle bir ismi örnek göstermesi, bu isme sahip çıkması çok acı bir itiraftır. CHP'nin de bulunduğu konumu, ortaya koymaktadır. 17-25 Aralık operasyonlarının, 27 Mayıs darbe girişiminin benzeri olduğunun itirafıdır. Bunlar birbirinin tıpatıp benzeri. 28 Şubatta rol oynayan zat ta aynı değil miydi. Oda aynıydı. Şahsımla ilgili operasyonları yapanlar, yine aynı kişilerdi. 27 Mayıs 1960 darbesi öncesinde belli medya kuruluşları, köşe yazarları, gazeteciler, sermaye çevreleri, dernekler, özelliklede bir kısım yargı camiası, darbe gerekçelerinin olgunlaşması için, gerçekten çok çirkin eylemlerin içine girdiler. Tıpkı bize yapıldığı gibi! Demokratik Parti'ye karşı şiddet Vandalizm, hukuksuzluk, yalan, iftira başta olmak üzere her türlü eylem devreye alındı. CHP Genel Müdürünün bahsetti isim Hüseyin Nail Kubalı, İstanbul Üniversitesinde, Anayasa profesör olarak 27 Mayıs darbesinin oluşması için gayret sarf edenlerden bir tanesi, Merhum Menderes'e karşı 8 saat tanıklık yaptı. 1960 Anayasasını hazırlayan ekibin içinde de yer aldı. Bu şahıs hem 27 Mayıs öncesinde hem de 27 Mayıs sonrasında bir hukukçuya yakışmayacak şekilde, demokrasinin askıya alınması, siyasetin, çiğnenmesi için rolünü iyi oynadı."