Başbakan Erdoğan, Edirne'de
Erdoğan, toplu açılış töreninde konuştu: (2) "Kürt kardeşim de Türk kardeşim de Roman kardeşim de Pomak, Boşnak, Çerkes, Laz, Gürcü kardeşim de bu ülkede haklarına tek tek kavuşuyor. Türkiye b...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kürt kardeşim de Türk kardeşim de Roman kardeşim de Pomak, Boşnak, Çerkes, Laz, Gürcü kardeşim de bu ülkede haklarına tek tek kavuşuyor. Türkiye bölünmüyor, Türkiye parçalanmıyor, Türkiye dağılmıyor. Tam tersine Türkiye güçleniyor, büyüyor, kardeşliğini daha da pekiştiriyor" dedi.
Erdoğan, Selimiye Meydanı'nda, bazı eserlerin toplu açılışı için düzenlenen törende yaptığı konuşmada, Edirne'nin fatihi 1. Murat, Edine'de doğan ve İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet ile Selimiye Camisi'nin mimarı Mimar Sinan kadar büyük düşüneceklerini belirterek, küçük düşünmenin, küçük hesaplar yapmanın ve küçük meselelerde kaybolup gitmenin, şehitler ve kahramanların hatırasına saygısızlık olacağını söyledi.
Türkiye'nin 10 yıl boyunca küçük meselelerle vakit kaybettiğini, küçük sorunlara takılıp kalarak büyük sorunlarını ötelediğini, enerjisini ve zamanı boş yere harcadığını ifade eden Erdoğan, kendi içerisine kapanan Türkiye'nin kendiyle ve kendi vatandaşıyla uğraşarak, on yıllar boyunca dünyadan, imkanlardan, büyük fırsatlardan geri kaldığını dile getirdi.
-"Herkes kimliğini, düşüncesini özgürce beyan ediyor"
İçine kapanan, kendisiyle uğraşan, vatandaşının diliyle, etnik kökeniyle, inançlarıyla, değerleriyle, giyim kuşamıyla, yeme içmesiyle ve yaşam tarzıyla meşgul olan bir ülkenin büyük adımlar atamayacağını ve büyük ufuklara yelken açamayacağını ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
"Kendi vatandaşını düşman ilan eden, kendi vatandaşını tehdit olarak gören, vatandaşları arasında ayrım yapan, vatandaşlarının bazılarını horlayan, inkar eden, yok sayan bir ülke büyük eserler inşa edemez. İşte Edirne'den soruyorum, on yıllar boyunca bu ülkede, 'Kürt' demek yasaklandı, 'Laz' demek yasaklandı, 'Roman' demek yasaklandı. 'Gürcü' demek, Boşnak, Arnavut, Pomak hor görüldü, yasaklandı. 'Türkiye bölünür' dediler, 'parçalanır' dediler, 'dağılır' dediler. 11 yıldır herkes kimliğini özgürce beyan ediyor. Herkes düşüncesini, fikrini özgürce beyan ediyor. Soruyorum bölündük mü, parçalandık mı?"
-"Düşüncesine güvenen düşünce özgürlüğünden korkmaz"
Yapılanları hazmedemeyen kesimlerin olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bakıyorsunuz öyle bir gençler var ki üniversiteli genç ağzından küfürler çıkıyor. Hele hele bayanın ağzından küfür çıkar mı? veya el kol hareketlerinden çıkar mı? Erkek genç küfür eder mi? Fikrine güvenen, fikir özgürlüğünden korkamaz. Düşüncesine güvenen, düşünce özgürlüğünden korkmaz. İnancına güvenen, inanç özgürlüğünden korkmaz. Ama bunlar maalesef fikrine, düşüncesine, inancına güvenmediği için karşı düşüncede olanlara saldırıyorlar" dedi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Kimisi silahla saldırıyor, kimisi palayla saldırıyor, kimisi bakıyorsun kavga gürültü peşinde. Molotofkokteyliyle dolaşıyor. Bunlar özgürlük arayan değil bunlar ülkemizi karıştırmaktan başka derdi olmayanlardır. Kürt kardeşim de Türk kardeşim de Roman kardeşim de Pomak, Boşnak, Çerkes, Laz, Gürcü kardeşim de bu ülkede haklarına tek tek kavuşuyor. Türkiye bölünmüyor, Türkiye parçalanmıyor, Türkiye dağılmıyor. Tam tersine Türkiye güçleniyor, büyüyor, kardeşliğini daha da pekiştiriyor."
-"Doğrularla yolumuza devam ediyoruz"
On yıllar boyunca "irtica", "gericilik", "bölücülük" denilerek ülke insanının en temel dini haklarından ve milli değerlerinden koparılmaya çalışıldığını dile getiren Erdoğan, bugün isteyenin, bütün okullarda Kuran-ı Kerim dersini seçebildiğini, Hz. Muhammed'in hayatını öğrenebildiğini ve bunun bir bölünme ya da parçalanmaya yol açmadığını söyledi.
Meslek liselerine üniversiteye girişte uygulanan katsayı kaldırdıklarını, ülkenin bölünmediğini ve parçalanmadığını, aksine normalleştiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Başörtülü kızlarımızı okulların kapsından geri çevirdiler. Ne oldu? Şu anda üniversitelere başörtülü kızlarımız rahatlıkla giriyor. Ne oldu, dinamit mi oldular? Ne oldu, molotofkoktely mi attılar? Niçin bu kadar çekindiniz korktunuz? Onların eğitim-öğretim özgürlüğünü neden elinden aldınız yıllardır? Devletin kurumlarında şimdi başı örtülü ve başı açık beraberce çalışıyor. Ne oldu, yıkıldık mı, bölündük mü, parçalandık mı? Tam aksine haklarını iade ettik. Bu bir lütuf değildi. Devletin yerine getirmesi gereken bir görevdi bunu yaptık. Türkiye şimdi normalleşiyor, demokrasi bu. 'Demokrasi' dediler, maalesef kendilerinin müsaade ettikleri kadar düşündürdüler. Bunların hepsi yanlış. Yanlışları bir kenara koyup doğrularla yolumuza devam ediyoruz."
- Ankara