Başbakan Erdoğan'ın Şanlıurfa Temasları

Son Güncelleme:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa'da Katıldığı Partisinin Kadın Kolları Kongresi'nde AK Parti'nin Kapatılması Davası ile İlgili Gelişmeleri Değerlendirdi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa'da katıldığı partisinin Kadın Kolları Kongresi'nde AK Parti'nin kapatılması davası ile ilgili gelişmeleri değerlendirdi.


Partisinin Şanlıurfa Kadın Kolları Kongresi'ne katılmak üzere gelen Başbakan Recep Tayip Erdoğan, partisi hakkındaki kapatma davasını eleştirdi. Erdoğan, spor salonundaki programda yaptığı konuşmasında, burada yaşanan coşkunun ülkenin her yerinde yaşandığını belirterek, "AK Parti'nin başlattığı adalet ve kalkınma hareketi hızla devam ediyor. Biz ülkemizin birçok sorununun ve cesaret edilemeyen konuların üzerine giderek el attık. Biz bu yola çıkarken 'Ne aldanacağız ne de aldanan olacağız' dedik. Yani yüreğimizi ortaya koyarak millete emanet ettik. Milletimizin yüreğine güvendik ve sizler de bize güvendiniz. Çok şükür kimseyi mahcup etmedik. Ankara'da kiminle nasıl konuşuyorsak Şanlıurfa ve her yerde aynı şeyleri söyledik. Sözümüzün eri olduk. Milletimizin emanetine ihanet etmedik. 50 yılda gerçekleşmesi gereken işler kısa sürede yapıldı. Girdiğimiz bu uzun ince yolun çoğu gitti azı kaldı. Büyük hukuk reformları yaptık. Eğitim, sağlık ve her konuda tıkanan yolları açmakta hep milletimizin yanında olduk. Batmakta olan bir ekonomiyi kalkındırdık ve enflasyonu tek haneye çektik. Faizleri indirdik, ihracatı artık. Her alanda ülkemizin çıtasını yükselttik" açıklamasını yaptı.


Başbakan Erdoğan, geçmişten değil yarından da iftihar edilecek hedeflerinin olduğunu ifade ederek, "Bu ülkede yaşayan herkesin milletine karşı sorumlulukları vardır. Önemli görevlere gelen kişilerin sorumlulukları daha çoktur. Bugünün geleceğini düşünmek sadece iktidarın görevi değildir. Türkiye'nin uluslararası itibarının saygınlığını düşünmek sadece AK Parti'nin görevi midir? Türkiye'nin güven ve istikrarını düşünmek sadece AK Parti'nin görevi mi? Tek başımıza da kalsak milletimizin çıkarlarına ve demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğiz. Biz bize uzanan ellerin kırılmasını değil, bize uzanan ellerin bizde şefkat eli olmasını temenni ediyoruz. İstiyoruz ki herkes sorumluluk duygusuyla hareket etsin. Bu ülkeye ve millete verilecek zararlardan kaçınılsın. Bugüne kadar hatalar yapıldı ve onların yanına kar kaldı. Bu ülke fakirleşti, onlar yollarına devam etti. Hukukumuz nice sıkıntılar yaşadı. Yapılan hataların faturasını hep milletimiz ödedi. Soruyorum şimdi; bu ülkenin istikrarını bozmaya, bu milletin ifadesini ve iradesini yok saymaya, bu ülkenin hukuk sistemini tartışmalı hale getirmeye kimin hakkı vardır? Bu ülkenin kaynaklarını heba etmeye, enerjisini yok etmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu milletin huzurunu kaçıranlar, bu ülkenin direğini hiçe sayanlar ve iradeyi hiçe sayanlar milletin ahını almaktan kurtulamaz. Anti demokratik eylemleri alkışlayan ve Türkiye vatandaşlarını üçüncü sınıf gibi görenleri görüyoruz. Türkiye, birinci sınıf demokrasiye yol alıyor. Daha önce Türkiye'yi evrensel değerlerden uzaklaştırmaya çalışan bağnaz zihniyetler tasfiye olmuştur. Kimse Türkiye'yi geri götüremez. Kimse Türkiye halkını üçüncü sınıf gibi gösteremez. Bu ülke, bu millet dar görüşlere sığmayacak kadar büyüktür. Türkiye bu dar görüşlere uysaydı 22 milyar dolarlık yatırım, 107 milyar dolarlık ihracatı yapamazdı" diye konuştu.


Erdoğan ekip halinde gece gündüz çalıştıklarını ancak buna rağmen engellerle karşılaştıklarını anlatarak, "Türkiye için gece gündüz durmadan koşacak ve Atatürk'ün istediği çağdaş seviyelere yaklaştıracaksınız ve engellemelerle uğraşacaksınız. Beyler bari gölge etmeyin. Bir gün yastığa başınızı koyduğunuzda 'Bu ülke için ne yaptım?' diye kendi kendinize bir sorun. Son gelişmeden sonra bir tek zil takıp oynamadıkları kalan bazılarına söylüyorum, işte meydan. Ülkemizde nasıl bir demokrasi, nasıl bir istikrar istiyorsunuz? Onların sadece eskimiş, modası geçmiş yasakçı fikirleri vardır. Onlar milletin iradesine saygı göstermek yerine yok sayıyorlar. Daha çok yasakçı yönetimler kurmak istiyorlar. Zorlamalardan medet umarak hukukla milleti karşı karşıya nasıl getirirler? Onlar çağdaş dünya ile bütünleşen bir ülke değil, otoriter rejimli bir ülke için de uğraşıyorlar" şeklinde konuştu.


Erdoğan, Türkiye için kurdukları hayallerde büyük hedefler olduğunu da anlatarak, "Bizim hayallerimiz var. Bu millet, bu ülke için hayallerimiz var. Gecesini gündüzüne katan bir kadroyuz. Yola çıkarken 'Tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek devlet' dedik. Buna uymak isteyenlere sesleniyorum, bizim milletimize hizmet etmekten başka derdimiz yok. Birilerinin başka yerde olması bizi ilgilendirmez. Biz ülkemizde ayrımcı politikaların yanında olmadık, hep karşısında olduk. Fakat son gelişmelerle bizim bu yürüyüşümüzü anlamayanlar var. Ama er ya da geç anlayacaklar. Çünkü benim milletim geçmişten bu yana anlamayanlara sandıkta hep anlattı, yine anlatacak. Benim milletim kendine hizmet eden ve yoluna taş koyan herkesi biliyor. Anlasınlar artık, bunların rahatsız oldukları milletin iradesizdir. Korktukları milletin iradesidir. Bunların zarar verdikleri demokrasidir. Zarar verdiklerini açıkça söylüyorum. Büyük bir ülke, güçlü bir millet, istikrarlı bir Türkiye'den rahatsız mısınız?" dedi.


Erdoğan partilerinin aşırı dincilik ve fanatizmle eşleştirilmesini de büyük bir üzüntüyle karşıladıklarını ifade ederek, "Dincilik, fanatizmle yan yana göstermeye çalışmak, en hafif tabiriyle ak ile karayı karıştırmaktır. Yerle gök, gece ile gündüz, yalanla gerçek arasındaki fark neyse bahsedilenle aramız öyledir. AK Parti her türlü aşırılığın, şiddet ve fanatizmin karşısında olmua'fd. Yapılan hataların faturaştur. Her imkan kullanılarak aşırı uçlarla mücadele edilmiştir, edilmeye de devam edilecektir.


Onun için çizgimiz bellidir. Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz, Gündüz gece gidiceğiz.Türkiye'yi çağdaş uygarlıklar seviyesine getireceğiz. 15 milyon çocuğumuza ders kitabı dağıttık. Okulları bilgisayar ile donattık. Herhalde bu da laikliğe aykırı değildir. Bütçeyi büyüttük, herhalde bu da laikliğe aykırı değildir. Bunlar laikliği güçlendirmenin adresidir. Bunlar demokratik sosyal hukuk devletinin gereğidir. Biz bunları yaptık. Yapılan başarılı işler herhalde laikliğe aykırı değildir" şeklinde konuştu.


(HD-GS-Y)

Kaynak: İHA