Başbakan, Yabancı Yatırımcılarla Bir Araya Geldi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ekonomiyle ilgili iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini belirterek, "Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı aynı göre yüzde 4,6 oranında önemli bir artış gösterdi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ekonomiyle ilgili iyi haberlerin gelmeye devam ettiğini belirterek, "Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı aynı göre yüzde 4,6 oranında önemli bir artış gösterdi. 2005 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Kasım ayı endeksi de önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 oranında artış gösterdi. 2016 yılı inşallah çok daha iyi bir yıl olacak, bereketli bir yıl olacak" dedi.
Davutoğlu, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisi'nde Türkiye'de yatırımı bulunan yabancı sermayeli firma temsilcileriyle bir araya geldi.
Seçim odaklı siyaset yapmadıklarını, seçime odaklı olarak ekonomi yönetmediklerini ifade eden Davutoğlu, "7 Haziran 2015 genel seçimlerinden hemen sonra geçiş hükümetinde dahi hükümetimiz istikrarın devam edeceğinden hiç kuşku duymadan çalışmalarını sürdürmüştür. 7 Haziran seçimleri sonrasında neredeyse Türkiye'de siyasi travma oluşturmaya çalışan çevrelerin çabalarına rağmen, sanki hiçbir şey değişmemiş gibi ve değişmeyecek inancıyla siyasi istikrarın sözcüsü, uygulayıcısı, takipçisi olduk" diye konuştu.
Davutoğlu, ekonominin, geçiş hükümetinin olduğu üçüncü çeyrekte yüzde 4 büyüdüğüne değinerek, AK Parti kadrolarının iki seçim arasında iş dünyasına ve millete güven verdiğini, ekonomiyi siyasi istikrarsızlığa kurban etmediğini ve 1 Kasım 2015 seçimlerinde yüzde 49 gibi yüksek oranda oy aldığını anlattı.
Türkiye'de siyasi ve ekonomik istikrarın devam edeceğine inandıklarını ve bu uğurda çalıştıklarını dile getiren Davutoğlu, son seçimlerin milletin de bu inancı paylaştığını gösterdiğini kaydetti.
Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin birçoğundan ayıran özelliklerinden birini, "genç ve dinamik nüfus" şeklinde açıklayarak, şöyle devam etti:
"2014 yılı sonu itibarıyla Türkiye nüfusu, 78 milyona yaklaşmıştır. Bu, Almanya hariç tüm Avrupa ülkelerinin nüfusundan daha fazladır. Türkiye'deki iç pazarın büyüklüğünü de açık bir şekilde göstermektedir. Daha önemlisi nüfusun yüzde 24,3'ü 14 yaş ve altındaki bireylerden oluşmaktadır. Neredeyse çeyreği. Bu oran, Almanya'da yüzde 13, Yunanistan'da yüzde 14, İspanya'da yüzde 15'tir. AB ortalaması da yaklaşık yine yüzde 15 civarındadır. Türkiye'de 50 milyon kişi 40 yaş ve altındadır, dinamik, çalışabilecek kapasitede bir nüfus. Genç ve dinamik bir nüfusla Türkiye, demografik altın çağını yaşıyor."
Genç nüfusun, coğrafya gibi risk olarak görülebileceğine işaret eden Davutoğlu, "Eğer ekonomik dinamizmimiz olmazsa genç nüfus, çok ciddi bir risk unsurudur ama eğer ekonomik dinamizmimiz var, reformlarla bu dinamizmi koruyacak adımlar atıyorsanız, genç nüfus en büyük enerji kaynağınızdır. Bizim doğalgazımız, petrol kaynaklarımız yok ama dünyayla rekabet edebilecek ölçekte nitelikli bir genç nüfusa sahibiz. Bu, daha fazla insanın çalışmak istemesi, istihdamın zamanla artması ve daha fazla insanın ekonomiye üretim ve tüketim yoluyla katkı sağlaması demektir, yatırımcı açısından daha kolay istihdam ve daha geniş pazar demektir" diye konuştu.
Davutoğlu, şu anda Avrupa'da Türk pazarından daha dinamik bir pazar bulunmadığını belirterek, Türkiye'deki nüfusun büyüklüğünün yanı sıra niteliğinin de yükseldiğini, Türkiye'deki ortalama eğitim süresinin son 13 yılda yaklaşık yüzde 50 artığını, zorunlu eğitimin kızlarda ve erkeklerde yaygınlık kazanmasının, meslek liselerinin ve üniversitelerin daha ulaşılabilir olmasının, genç nüfusun mesleki niteliklerini de yükselttiğini anlattı.
Daha eğitimli, işgücüne katılan, çalışıp üretmek ve daha müreffeh yaşamak isteyen bir genç nüfus bulunduğu kaydeden Başbakan Davutoğlu, bunun ekonomiye dinamizm getirdiğini, yurtiçi ve yurtdışındaki yatırımcılar için de ümit verici ve sevindirici olduğunu söyledi.
"Günlük 2,15 doların altında gelirle geçinen nüfusumuz kalmadı"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin yurtiçi ve yurtdışındaki yatırımcılar için cazibe merkezi olmasının bir sebebini de "büyüyen orta sınıf" şeklinde açıklayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Milletimizin refah seviyesi ve alım gücü her geçen gün artıyor. Yoksulluk sınırının altındaki nüfus, hızla azalırken, orta sınıf her geçen gün büyüyor. AK Parti hükümetleri olarak 2002'den bu yana milli gelirimizi 3 kattan fazla artırdık, 2002'de 3 bin 492 dolar olan kişibaşına geliri 2014'te 10 bin 404 dolara çıkardık. Günlük 2,15 doların altında gelirle geçinen nüfusumuz kalmadı. 2016 itibarıyla asgari ücreti de bin liradan bin 300 liraya yükselttik. Bunun bir maliyet girdisi olabileceği düşünülür ama aynı zamanda bu artışın çok ciddi bir talep canlanmasını da beraberinde getireceği açıktır. Çalışan ve emeklilerimizin üzerinde çok ciddi iyileştirmeler yaptık. Büyüyen orta sınıfla ve artan refah seviyesiyle birlikte iç talep her geçen gün daha da yükseliyor. Türkiye'de küçük ve orta işletmeler de tıpkı orta sınıf gibi büyüyor. KOBİ'lerimizin dinamik yapısı ekonomimize güç katıyor, yatırıp yapmaya, istihdam oluşturmaya, katma değer üretmeye devam ediyor. Şirketlerimiz artık çok daha dışa dönük, dış ticareti benimsemiş, bölgesel bir kimlik kazanmıştır. Ar-Ge, tasarım, markalaşma gibi alanlarda yetkinliğini daha da artıran şirketlerimiz, küreselleşme gayretiyle çalışmaktadır."
Ekonomiye ilişkin temel istatistikleri paylaşan Davutoğlu, "Ekonomiyle ilgili iyi haberler gelmeye devam ediyor. Ekim ayında sanayi üretimi bir önceki yılın aynı aynı göre yüzde 4,6 oranında önemli bir artış gösterdi. 2005 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Kasım ayı endeksi de önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,5 oranında artış gösterdi. 2016 yılı inşallah çok daha iyi bir yıl olacak, bereketli bir yıl olacak" dedi.
Davutoğlu, Türkiye'de son 1 yıl içinde yaklaşık 1 milyon kişiye istihdam sağlandığını kaydederek, AK Parti hükümetleri döneminde istihdam edilen kişi sayısının yanı sıra istihdam oranlarının da artığını, 2007'de yüzde 40,4 olan istihdam oranının, Eylül 2015'te yüzde 46,8 seviyesine ulaştığını bildirdi.
Mali disiplinin önemine işaret eden Davutoğlu, "Türkiye, hükümetlerimiz döneminde sağladığı mali disiplin sayesinde mali açıdan dünyaya örnek hale gelmiştir. Ne küresel krizin getirdiği problem ve sorumluluklar ne seçimler ne de komşu ülkelerdeki krizler, mali disiplinimizi bozamamıştır. 2014 ve 2015'te ikişer seçim yaşanmasına, milyonlarca Suriyeli kardeşimize evsahipliği yapmamıza rağmen bütçe dengelerini korumayı sürdürdük. Şu sıralar TBMM'de komisyonlarda görüşülecek olan 2016 bütçemizde de aynı disiplini, aynı tutarlı anlayışı sürdürüyoruz" diye konuştu.
(Sürecek)