Başbakan Yardımcısı Arınç Açıklaması

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anadolu Ajansı'nın, yüzüncü yılı olan 2020 yılına dünyadaki ilk beş haber ajansından biri olma iddiasıyla hazırlandığını belirterek, "İnşallah, şimdi 15-16.sıralarda olduğumuz haber ajansı sıralamasında Türkiye"...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anadolu Ajansı'nın, yüzüncü yılı olan 2020 yılına dünyadaki ilk beş haber ajansından biri olma iddiasıyla hazırlandığını belirterek, "İnşallah, şimdi 15-16. sıralarda olduğumuz haber ajansı sıralamasında Türkiye ilk beşin içerisine girecektir. Bu azimle çalışıyoruz" dedi.


Arınç, Ankara'da Diplomasi Muhabirleri Derneği üyeleriyle yaptığı toplantıda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.


Türkiye'nin enformasyon konusunda güçlü olmadığı yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine Arınç, özellikle kendisinin hükümette görev almasından sonra 93 yıllık kurumlar olan Anadolu Ajansı ve Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nü yurtiçi ve yurtdışında yeniden yapılandırdıklarını belirtti.


Bir taraftan da Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü'nü kurduklarını ifade eden Arınç, bu yolla da Türkiye'yi ve Türk tezlerini anlatmaya çalıştıklarını söyledi.


TRT'nin, 15 kanal açtığını ancak üzerinde uzun zamandır çalışılan İngilizce haber kanalını henüz kuramadığını belirten Arınç, TRT'nin son kanalının İngilizce Haber Kanalı olacağını, bundan sonra kanal açılmayacağını bildirdi.


Arınç, Anadolu Ajansı ile ilgili olarak da şunları kaydetti:


"Anadolu Ajansı Rusça haber yayınına başlıyor, Arapça haber yayınına başladı başlıyor, Boşnakça haber yayınına başladı, özellikle Balkanlar açısından. Biz tabii beş haber ajansından biri olmak iddiasıyla 2020'ye hazırlanıyoruz. Anadolu Ajansı'nın yüzüncü yılı 2020 yılıdır. İnşallah, şimdi 15-16. sıralarda olduğumuz haber ajansı sıralamasında Türkiye ilk beşin içerisine girecektir. Bu azimle çalışıyoruz."


Arınç, TRT ve Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü olarak da dünyada 33 yerde örgütlendiklerini ve buralarda da çalışmalarının devam edeceğini kaydetti.


-"Emekçilerin haklarını korumamız lazım"-


Diplomasi Muhabirleri Derneği üyelerinin diplomasi muhabirlerinin sorunlarını aktarmaları üzerine Arınç, kendileri açısından diplomasinin çok önemli olduğuna işaret ederek, bu çerçevede Anadolu Ajansı'nın da diplomasi ve finans muhabirliği sertifika programı düzenlediğini anımsattı.


Arınç, "Diplomasi muhabirliğine verdiğimiz önemi göstermek için bu ad altında akademi çalışması başlattık" dedi.


Basında çalışanların durumunun kendisini yakından ilgilendirdiğini ifade eden Arınç, "Emekçilerin haklarını korumamız lazım. Gazetelerde, yazılı basında, televizyonlarda, radyolarda olsun kalifiye eleman, nitelikli eleman çalıştırılması gerekiyor" diye konuştu.


Kendisine bağlı kuruluşlarda İletişim Fakültesi mezunlarının oranlarını çıkardıklarını belirten Arınç, en yüksek oranın Anadolu Ajansı'nda olduğunu bildirdi.


Gazeteci Hasan Cemal'in gazetesinden ayrılması ile ilgili soru üzerine Arınç, şunları kaydetti:


"Ben Hasan Cemal'i okuyan, sevenlerden bir tanesiyim. Can Dündar da öyle, okuduğum, sevdiğim insanlardan bir tanesi. Bu meslekte de çok kolay insan yetişmiyor. Kalemini düz tutmuş, insani yönü olan, Türkiye'nin demokratikleşmesinde şu veya bu şekilde katkısı olmuş insanlar, sayısal olarak da kalite olarak da çok fazla değiller. Bu bakımdan onların mutlaka yazı hayatına devam etmeleri elbette arzumuzdur. Ama burada hükümetin tavrından ziyade medya patronlarının tavrını irdelemek gerekir diye düşünüyorum. Onların da 'hiçbirimiz masum değiliz' noktasında birleştiklerini görüyoruz. Bu tabii Türkiye'nin geldiği nokta bakımından üzücü bir noktadır.


Bence işadamları kendi iş alanlarında faaliyet göstermeli, medya yoluyla da ayrıca bir şeyler yapma gayreti içerisinde olmamalı. Eskiden daha kötüydü, şimdi biraz daha iyi olduğunu söyleyebilirim ama ideal bu mu- derseniz. İdeal de bu değil şüphesiz. Bir şekilde gazete ve televizyon patronu olup aynı zamanda ticari işlerini hükümetle veya başkalarıyla bir arada götürmeye çalışanların zaman zaman yanlış yaptıklarına da şahit olabiliyoruz."


Başka isimler sorulsa, "üzülmem" diyebileceğini ifade eden Arınç, "Müspetler çok daha az. 'Kalem oynatıyorum, yazı yazıyorum' diye ağzından lağım çukuru akan pek çok insan da var, bazı gazetelerin köşelerinde. veya hakaretler yağdıran veya gerçekleri tamamen ters yüz etmeye çalışanlar da var. Onlar bizim bahsimizin dışında" diye konuştu.


(Sürecek) - ANKARA

Kaynak: AA