Başbakan Yardımcısı Babacan Açıklaması
"(AB müzakere süreci) 23. Fasıl yargı ve temel haklar, 24. Fasıl adalet, özgürlük ve güvenlik ile ilgilidir.
Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Avrupa Birliği müzakere sürecinde 23. Faslın yargı ve temel haklar, 24. Faslın adalet, özgürlük ve güvenlik ile ilgili olduğunu anımsatarak, "Aslında son 4-5 aydır ülke içinde yaşadığımız tartışmalar dikkate alındığında bu fasılların açılmasının ne kadar önemli olduğunu herkes takdir edilecektir. Bu fasılların açılmış olması bizim bu konulardaki reformlarımıza yeni bir ivme kazandıracaktır" dedi.
Babacan, Dünyadaki İtalyan Girişimciler Derneği (C.I.I.M EurAsiaMed) tarafından düzenlenen "Diyalog" toplantısında yaptığı konuşmada, İtalya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin mükemmel düzeyde olduğunu, Türk Hava Yolları'nın (THY), İtalya'da iç hatlar gibi çalışmaya başladığını söyledi.
İki ülkenin bir arada olmaktan karşılıklı olarak faydaları bulunduğunu ifade eden Babacan, şunları kaydetti:
"Siyasi açıdan pek çok uluslararası ve bölgesel meseleye bakışımız büyük ölçüde örtüşmektedir. Zaten NATO'da müttefikiz, Avrupa Konseyi gibi yapılarda İtalya ile beraberiz. Aynı zamanda İtalya, Türkiye'nin AB sürecinde ilk günden bu yana çok güçlü ve samimi destek veren bir ülkedir. Bunun da olumlu etkilerini ikili ilişkilerimizde görüyoruz ve gerçekten takdir ediyoruz.
Ümit ediyoruz ki bu yılın ikinci yarısında yani İtalya'nın dönem başkanlığında Türkiye'nin AB sürecindeki ilerleme yeni fasıllar açılmak suretiyle sağlanır. İtalya'nın Türkiye'nin AB sürecine verdiği desteğin samimi bir destek olduğunu vurgulamak istiyorum. Gerçekten ortak bir AB vizyonu ve Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'nin tam üye olarak yer alması İtalya'nın stratejik olarak desteklediği bir hedef."
Babacan, bu olumlu ilişkilerin iş hayatına da yansıdığını anlatarak, "Türk şirketleri ile İtalyan şirketleri arasında çok güzel iş birliği var. Ocak ayında Cumhurbaşkanımızın İtalya'ya yaptığı devlet ziyareti çerçevesinde bir iş forumu da gerçekleştirdik. Bu forumda, iki ülke arasındaki ilişkilerin önemi ve her iki iş dünyası için geniş potansiyel olduğunu teyit ettik" diye konuştu.
"Özellikle KOBİ'ler konusunda çok büyük potansiyel görüyoruz"
Başbakan Yardımcısı Babacan, özellikle KOBİ'ler konusunda çok büyük potansiyel gördüklerini aktararak, "İtalyan sanayisi ve ekonomik sistemi KOBİ'lerin lokomotif rolü üstlendiği bir yapıdır. Türkiye olarak bizim ihracatımızın yüzde 60'ını KOBİ'ler eliyle yapıyoruz. Türk KOBİ'leri ile İtalyan KOBİ'leri arasındaki iş birliği örneklerinin çoğalmasının da faydalı olacağına inanıyoruz. Kazan kazan sonucu bu iş birliklerinin oluşturulacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin gelecek yıl G20 dönem başkanlığını üstleneceğini anımsatan Babacan, Türkiye'nin dönem başkanlığıyla birlikte İtalya ile yakın iş birliğinin olacağını söyledi.
Babacan, bir sonraki G20 dönem başkanı sıfatıyla da dünya ekonomisini yakından izlediklerini belirterek, şunları kaydetti:
"Artık daha rahat ve kendimizden emin bir şekilde adım atıyoruz. Krizin en çok etkilediği ülkeler gelişmiş ekonomilerdi. Toparlanmaya da baktığımızda yine gelişmiş ülkelerde başladı. ABD'de her ne kadar iş gücü piyasası ile ilgili sorunlar varsa da her ne kadar bankalarla ilgili sorunlar bitirilemese de bir toparlanma var.
Fed'in yeni para politikası uygulaması var ve bu da başlamış durumda. AB'de toparlanma biraz daha zayıf, kırılgan ve ülkeden ülkeye farklılık gösteren bir toparlanmadır. Avro Bölgesi'nin yüzde 1 bile olsa artı bir büyüme göstereceği hepimizi umutlandırıyor. Bu toparlanmanın da Avrupa Merkez Bankası'nın sağladığı olağanüstü yöndeki para politikalarının katkısıyla olduğunu unutmamamız gerekiyor. Yoksa ülke ülke baktığımızda yapısal sorunlar var."
Gelişmekte olan ülkelerde geçen yıl mayıs ayından sonra olumsuz bir rüzgar estiğini ve bunun bir algı problemi olduğunu vurgulayan Babacan, "1990'larla bugün arasındaki en önemli fark gelişmekte olan ülkelerin kamu borç stokunun çok daha düşük olmasıdır. İkinci önemli fark da bankacılık sistemlerinin o dönemlere göre çok daha güçlü olmasıdır. Üçüncü önemli fark esnek kur rejimin olmasıdır. Pek çok gelişmekte olan ülkenin önümüzdeki dönemde daha sakin ve büyüme odaklı döneme gireceğini göreceğiz" diye konuştu.
Babacan, Çin'deki yüzde 10'luk büyümenin uzun bir süre görülemeyeceğini ifade ederek, "Çinliler yüzde 7-yüzde7,5 büyümeyi görseler mutlu olacaklar" dedi.
"23. ve 24. Fasıllar açılmaya hazır durumda"
Başbakan Yardımcısı Babacan, her ülkenin kendi ekonomik politikalarına çok dikkat etmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu transformasyon, dönüşüm son derece kritik. Hükümetimiz kurulalı 11,5 yıl oldu. Bizim siyasi reformlarımızın temel itici gücü AB süreci oldu. Özellikle demokrasi, temel hak ve özgürlükler, hukukun üstünlüğü konularında ve hukuk devleti olabilme yolunda AB sürecinin oynadığı rol Türkiye için son derece kritik bir belirleyici. Siyasi reformlar için bir dış çaba pek çok ülke için belirleyici rol oynuyor. Bizim de dış çabamız AB oldu" değerlendirmesinde bulundu.
Bu yıl 23. ve 24. Fasılları müzakereye açmaya çalıştıklarını anımsatan Babacan, "23. Fasıl yargı ve temel haklar, 24. Fasıl adalet, özgürlük ve güvenlik ile ilgilidir. Aslında son 4-5 aydır ülke içinde yaşadığımız tartışmalar dikkate alındığında bu fasılların açılmasının ne kadar önemli olduğunu herkes takdir edilecektir. Bu fasılların açılmış olması bizim bu konulardaki reformlarımıza yeni bir ivme kazandıracaktır. Bu sebeple İtalya dostlarımızdan ve İtalya dönem başkanı dostlarımızdan beklentimiz gerekli siyasi desteği ve Avrupa içerisindeki mutabakatı oluşturarak bu iki önemli faslın bu yıl içinde açılmasıdır. Teknik olarak bu iki fasıl açılmaya hazır durumdadır" ifadelerini kullandı.
- İstanbul