Başbakan Yardımcısı Bozdağ Açıklaması

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yasalarda kadınların daha önce değişik şekillerde tanımlandığını belirterek, "Bizim kendi kanunlarımız kadınları sınıflandırıyorsa, tek bir isim veremiyorsa, uygulayıcılarınız eşitliği hayata geçiremez" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, yasalarda kadınların daha önce değişik şekillerde tanımlandığını belirterek, "Bizim kendi kanunlarımız kadınları sınıflandırıyorsa, tek bir isim veremiyorsa, uygulayıcılarınız eşitliği hayata geçiremez" dedi.


Bozdağ, Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda bakanlığının bağlı birimlerinde kadına yönelik çalışmalar ve kadın istihdamına ilişkin sunum yaptı.


Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın sadece Türkiye dışındaki vatandaşlar ve soydaşlar değil, kardeş ve akraba topluluklarla ilgili de çalışma yaptığını anlatan Bozdağ, kuruluşun çalışma alanının çok geniş olduğunu ifade etti.


Kuruluş faaliyetleri çerçevesinde Türk Dünyası Belediyeler Birliği kurulduğunu, Yunus Emre Kültür Merkezi'nde de Türk kültürünün tanıtıldığını ve Türkçe dersler verildiğini söyledi. Merkezin şu anda 36 ülkede faaliyet gösterdiğini dile getiren Bozdağ, bu merkezleri önümüzdeki dönemde daha fazla ülkeye yaymak için çaba harcadıklarını kaydetti.


Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı'nın 305 personeli olduğunu belirten Bozdağ, personelin 92'sinin kadın olduğunu ifade etti. Bozdağ, şirket üzerinden çalışanlarla birlikte 128 kadının başkanlıkta istihdam edildiğini söyledi.


Bekir Bozdağ, başkanlığın yurt dışındaki görev alanında, kadınlarla ilgili sivil toplum kuruluşu projelerine uzmanlık anlamında ve maddi olarak destek sağladığını da ifade etti.


-Yurt dışında ailelerinden alınan çocuklar-


Yurt dışında yaşayan Türk ailelerden çocuklarının alınmasıyla ilgili önemli bir sorun yaşandığına dikkati çeken Bozdağ, "Binlerce çocuğumuz ailelerinden alınarak, devlet tarafından yetiştiriliyor. Arzu edilmeyen şekilde yetiştirildiklerine dair şikayetler alıyoruz" dedi.


Yabancı ülkelerdeki mevzuatın, ailesinden alınan çocukların, o topluluğa mensup aileler tarafından yetiştirilmesine öncelik verdiğine işaret eden Bozdağ, Türk ailelerin Türk çocukları yetiştirmesi konusunda ciddi istek olmadığını belirtti. Bozdağ, "Bir yandan çocukların iyi yetiştirilmesi ve aileden alınacak bahaneler oluşturulmaması konusunda, diğer yandan diğer Türk ailelerin çocukları alması konusunda özendirici çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu.


-TİKA'nın faaliyetleri-


TİKA'nın Türkiye'nin gurur kaynağı olduğunu vurgulayan Bozdağ, ajansın Türkiye dışında 33 bölge ofisi olduğunu söyledi.


Kurumun, AK Parti iktidarındaki son 10 yılda 10 bin 86 proje gerçekleştirdiğini anlatan Bozdağ, TİKA'nın 2011'de diğer ülkelere 2 milyar 363 milyon dolar kalkınma yardımı yaptığını ve OECD'nin bu rakam sayesinde Türkiye'yi


"yükselen donör ülke" ilan ettiğini belirtti.


Bekir Bozdağ, TİKA'da 381 personel çalıştığını belirterek, büyük bölümü yurt dışında çalışan personelin 123'ünün kadın olduğunu kaydetti.


TİKA'nın yoksulluğun azaltılması ve kırsal kesimde kadının güçlendirilmesi çalışmaları yaptığını da dile getiren Bozdağ, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın Nijer'de fistül hastası kadınların durumundan etkilenmeleri nedeniyle 3 ayrı yerde sağlık merkezi kurulacağını ve kadınların bu sorundan kurtulması için bu ülkeye Türk doktorlar gönderileceğini bildirdi.


-Diyanet İşleri'ndeki kadın personeller-


Diyanet İşleri Başkanlığı'ndaki kadın personel sayısı hakkında da bilgi veren Bozdağ, kurumdaki toplam personel sayısının 115 bin civarında olduğunu söyledi.


Personelin 17 bin 371'inin kadın, 97 bin 787'sinin erkek olduğunu açıklayan Bozdağ, kadınların aleyhine oluşan bu durumun imam hatip ve müezzinlerin erkek olmasından kaynaklandığını belirtti. Bozdağ, diğer çalışma alanlarında böyle bir orantısızlığın söz konusu olmadığını ifade etti.


Bozdağ'ın verdiği bilgiye göre 159 uzman vaizin 50'si, bin 1176 vaizin 398'i, 14 Kuran kursu uzman öğreticisinin 10'u, 17 bin 680 Kuran kursu öğreticisinin 15 bin 997'si kadın.


Türkiye'de 196 müftü yardımcısından 9'unun kadın olduğunu belirten Bozdağ,


"İmam hatip, müezzin ve müftü kadınlardan olamadığı için dini nedenlerle sayı az. Kadın vaiz ve müftü yardımcılığı konusunda her ilde istihdam imkanı var. İl müftü yardımcıları konusunda sayıyı önümüzdeki zaman içinde artıracağız" diye konuştu.


AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu, Bozdağ'a, "Kadın müftü olamayacağı konusunda Diyanet'in fetvası var mı-" diye sordu.


Bozdağ da bu konuda bilgi sahibi olmadığını ifade ederek, "Genel kabulden dolayı öyle bir ifade kullandım. Din İşleri Yüksek Kurulu'na sormak lazım" dedi.


Diyanet İşleri Başkanlığı'nda kadın genel müdür ve başkan yardımcısı olmadığını kaydeden Bozdağ, "Olması önünde yasal engel yok. Önümüzdeki dönemlerde neden olmasın-" diye konuştu. Bozdağ, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda bir kadın daire başkanı olduğunu belirtti.


Bozdağ, komisyonunun diğer üyelerinin soruları üzerine, bildiği kadarıyla geçmişte kadın il müftüsü olmadığını da söyledi.


Kadın haklarıyla ilgili geçen yıl camilerde vaazlar verildiğini anlatan Bozdağ, kadına yönelik şiddete karşı ortak faaliyetler yürütüldüğünü ifade etti.


-"4+4+4 erken evliliğe engel oldu"-


Bekir Bozdağ, yasalarda kadınların aleyhine olan bazı durumların ortadan kaldırıldığının altını çizdi. Aile içi şiddet ve töre cinayetlerinde önemli değişiklikler yaptıklarını vurgulayan Bozdağ, şöyle devam etti:


"Zihniyet dönüşümünü sağlamada kanunlar önemli bir işlev görüyor. Bizim kanunlarımızda "karı-koca" ifadeleri kullanılıyordu. Kanun ayrım yapıyor 'kız, kadın, bayan, karı, koca' gibi. Bizim kendi kanunlarımız kadınları sınıflandırıyorsa, tek bir isim veremiyorsa, o zaman uygulayıcılarınız eşitliği hayata geçiremez. Bu düzenlemelerin hepsini temizlemek bu hükümete, bu Meclis'e nasip oldu. Bu ayıplardan hukukumuzu kurtardık ama zihniyetlerimizi temizleyemedik. Kadınlarla ilgili bilinçlenme konusunda, 4+4+4 ile erken evliliklerin önlenmesi konusunda da bana göre Cumhuriyet tarihinde en büyük devrimlerden biri yapılmış oldu. 12 yıllık zorunlu eğitim, her yarda yaşayan vatandaşların 12 yıl okullarda olması demektir. Açık lise bugün de var. Örgüt eğitim içinde zorunlu eğitimini tamamlayacak kız öğrenci sayısı artacaktır."


Muhabir: Ali Hakan Der


Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM

Kaynak: AA