BM Başkanı Baerbock: Savaşların Sorumluluğu Üye Devletlerde
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, savaşların sürmesinin sorumluluğunun BM'ye değil üye devletlere ait olduğunu belirtti. Baerbock, BM'nin uluslararası barışı sağlamak için üye devletlerden gelecek karşı baskıya ihtiyacı olduğunu vurguladı ve veto yetkileri sebebiyle BM Güvenlik Konseyi'nin işleyişinin zayıfladığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock, savaşların sürmesinin sorumluluğunun BM'ye değil, üye devletlere ait olduğunu söyledi. Baerbock, Euronews'e verdiği röportajda, bir üye devletin saldırı savaşı başlatması durumunda, bunun BM'nin veya BM Şartı'nın başarısızlığından değil, o devletin bilinçli ihlalinden kaynaklandığını ifade etti. BM'nin uluslararası barışı sağlamak için üye devletlerden gelecek karşı baskıya ihtiyaç duyduğunu ekledi.
BM, son yıllarda barış ve güvenliği sağlamadaki yetersizliği nedeniyle eleştirilere maruz kalıyor. Baerbock, BM'nin tek başına hareket eden bir aktör olmadığını, 193 üye devletten oluşan bir yapı olduğunu ve işleyişinin ulusal yargı sistemlerine benzediğini belirtti. Cinayetlerin engellenememesi durumunda ceza kanununun kaldırılmadığı gibi, BM'nin de üye devletlere bağımlı olduğunu vurguladı.
Baerbock'a göre, BM'nin çatışmalara müdahalesinin önündeki başlıca engel, BM Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkisi. Çin, Fransa, Rusya, Birleşik Krallık ve ABD'den oluşan daimi üyelerin veto hakkı, Konsey'in barışı sağlama kapasitesini zayıflatıyor. 2024'te daimi üyeler sekiz kez veto kullanarak, 1986'dan bu yana en yüksek sayıya ulaştı. Bu tıkanıklık, veto yetkisinin sınırlandırılması ve reform çağrılarını artırdı. BM Genel Sekreteri António Guterres, UN80 reform girişimiyle veto yetkisini sınırlamayı hedefliyor, ancak daimi üyeler bu reformlara isteksiz.
Baerbock, Barış Kurulu'nun BM'ye rakip olabileceği endişelerini reddetti. Barış Kurulu'nun yalnızca Gazze'yle sınırlı olduğunu, diğer konularda BM'nin ana adres olarak kalacağını belirtti. Barış Kurulu'na katılan ülkelerin ücretsiz üyelik süresi sonrasında 1 milyar dolar katkıda bulunması gerektiğini de ekledi.