Borsa İstanbul Olağanüstü Genel Kurulu
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Turhan: "Şayet Borsa İstanbul dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri olacak ise, 'kendi kendine yeterlilik' olmazsa olmazlardan birisi" "Enerji kontratları için programın uygulanması halinde 30 Haziran 2014'te bununla ilgili bir ödeme yapacağız" "Burada Nasdaq.
Borsa İstanbul ile Nasdaq OMX iş birliğine ilişkin anlaşma, Borsa İstanbul Olağanüstü Genel Kurulu'nda oy birliğiyle kabul edildi.
Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, Borsa İstanbul AŞ'nin Olağanüstü Genel Kurulu'nda, Nasdaq OMX Grubu ile imzalanacak sözleşme kapsamında üstlenilecek akdi yükümlülüklerin neler olduğu konusunda Genel Kurulu bilgilendirdi.
Daha sonra katılımcıların sorularını yanıtlayan Turhan, Nasdaq halka açık bir şirket olduğu için yaptıkları anlaşma belli bir seviyeye gelene kadar kimseyle paylaşma imkanlarının olmadığını söyledi.
Pay takası olmasaydı farklı rakamların söz konusu olabileceğini aktaran Turhan, ancak yönetim kurulu ile yaptıkları değerlendirme ile SPK ve hazineyle bu süreç zarfında fikir alış verişinde bulunmaları neticesinde pay sahipliğini doğuran yapıyı önemli bir unsur olarak belirlediklerini kaydetti.
Bunun bir kaç sebebi olduğunu anlatan Turhan, teknoloji satışının çok yaygın bir uygulama olduğunu söyledi.
Turhan, "Şayet Borsa İstanbul dünyanın önde gelen finans merkezlerinden biri olacak ise, 'kendi kendine yeterlilik' olmazsa olmazlardan birisi" dedi.
Bir diğer önemli hususun ise Borsa İstanbul'un söz konusu teknolojinin bölgede temsilcisi olabilmesini sağlamak olduğuna dikkati çeken Turhan, sözlerine şöyle devam etti:
"Avantajları temin edebilmek için böyle uzun süreli bir ortaklık yapısına ihtiyacımız var. Şimdi bu anlaşma ile ilgili, her halükarda Nasdaq 2022 yılı sonuna kadar borsamızla ilişki ve irtibat halinde olacak. Tek başına sadece Nasdaq'ın bizim borsamıza ortak olmasının sağlayacağı bir katkı var. Burada Nasdaq dünyaya şunu söylemiş oluyor; 'Ben, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Projesi'nin artık bir paydaşıyım. Ben orada bir satıcı değil, bir stratejik ortak olarak bulunuyorum'."
"Nasdaq'a Genel Kurul'da zikredilenin dışında sağlanan bir hak yok"
İbrahim Turhan, Nasdaq'a Genel Kurul'da zikredilenin dışında sağlanan bir hak olmadığını söyledi.
Nasdaq ile yaptıkları müzakerede mevzuat uyarınca azınlık pay sahiplerinin sahip olacağı hakların taahhüdünde bulunduklarını belirten Turhan, Nasdaq'ın da bunun dışında, kendilerine yönetim kurulunda üyelik gibi bir taleplerinin olmadığını kaydetti.
Enerji kontratları için programın uygulanması halinde 30 Haziran 2014'te bununla ilgili bir ödeme yapacaklarını anlatan Turhan, bunun dışında ilave herhangi bir menfaat temininin söz konusu olmayacağının altını çizdi.
Hatta Condico'u almazlarsa tezgah üstü türev piyasalar için yapacakları ödeme ile ilgili bir avantaj elde edeceklerini bildiren Turhan, aracı kuruluşların buna uyum sağlamasının ciddi bir çalışma gerektirdiğinin farkında olduklarını ifade etti.
Bugünden itibaren 2,5 yıllık bir dönüşüm süreci olduğunun altını çizen Turhan, "Bu süreçte biz elimizden geldiği kadar paydaşlarımıza yardımcı olmak istiyoruz. Fakat bu müzakereler sırasında bizim bildiğimiz kadarıyla Nasdaq OMX'in doğrudan üyelerin borsaya erişimi ile ilgili münhasır bir çözümü yok diye biliyorum. Ancak brokerlara, aracı kurumlara sağladıkları back office sistemleri ile ilgili ticari ürünleri var ama, onlarla ilgili toptan bir pazarlık yapmamız çok zor olurdu. Çünkü almak isteyen olurdu, almak istemeyen de olurdu. Böyle bir şey olması durumunda biz yine aracılık yapmaktan tabiki memnuniyet duyarız" şeklinde konuştu.
Nasdaq'ın Londra'da ve Frankfurt'ta veri merkezleri olduğunu anımsatan Turhan, bunlar sayesinde bir finans 'network'ü olduğunu söyledi.
Anlaşma sırasında talep ettikleri hususlardan birinin de bu olduğunu, Borsa İstanbul ürünlerinin Nasdaq piyalarında pazarlanmasının yapılması ve Nasdaq'ın finans ağına erişiminin sağlanması ile ilgili destekleri olduğunun altını çizen Turhan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Biz borsa yönetimi olarak Türkiye dışında faaliyet gösteren yatırımcıların doğrudan borsaya erişiminin doğru bir yöntem olmadığını düşünüyoruz. Mutlaka Türkiye'deki yerleşik aracı kurumlarımızdan birisi vasıtasıyla, yani yurt dışından gelecek emirlerin bizim aracı kuruluşlarımızın üzerinden yapılmasını önemsiyoruz ve bunun doğru olduğunu düşünüyoruz."
Turhan, Brezilya Borsası Bovespa'nın birleşmeden sonra Chicago Mercantile Exchange (CME) ile benzer bir anlaşma yaptığını belirterek, "O da karşılıklı pay devirlerini içeren, CME'nin Bovespa'ya ortak olmasını içeren bir anlaşma idi" dedi.
Bu anlaşmanın kendilerinin yaptığı anlaşmadan biraz daha dar bir anlaşma olduğunu aktaran Turhan, söz konusu anlaşmada projenin 5 yıl sürdüğünü ve maliyetinin 220 milyon dolar olduğunu söyledi.
"Pay devirleri SPK'nın onayına tabi"
Daha sonra Olağanüstü Genel Kurul'da görüşülen "Şirket Esas Sözleşmesi'nin ekli esas sözleşme tadil metni doğrultusunda değiştirilmesi hususunun müzakeresi ve karara bağlanması" başlıklı gündem maddesi görüşüldü.
Söz konusu madde ile ilgili konuşan Turhan, pay devirlerinin SPK'nın onayına tabi olduğunu belirterek, "Esas sözleşme değişiklikleri de yine SPK'nın onayına tabi. Dolayısıyla burada bir kanuni yetki ve zorunluluk var" dedi.
Çalışmalara başlarken opsiyon sözleşmelerinin ilk başta söz konusu olmadığını aktaran Turhan, opsiyon sözleşmeleri devreye girince bir konuda açıklık getirilmesi ihtiyacının doğduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Bu payların mülkiyeti Borsa İstanbul'a ait, kullanımı da 30 Aralık 2015 tarihi sonuna kadar Borsa İstanbul'a ait ama, o tarihten sonra o payların herhangi bir şekilde Borsa İstanbul'a geri dönmesi veya bu paylar karşılığında iktisab edilen payların elden çıkarılması halinde buradan elde edilecek gelirin, her türlü menfaatin hazineye ait olduğunu biliyoruz ama bunu açıkça da tescil etmiş oluyoruz."
- İstanbul